- (birine, bir şeye) tav olmakdeyimAldanmak; kanmak
- asıntı olmakdeyimTebelleş olmak; yapışkanlık etmek; gelip sırnaşmak.
- aşna fişnedeyimGizli dost; oynaş.
- ayranı kabarmakdeyimAşırı ölçüde öfkelenmek; köpürmek.
- boklu şehitdeyimDikkatsizliği yüzünden bir kazaya uğrayıp ölen.
- deliğe tıkmakdeyimHapsetmek; tutuklamak.
- dümeni eğrideyimYan yan giden.
- eksik etekdeyimBedensel veya zihinsel yetersizlik hükmedilerek kadınlar için söylenen aşağılayıcı bir söz; kadın.
- fık fıkdeyim(Gülmek için) kısık kısık.
- gıcık çıkarmakdeyimMesele çıkarmak.
- gıcık olmakdeyimBir davranışa veya kimseye sürekli sinirlenmek.
- gıcık vermekdeyimÖksürtecek biçimde boğazı yakmak, kaşındırmak.
- gıcırı bükmedeyimHemen başkasına ulaştırılan (söz).
- göt atmakdeyimKandırmak; kıç atmak.
- güme gitmekdeyimBoşa gitmek; yok olmak.
- iç etmekdeyimFındık, ceviz ve badem gibi yemişlerin kabuklarını soyup içini çıkarmak.
- kantin atmakdeyimYalan söylemek; yalan uydurmak.
- madik atmak (etmek / oynamak)deyimKazık atmak; hile yapmak; dalavere çevirmek; .
- mort olmakdeyimÖlmek; mortlamak.
- pata çakmakdeyimAsker gibi selam vermek.
- sayılı fırtınadeyimİsim yapmış yaygaracı; kavgacı.
- yaf yaf etmekdeyimBir şeyi çok istediğini açıkça belli etmek; arar olmak.
- yağ tulumudeyimÇok semiz; yağlı; şişman.
- yan çizmekdeyimBir işten kaçmak; yapmaya yanaşmamak.
- zil gibideyimAşırı ölçüde sarhoş.