500+ madde
- araçlamakkelimef.Kavga edenleri ayırmak.
- araklamakkelimef.Çing.Bir şeyi haber vermeden almak; aşırmak; çalmak.
- aralamakkelimef.İki şey arasını biraz açmak, biraz boşluk meydana getirmek; ayırt etmek; arayı açmak; aralık bırakmak.
- aralaştırmakkelimef.İki şeyi birbirinden biraz ayırmak; aralık bırakmak.
- aralatmakkelimef.Bir kimseye iki şeyin arasını biraz açtırmak; seyrekleştirme işini yaptırmak.
- aramakkelimef.eT.Birini veya bir şeyi bulmak için çalışmak.
- Arapçalaştırmakkelimef.Arap dilinin özelliğini kazandırmak.
- Araplaştırmakkelimef.Zor kullanarak veya başka yollarla Arap kültür ve yaşayışını benimsetmek; Araplığı kabul ettirmek.
- araştırmakkelimef.Bir kimseyi veya bir nesneyi bulmak için çevreyi gözden geçirmek, incelemek; taharri etmek.
- aratmakkelimef.Başkasına arama işini yaptırmak.
- arbalamakkelimef.Büyülemek; sihir yapmak.
- arbanmakkelimef.Üzerine çullanmak; abanmak.
- arcalamakkelimef.Temizlemek.
- ardaklamakkelimef.Hayvan terbiye etmek.
- ardamakkelimef.Asmak; arkaya almak; sermek.
- ardatmakkelimef.Mahvetmek; bozmak harap etmek.
- ardılamakkelimef.Korumak; arkalamak.
- ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
- ardırmakkelimef.Yormak.
- ardlamakkelimef.Kovuşturmak; takip etmek.
- ardlamakkelimef.Yükletmek.
- ardmakkelimef.Üstüne atmak; dolamak; asmak; yüklemek.
- argaçlamakkelimef.Dokuma tezgâhlarında enine ip geçirmek; atkı atmak.
- argadamakkelimef.Moğ.Aldatmak.
- argalamakkelimef.Seyrek dokumak; baştan savma dokumak.
- argamakkelimef.Atkı atmak.
- argarmakkelimef.Yormak.
- argulamakkelimef.Arasından geçmek; arasını yarmak; geçmek.
- argurmakkelimef.Yormak.
- argurtmakkelimef.Yordurmak.
- argurtturmakkelimef.Yordurtmak.
- arıdmakkelimef.Temizletmek.
- arıglamakkelimef.İğdiş etmek.
- arıhlatmakkelimef.Zayıflatmak.
- arıklamakkelime(Su için) arık açarak götürmek.
- arıklatmakkelimef.Zayıflatmak; cılız duruma düşürmek.
- arılamakkelimef.Temizlemek, paklamak, arındırmak.
- arılaştırmakkelimef.Katışıksız hâle getirmek, saflaştırmak.
- arındırmakkelimef.Saf, katışıksız hâle gelmesini sağlamak.
- arınıklaştırmakkelimef.Arınık hâle getirmek; mikroptan arındırmak.
- arınlamakkelimef.Karşı gelmek; zıddına gitmek.
- arıtlamakkelimef.Ayıklamak; temizlemek.
- arıtmakkelimef.Çocuğu sünnet etmek.
- arıtmakkelimef.Kirlerinden temizlemek; silmek; kiri yok etmek.
- arıtmakkelimef.Yormak.
- arıtmakkelimef.Yükletmek.
- arıttırmakkelimef.Temizlettirmek.
- arkalamakkelimef.Bir şeyi sırtına almak; yüklenmek.
- arkamakkelimef.Aramak; yoklamak; arayıp taramak. [Yüknekî]
- arkmakkelimef.Yardım etmek.