- aksettirmekkelimeb. f.Ar.Üzerine düşen ses dalgalarını yankılatmak.
- alımamakkelimeb. f.Alamamak; kapamamak.
- asakomakkelimeb. f.Asıp bırakmak.
- biliturmakkelimeb. f.Bilip durmak; bilmekte olmak.
- cızdırıvermekkelimeb. f.Baştan savmak.
- çaldırıvermekkelimeb. f.Süpürüvermek.
- çitivermekkelimeb. f.Karıştırıvermek.
- eydivirmekkelimeb. f.Söyleyivermek; aydıvermek.
- goyurmakkelimeb. f.Salıvermek; bırakmak.
- goyvermekkelimeb. f.Salıvermek; bırakmak.
- görügörmekkelimeb. f.Sürekli ve dikkatli olarak bakmak.
- göyvermekkelimeb. f.Bırakmak; koyuvermek.
- gözleyüdurmakkelimeb. f.Gözden kaçırmamak; sürekli gözlemek.
- haczetmekkelimeb. f.Ar.Bir alacağın tahsili için borçlunun geçim ve mesleği için gerekli olanlar dışındaki mal ve parasına devletçe el konmak.
- idegelmekkelimeb. f.Yapmakta olmak.
- kırınıvermekkelimeb. f.Azarlamak.
- koyvermekkelimeb. f.(Hayvan, insan için) salıvermek; serbest bırakmak.
- önüvermekkelimeb. f.Bekleyivermek.
- pırangadıvermekkelimeb. f.Atıvermek.
- salıvermekkelimeb. f.Bir şeyi bağlı olduğu yerden bırakmak; serbest bırakmak; çözmek; koyuvermek.
- sunduruvermekkelimeb. f.Verivermek.
- tebseylemekkelimeb. f.eT.Yatıştırmak; teskin etmek.
- tettirivermekkelimeb. f.İtmek; yerinden oynatmak.
- üşüvermekkelimeb. f.Bir kimseye topluca saldırmak.
- üzdürüvermekkelimeb. f.Gönlünü yapmak; kandırmak.
- verügelübdurmakkelimeb. f.İleriden beri veregelmek; sürekli olarak veriyor olmak.
- yapıvermekkelimeb. f.Kolayca yapmak.
- yayakomakkelimeb. f.Yayıp bırakmak; sermek.
- yazakomakkelimeb. f.Yayıp bırakmak; sermek.
- yeltevermekkelimeb. f.Teşvik etmek; tahrik etmek; kışkırtmak.
- yincivermekkelimeb. f.Ovarak yıkamak.
- yoladüşmekkelimeb. f.Yolmağa başlamak.
- yoruvermekkelimeb. f.İşi bozmak.
- yumakomakkelimeb. f.Kapatmak.