500+ madde
- abannamakkelimef.Abanlamak.
- abanozkelimeis.Yun.Hindistan’da yetişen sert, siyah ve ağır keresteli bir ağaç (Diospyros ebenum).
- abanozgillerkelimeis.Sıcak ülkelerde yetişen 350 kadar türü bulunan kerestesi sert ve siyah ağaççıklar familyası, (Diospyraceae).
- abanozlaşmakelimeis.Abanozlaşmak işi.
- abanozlaşmakkelimef.(Kereste için) uzun süre suda bırakıldığında sertleşmek ve siyahlaşmak.
- abansızkelimesf.Davranışları kaba, özensiz olan.
- abansızkelimezf.Ansızın; birdenbire; apansız.
- abapuşkelimesf.Ar.Aba giyen; derviş.
- abarkelimeis.Ar.Su kuyuları.
- abarkelimeis.Far.Hesap defteri.
- ābār-gîrkelimeHesap defterini tutan; muhasebeci; sayman.
- abarakelimeis.Ar.Buğday ambarı.
- abarakelimeis.Ar.Su değirmenlerinde, suyun basıncını artırmak amacıyla yapılmış huni şeklindeki büyük ağaç oluk.
- abarıkkelimeis.Telaş ve heyecan bildirir.
- abarmakkelimef.Kabarmak.
- abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
- abartıkelimeis.Bir şeyi olduğundan büyük ve aşırı gösterme.
- abartıcıkelimeis. sf.Olayları abartarak anlatmayı alışkanlık edinmiş kişi; palavracı.
- abartıcılıkkelimeis.Bir şeyi veya olayı olduğundan daha büyük veya aşırı gösterme huyu; mübalağacılık.
- abartılıkelimesf.Büyütmede ölçüsüzce davranılmış; çok aşırı büyütülmüş; mübalağalı.
- abartılmakelimeis.Abartma işine uğrama.
- abartılmakkelimef.Birisi veya bir olay hakkında abartmada bulunulmak; abartmak işi yapılmak; mübalağa edilmek. «Konu medyada abartıldı.»
- abartmakelimeis.Aşırı önem vermeden dolayı olduğundan büyük veya üstün gösterme; mübalağa.
- abartmacıkelimeis.Bir olayı olduğundan daha büyük ve aşırı göstermeyi huy edinmiş kişi; abartıcı; mübalağacı.
- abartmacılıkkelimeis.Bir olayı olduğundan daha büyük ve aşırı gösterme tutumu; abartıcılık; mübalağacılık.
- abartmakkelimef.Bir şeye olduğundan çok önem vermek; aşırı büyütmek; büyüksemek; büyütmek; dallandırmak; izam etmek; mübalağa etmek; şişirmek.
- abartmakkelimef.Aşırmak; çalmak.
- abartmalıkelimesf. zf.Abartılmış olarak; abartılı; ilaveli; mübalağalı.
- abartmasızkelimesf. zf.Aşırı ve ölçüsüz bir durumu bulunmayan; gerçekte olduğu gibi. «Makalelerde, ileri sürülen görüşler abartmasız ele alınmalıdır.»
- abasıkelimeis.Eski Türk inancında kötü ruhlara verilen ad.
- abaşkelimeünl.Sevgi ifadesi ile söylenen kız kardeş sözü.
- abaşokelimesf.İt.Gemi yelkenleri için “Aşağı indir!” komutu.
- abatkelimeis.Far.Koltuk altları.
- abayîkelimeis.Ar.Keçi kılından yapılan bir dokuma ve giyecek.
- abaytarankelimeis.Ar.Kekik gibi güzel kokulu bir ot; biberiye; mercanköşk.
- abaytıkelimesf.Çirkin.
- abazkelimesf.Fesatçı.
- Abazakelimeis.Bir Kafkas kavmi.
- Abazacakelimeis.Abazaların konuştuğu dil. 56 çeşit sesleri vardır. Tamlama ve cümle yapısı bakımından Türkçe’ye benzer.
- abazankelimeis.Çing.Uzun süre cinsel ilişkide bulunmadığı için şiddetli bir arzu içinde bulunan erkek.
- abazanlıkkelimeis.Uzun süre cinsel ilişkide bulunamama hâli.
- abazımakkelimef.(Ağaç için) kabarmak; şişmek.
- abazırmakkelimef.Uzun süre yorucu işlerde çalışmaktan dolayı yorgun, hâlsiz düşmek.
- abbakelimeis.Aramca.Doğu kilisesinde piskoposlara verilen ad.
- abbakelimeis.eT.Dede; büyük baba.
- abbakkelimesf.Bembeyaz.
- abbaskelimeis.Ar.Aslan.
- Abbasikelimesf.Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın soyundan gelen halife ailesi ile ilgili.
- abbazkelimeis.Far.Su cambazı.
- abbikelimeis.Ar.Darı.