500+ madde
- bügüşmekkelimef.Moğ.Su büğemekte yardım ve yarış etmek.
- büküşmekkelimef.Bükmekte yardım etmek; birlikte bükmek
- bürtüşmekkelimef.Birbirine dokunmak.
- bürüşmekkelimef.Bükme, burma, dolama, kıvırma işlerini birlikte yapmak; bükerken birbirine ardım etmek; büküşmek.
- bütrüşmekkelimef.Muhakeme olmak; tanık getirmek.
- bütüşmekkelimef.Bitişmek; birleşmek.
- caggıldaşmakkelimef.Bir araya gelerek bağrışmak veya ötüşmek.
- cağıldaşmakkelimef.Kavga etmek.
- carlaşmakkelimef.Toplanıp konuşmak; tartışmak; görüşmek.
- cavırdaşmakkelimef.Cıvıldaşmak.
- cebelleşmekkelimef.Ar.Dövüşürcesine boğuşmak.
- cedelleşmekkelimef.Tartışmak, çekişmek, münakaşa etmek; cebelleşmek.
- cemkirişmekkelimef.Birbirine karşı gelmek; karşılıklı sert cevap vermek.
- cevaplaşmakkelimef.Karşılıklı olarak birbirine mektup yazarak haberleşmek.
- cılaşmakkelimef.eT.Ağlaşmak.
- cıngışmakkelimef.Tartışmak.
- cıvıldaşmakkelimef.(Kuş, civciv vb. için) karşılıklı ya da bir arada cıvıl cıvıl ötüşerek sesler çıkarmak.
- cibirdeşmekkelimef.Dertleşmek. [Türkmen DS]
- cilveleşmekkelimef.Karşılıklı cilve yapmak.
- civildeşmekkelimef.Fısıldaşmak.
- coğlaşmakkelimef.Toplanmak; yığılmak.
- coğuldaşmakkelimef.Koro hâlinde şarkı okumak.
- conguldaşmakkelimef.(Birkaç kişi için) bir araya gelerek gülüşüp konuşmak.
- conklaşmakkelimef.Birkaç kişi bir araya gelerek gürültülü biçimde gülüşüp konuşmak.
- coralaşmakkelimef.Bir yiyeceğin başına üşüşmek ve kısa zamanda bitirmek.
- corlaşmakkelimef.Toplanıp konuşmak; tartışmak.
- coruldaşmakkelimef.Toplanıp konuşmak; tartışmak; karar vermek.
- cotuşmakkelimef.Çiftleşmek.
- çağnaşmakkelimef.Konuşmak; görüşmek.
- çağrışmakkelimef.Karşılıklı birbirine seslenerek çağırmak.
- çahışmakkelimef.Söz yarışı yapmak.
- çahışmakkelimef.Dengelemek; denge sağlamak.
- çahmaşmakkelimef.Birbirine girmek; karışmak.
- çakırışmakkelimef.Çağrışmak
- çakışmakkelimef.Ateş yakmak için çakmak çakmakta yardım ve yarış etmek; çakmağı birlikte çakmak.
- çakışmakkelimef.Üst üste getirildiği zaman biçim ve boyut bakımından denk ve eşit olmak; birbirine tam uymak.
- çakışmakkelimef.Birbiri ile çarpışmak; vuruşmak.
- çakışmakkelimef.Birbirini kovlamak.
- çakrışmakkelimef.Birbirini çağırmak; çağrışmak.
- çalışmakkelimef.Güreşmek.
- çalpaşmakkelimef.Mücadele etmek; çarpışmak.
- çandışmakkelimef.Karşısındakini caydırmak için birbirine karşı sertleşmek.
- çangışmakkelimef.Dövüşmek.
- çapuşmakkelimef.Birlikte hücum etmek; koşuşmak.
- çarlaşmakkelimef.Hıçkırarak ağlaşmak; bağrışmak.
- çarpışmakkelimef.Karşılıklı birbirine çarpmak; vuruşmak; tokuşmak.
- çataşmakkelimef.Çatışmak.
- çatışmakkelimef.İki ve daha çok nesnenin bir noktada birbirleri çarpışarak, dayanarak, kavuşarak birleşmeleri.
- çavurdaşmakkelimef.Gürültü yapmak; anlaşılmaz biçimde hep birden konuşmak.
- çegleşmekkelimef.Karşılıklı olarak ad çekmek; kur’a çekişmek.