500+ madde
- dınlaşmakkelimef.Birlikte dinlemek; dinlemekte yarışmak; dinleşmek.
- dırılaşmakkelimef.Tartışmak.
- dırılaşmakkelimef.Darılmak.
- dırlaşmakkelimef.Ağız dalaşı etmek; kavga etmek.
- dırmaşmakkelimef.eT.Birlikte tırmanmak.
- didişmekkelimef.eT.(Kuşlar veya kümes hayvanları için) birbirini karşılıklı olarak ditmek.
- dikişmekkelimef.Birlikte dikmek veya birbirine dikmekte yardım etmek.
- diklişmekkelimef.Birlikte dikmek; dikmek eyleminde yardımlaşmak.
- dileşmekkelimef.eT.Birbirinden dilemek.
- dilişmekkelimef.Dilmekte yardım etmek; birlikte dilimlemek.
- dilleşmekkelimef.Karşılıklı güzel güzel sohbet etmek; konuşmak; söyleşmek.
- dinizleşmekkelimef.Çekişmek; kavga etmek.
- dirgeşmekkelimef.Toplanmak; bir araya gelmek.
- dirkeşmekkelimef.Arka arkaya tek sıra olmak.
- dirneşmekkelimef.Toplanmak; bir araya gelmek; dernek oluşturmak.
- dirneşmekkelimef.Karşılıklı ayak diretmek; birbiri ile inatlaşmak.
- ditreşmekkelimef.eT.Titreşmek.
- dizişmekkelimef.Birlikte dizmek işini yapmak; dizmekte birbirine yardım etmek.
- dograşmakkelimef.Birlikte, yardımlaşarak doğramak; doğraşmak.
- dogruşmakkelimef.Birlikte yola gitmeye kalkışmak; yola düzülmek; yola gitmekte yarışmak.
- dokışmakkelimef.bknz. tokışmak
- dokuşmakkelimef.eT.Çarpışmak; müsademe etmek.
- dolgaşmakkelimef.Birlikte dolamak; yardımlaşarak dolamak.
- doluşmakkelimef.Bir yere dolmak; bir araya gelmek.
- dostlaşmakkelimef.Dost edinmek.
- doyuşmakkelimef.Karşılıklı doyum sağlamak; birbirini tatmin etmek.
- dögişmekkelimef.Dövüşmek.
- dögüşmekkelimef.Dövüşmek.
- döğneşmekkelimef.Çekişerek pazarlık etmek.
- döğüşmekkelimef.Dövüşmek.
- dökülüşmekkelimef.Toplu olarak gitmek; üşüşmek.
- döküşmekkelimef.Birlikte dökmek veya birbirine dökmekte yardım etmek.
- döleşmekkelimef.Uyuşmak; anlaşmak.
- dövüşmekkelimef.eT.(İki veya daha çok kişi) birbirine karşılıklı olarak vurmak.
- döyneşmekkelimef.Yığılıp kaynaşmak.
- duralaşmakkelimef.Sataşmak.
- duruşmakkelimef.eT.Çalışmak; uğraşmak; sebat etmek; direnmek.
- duşuşmakkelimef.Karşılaşmak; kavuşmak; rast gelmek.
- dutlaşmakkelimef.Kavga için birbirine saldırmak; kavgaya tutuşmak.
- dutuşmakkelimef.Tutuşmak.
- dügüşmekkelimef.Birlikte düğüm atmak; yardımlaşarak bağlamak veya düğüm atmak.
- düğürleşmekkelimef.(Evlenecek kız ve oğlan tarafları için) birbiri ile tanışmak.
- dünküldeşmekkelimef.Birlikte hızlı hızlı koşuşmak.
- dünküldetmekkelimef.Sert bir nesneye vurarak ses çıkartmak.
- dünürleşmekkelimef.Çocukların evlenmesi dolayısıyla akraba olmak.
- dürtüşmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini dürtmek.
- dürüşmekkelimef.Birlikte dürmek; dürmekte yardım ve yarış etmek.
- düzüşmekkelimef.Bir şeyi düzeltmekte birbirine yardım etmek; birlikte düzeltmek.
- düzüşmekkelimef.Karşılıklı cinsel ilişkide bulunmak; çiftleşmek.
- ebeleşmekkelimef.Eşleşmek; taraflaşmak.