500+ madde
- alımamakkelimeb. f.Alamamak; kapamamak.
- alındırmakkelimef.Kızdırmak; üzülmesine sebep olmak; .
- alıntılamakkelimef.Yazı ve konuşmalarına uzman birinin yazı ve sözlerinden veya doğruluğu tartışılmayan belgelerden destekleyici söz ve cümleler almak; alıntı yapmak;…
- alıştırmakkelimef.Birine bir işi veya bir eylemi kolay ve çabuk yapabilme becerisini kazandırmak.
- alıştırmakkelimef.Tutuşturmak; alevlendirmek; yakmak; ateşe vermek.
- alıtmakkelimef.Yakalatmak.
- alızlamakkelimef.Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak.
- alkaçmakkelimef.Kız kaçırmak.
- alkamakkelimef.Dua ve ilahi terennüm etme.
- alkatmakkelimef.Övdürmek; methettirmek.
- alkınturmakkelimef.Kaybettirmek.
- alkışlamakkelimef.Topluluk karşısında bir konuşma yapanı, sanat eseri sunanı veya gösteri yapanı beğendiğini ellerini birbirine çırpmak suretiyle ifade etmek.
- alkmakkelimef.Bozmak; yok etmek; berbat etmek; mahvetmek; batırmak
- alkollemekkelimef.Bir bileşikteki bir bağın alkol etkisi ile kırılmasını sağlamak.
- alkollendirmekkelimef.Alkolleşmeyi sağlamak.
- allamakkelimef.Bir nesneyi kırmızı ile boyamak.
- alleflemekkelimef.Tahılı kalburla temizlemek.
- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- almaştırmakkelimef.Değiştirerek nöbetleşe kullanmak.
- alnaklamakkelimef.Gözetlemek.
- alngadturmakkelimef.Zayıflatmak; arıklatmak; güçten düşürmek.
- alngatmakkelimef.Zayıflamak; arıklamak; hâlsiz olmak.
- alsamakkelimef.Almak istemek.
- altalamakkelimef.Hastalık tekrarlamak; hâlsiz bırakmak; hastalık etkenleri artmak.
- altamakkelimef.Aldatmak; kandırmak.
- altazıtmakkelimef.(Hastalık için) yenilenmek; artmak; hastayı hâlsiz bırakmak.
- altızmakkelimef.Aldırtmak.
- altlamakkelimef.Özel olarak kabul edilen bir şeye genel bir kavram altında yer vermek.
- altunlamakkelimef.Altınla işlemek; yaldızlamak.
- alturmakkelimef.Aldırmak.
- alukdurmakkelimef.Söz vermek.
- aluklamakkelimef.Hayvanın sırtına çul, palan, semer gibi şeyler koymak.
- amaçlamakkelimef.Bir amaca, bir hedefe ulaşmayı arzulamak; istihdaf etmek; kastetmek; gütmek; niyet etmek.
- ambaklamakkelimef.Cevizi yeşil kabuğundan ayıklamak.
- ambalajlamakkelimef.Ambalaj sandığı yapmak; gıda ve diğer malzemeleri koruyucu bir kapla sarmak veya kutulamak; paket etmek; paketlemek.
- ambalajlatmakkelimef.Ambalaj sandığına yerleştirilmesini, gıda ve diğer malzemelerin koruyucu bir kapla sarılmasını veya kutulanmasını sağlamak; paket ettirmek;…
- ambarlamakkelimef.Bir malı ambara koymak; depolamak.
- Amerikanlaştırmakkelimef.Birine veya bir topluma Amerikan kimliği kazandırmaya çalışmak.
- amırmakkelimef.Sevmek.
- amırtgurmakkelimef.Yatıştırmak; teskin etmek; sakinleştirmek.
- amırtmakkelimef.Sakinleştirmek; sakin olmak
- amramakkelimef.Sevmek; âşık olmak.
- amrılturmakkelimef.Yatıştırmak; teskin etmek.
- amurtmakkelimef.Sakinleştirmek; teskin etmek; yatıştırmak; dindirmek.
- anaforlamakkelimef.[-l(ı)-yor] argo. Bedavadan kazanmak; yolsuzlukla elde etmek.
- anaklamakkelimef.Gözetlemek; bakmak.
- ançolamakkelimef.(Bir büyüğe) bir şey sunmak; takdim etmek.
- andallamakkelimef.Dikişi seyrek olarak dikmek; oyulgamak.
- andgarmakkelimef.Yemin ettirmek; ant içirmek.
- andırmakkelimef.Anmasına yol açmak; hatırlatmak; çağrıştırmak.