500+ madde
- edligkelimesf.Müreffeh; varlıklı; servet sahibi; zengin.
- edsizkelimeis.Cisimsizlik; cismanî olmama; maddî olmama.
- edükkelimeis.Ayakkabı; pabuç.
- egiçkelimeünl.Kız çocukları için sevgi ifadesi olarak “zeki kız” anlamında kullanılan söz.
- eginkelimeis.Sırt; omuz; eğin; eyin.
- egirikelimesf.Eğri; çarpık.
- egirmekkelimef.Çevirmek; kuşatmak; sarmak; muhasara etmek.
- egitkelimeis.Hizmetçi kadın.
- egmiçkelimeis.Zevce; eş; karı.
- egrikelimesf.Eğri.
- egsükkelimesf.Eksik.
- egsümekkelimef.Eksilmek; azalmak.
- ekekelimeis.Büyük kız kardeş; abla.
- ekegükelimezf.İki parça.
- ekikelimesf.İki; 2
- ekinkelimesf.İki.
- ekinligkelimesf.Ekinlik; ekilen.
- ekkintikelimesf.İkinci.
- elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
- elçikelimeis.eT.Bir devleti veya devlet başkanını başka bir devlette temsil eden kişi; sefir.
- eldemkelimeis.Erdem.
- eletmekkelimef.İletmek; taşımak; götürmek.
- eletmişkelimesf.Kabileleri örgütlemiş.
- elgkelimeis.Elli; 50.
- elginkelimesf.Evinden, yurdundan uzak düşmüş, gurbette yaşayan.
- eligkelimeis.El. [Yüknekî]
- eligçekelimesf.Elli kadar; elli civarında.
- elikkelimeis.Geyik. [Yüknekî]
- ellemekkelimef.Devlet sahibi, yurt sahibi kılmak.
- elligkelimesf.Devleti olan; devlet sahibi; yurt sahibi. devletli.
- elsiremekkelimef.Devletsiz kalmak; devletsiz olmak; bağımsızlığı yitirmek.
- elsiretmekkelimef.Devletsiz bırakmak.
- elteberkelimeis. sf.Kabileleri düzene sokan; düzenleyen.
- elterişkelimesf.Ülkeyi derleyip toplayan; düzene sokan.
- eltmekkelimef.İletmek; sevk etmek; götürmek; .
- eltmekkelimeyard. f.Tezlik fiili yapan yardımcı fiil.
- emgekkelimeis.Acı; ıstırap; dert; sıkıntı; mihnet; eziyet.
- emgemekkelimef.Eziyet çekmek; acı çekmek.
- emgetmekkelimef.Istırap vermek; acı çektirmek; azap çektirmek; eziyet etmemek.
- emigkelimeis.Meme.
- emigkelimeis.Şifa.
- emsimekkelimef.Zehirlenmek.
- emsimekkelimef.Emmek istemek.
- engkelimeis.Av hayvanı; av.
- engkelimezf.En; pek çok.
- englemekkelimef.Avlamak.
- erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
- erdemkelimeis.Sansk.Ahlak bakımından övülen iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı; fazilet; edep; terbiye; hüner; , (1935…
- erdemligkelimesf.Değerli; terbiyeli; faziletli; kabiliyetli.
- erenkelimeis.Adamlar; erkekler; erkek topluluğu; erkek milleti; erler.