1. (birini) yere vurmakdeyimKötü bir duruma sokmak.
  2. (birini) yol etmekdeyimYolcu etmek; uğurlamak.
  3. (birini) yüze durdurmakdeyimO kişinin karşılık vermesine veya saygısızlık yapmasına yol açmak.
  4. (birini) yüze getirmekdeyimOna karşı kötü davranarak baş kaldırmasına sebep olmak.
  5. (birini) yüze peçe yapmakdeyimYapılacak görüşmeden, olumlu bir sonuç almak amacıyla görüşme yapılacak kişinin sevdiği birini yanında götürmek.
  6. (birini) zahmete sokmakdeyimO kimsenin sıkıntı çekmesine, güç durumda kalmasına neden olmak.
  7. (birini) zarara sokmakdeyimKötülük etmek; zarar vermek.
  8. (birini) zıvanadan çıkarmakdeyimTaşkınca davranışlarda bulunacak şekilde sinirlendirmek; çok öfkelendirmek.
  9. (birini) zincire vurmakdeyimBir kimseyi prangaya vurmak.
  10. (birini) ziyan etmekdeyimVermiş olduğu bir kararla onun başarısızlığına, mutsuzluğuna, hastalığına vb. neden olmak; zarar vermek.
  11. (birini, bir eseri) aday göstermekdeyimAdaylığı uygun görerek önermek.
  12. (birini, bir şeye) mecbur etmekdeyimO kimseyi, o şeyi yapmak zorunda bırakmak; yapması için sıkıştırmak; zorlamak; yükümlü tutmak.
  13. (birini, bir şeyi) kontrol etmekdeyimDenetlemek.
  14. (birini, bir şeyi) sotada bırakmakdeyimEn uygun biçimde bırakmak.
  15. (birini, bir şeyi) tercih etmekdeyim(Onu) diğerlerine göre daha üstün, daha iye ve daha önemli saymak; yeğlemek; yeğ tutmak.
  16. (birini, işi) zora koşmakdeyimGüçlük çıkarmak.
  17. (birinin / bir şeyin) ruhuna işlemekdeyimBenliğinin bir parçası haline gelmek; benliğinde yer etmek; benliğine yer etmek, kökleşmek.
  18. (birinin adını) ağzına abdestle almakdeyimBirinden saygı ile bahsetmek.
  19. (birinin başına) Nuh tufanı yağdırmakdeyimHer türlü kötülüğü yapmak.
  20. (birinin başında) kışlamakdeyimİstenmediği yerde, bir kimsenin başında uzun süre kalmak.
  21. (birinin bıraktığı yerde) otlamakdeyimHiçbir ilerleme ve gelişme kaydetmemek.
  22. (birinin gözüne) mil çekmekdeyimMil çekme cezasını uygulamak.
  23. (birinin içine) felfelek sokmakdeyimKuşkuya düşürmek; şüphelendirmek; işkillendirmek.
  24. (birinin önünde) şapkasını çıkarmakdeyimOnun üstünlüğünü kabul etmek.
  25. (birinin veya bir şeyin) muzipliğine uğramakdeyimŞakaya hedef olmak; kendisine şaka yapılmak.
  26. (birinin veya bir şeyin) şanından olmakdeyimOna yakışan ve onun için gerekli olan şeylerden olmak; kendisinden beklenen davranışlardan olmak.
  27. (birinin veya bir şeyin) yüzü suyu hürmetinedeyimBirinin veya bir şeyin hatırına veya varlığına değer verildiği için.
  28. (birinin veya bir şeyin) yüzü suyunadeyimBirinin veya bir şeyin hatırına veya varlığına değer verildiği için.
  29. (birinin veya birilerinin) maskarası olmakdeyimO kişinin veya kişilerin eğlencesi olmak; kendisi ile alay edilmek.
  30. (birinin yanında) perende atamamakdeyimO kimse ile bir konuda yarışamamak.
  31. (birinin yaşadığı durum, birinin başına gelen) pişmiş tavuğun başına gelmemekdeyimÇok ağır sıkıntılara düşmek; belalara uğramak; büyük zarara uğramak; kötülük görmek.
  32. (birinin) afyonunu patlatmakdeyimKendi hâlinde sakin birini rahatsız edip öfkelendirmek.
  33. (birinin) ağzına bakmakdeyimKarşısındakinin söyleyeceği sözü merakla beklemek.
  34. (birinin) ağzındandeyimDuyduğu kimsenin ifadesine göre konuşmak.
  35. (birinin) ağzını bağlatmakdeyimBüyületmek.
  36. (birinin) ağzını kullanmakdeyimBaşkasına ait fikirleri kendisininmiş gibi söylemek.
  37. (birinin) ağzıyla konuşmakdeyimBaşkasının söylediği sözleri tekrarlamak veya onun fikrini kendi fikriymiş gibi konuşmak.
  38. (birinin) avukatlığını yapmakdeyimBir davada birinin savunmasını üstlenmek; müdafaa etmek.
  39. (birinin) ayağını kesmekdeyimO kişiyi, bir yere uğramaz hâle getirmek; gelmesine engel olmak.
  40. (birinin) başına bela olmakdeyimBirine sıkıntı verecek şekilde davranmak.
  41. (birinin) başına bela sarmakdeyimBirine sıkıntı verecek bir durum sergilemek.
  42. (birinin) başını örtmekdeyim(Bir kadını) kendisine eş olarak kabul etmek.
  43. (birinin) belinden gelmekdeyimO kişinin sulbünden gelmek, evladı olmak, dölü olmak, çocuğu olma.
  44. (birinin) belinden inmekdeyimO erkeğin dölü olmak.
  45. (birinin) biletini kesmekdeyim(Birisini) öldürmek.
  46. (birinin) bokunu yemekdeyimAşırı derecede o kişinin tarafını tutmak.
  47. (birinin) borusunu çalmakdeyimÇıkar sebebiyle bir kimsenin şahsını, fikirlerini övmek; söylediklerini aktarmak.
  48. (birinin) canına kastetmekdeyimBirini öldürmeye niyetlenmek veya kalkışmak.
  49. (birinin) canına kıymakdeyimO kişiyi öldürmek.
  50. (birinin) dalına basmakdeyimBir kimseyi kızdırmak amacıyla hoşlanmadığı şeyleri yapmak.