500+ madde
- andlamakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- andlaşmakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- angamakkelimef.Anlamak; bilmek. [Yüknekî]
- angarmakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- angdımakkelimef.Av için pusuya yatmak; yakalamak için tuzak kurmak; hile yapmak; etrafını sarmak.
- angdırmakkelimef.Hatırlatmak; andırmak.
- angdurmakkelimef.bknz. angdırmak
- angıtmakkelimef.Şaşırtmak.
- anglamahkelimef.Telakki etmek; öyle değerlendirmek.
- anglamakkelimef.Akıl erdirmek; anlamak.
- angmakkelimef.Anlamak.
- anıklamakkelimef.eT.Hazır etmek, hazır duruma getirmek.
- anımsamakkelimef.Geçmişte kalan bir olayı veya unutulduğu zannedilen bir kişiyi zihninde tekrar canlandırmak; hatırlamak.
- anımsatmakkelimef.Hatırlatmak.
- anırtmakkelimef.Eşeğin ses çıkarmasını sağlamak.
- anıştırmakkelimef.Bir şeyi açıkça söylemeyip de üstü kapalı olarak anlatmak; ihsas etmek; ima etmek.
- anıtlamakkelimef.Vuracakmış gibi yaparak korkutmak; sakındırmak.
- anıtlaştırmakkelimef.Anıt niteliği kazandırmak; anıt durumuna getirmek; abideleştirmek.
- anıtmakkelimef.Devam etmek; gitmek.
- ankıtlamakkelimef.Nişan alıp atmak.
- ankıttırmakkelimef.Baş eğdirtmek.
- anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.
- anlamlandırmakkelimef.Zor kavranır bir ifadeyi anlaşılır hâle getirmek, açıklamak, yorumlamak.
- anlamsızlaştırmakkelimef.Anlamsız duruma getirmek.
- anlaştırmakkelimef.Anlaşmalarını sağlamak, aralarını bulmak, uyuşturmak; uzlaştırmak.
- anlatmakkelimef.Bir duyguyu, bir düşünceyi yazı ve sözle başkalarına bildirmek; ifade etmek.
- anmakkelimef.eT.Geçmişte olan bir olayı veya tanıdığı birini aklına getirmek; hatırlamak.
- annaçlamakkelimef.Cevap vermek; karşı gelmek.
- annaklamakkelimef.Dikkatle etrafı araştırmak; gözetlemek.
- ansamakkelimef.Göreceği gelmek; özlemek.
- ansımakkelimef.Hatırlamak; anımsamak.
- ansunlatmakkelimef.Far.Hocaya okutmak; okutup üfürtmek.
- antızlamakkelimef.(Hayvan için) çifte atmak; tekme atmak.
- antinlemekkelimef.Birisini soymak.
- anumakkelimef.Hazırlanmak.
- anutmakkelimef.Hazırlamak.
- aparmakkelimef.Alıp götürmek; götürmek; alıp kaçmak; . «Geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni, / Sinme tilki gölgesinde, ko yesin arslan seni.» Kanunî
- aparmakkelimef.Yıkamak; temizlemek.
- apartmakkelimef.Götürmek.
- apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
- apçalamakkelimef.Düzensiz yürümek.
- apılamakkelimef.Gönlünü hoş etmek; okşamak.
- apıldatmakkelimef.Kandırmak; aldatmak.
- apışlatmakkelimef.Yorgunluktan bacaklarını açtırmak; bacaklarını ayırmak.
- apıştırmakkelimef.Hayvanı çöküp kalacak kadar çok yormak veya çok yüklemek.
- appazlamakkelimef.Erme.Kapmak; ısırmak.
- aprelemekkelimef.Kumaş ve derinin fabrikadan çıkmadan önce kullanılacağı yere uygun hâle gelmesi için temizleme, düzeltme ve parlatma gibi son işlemlerini yapmak;…
- apsonlamakkelimef.Far.Okuyup üflemek; afsunlamak.
- aptallaştırmakkelimef.Bir şeyi anlayamaz, bilemez duruma getirmek; ahmaklaştırmak.
- apulamakkelimef.Gönlünü hoş etmek; okşamak.