1. (bir yeri) mesken tutmakdeyimOraya yerleşmek; yerleşip kalmak; oturmak.
  2. (bir yeri) örümcek sarmakdeyimBakımsızlıktan örümcek ağları ile dolmak.
  3. (bir yeri) viraneye çevirmekdeyimYıkık dökük duruma getirmek; harap etmek.
  4. (bir yeri) yol etmekdeyimBir işin sonucunu alabilmek için oraya sık sık ve sürekli olarak gitmek.
  5. (bir yeri) yurt dutmak (tutmak)deyimOraya yerleşip kalmak.
  6. (bir yerin ya da şeyin) yolunu tutmakdeyimBulunduğu yerden ayrılarak oraya doğru gitmeye başlamak.
  7. (bir yerin) suyu mu çıktı?deyim“Kalmamaya sebep olan beğenilmeyecek neyi var? Ne kusuru var?” anlamında kullanılır.
  8. (bir yerin) yabancısı olmakdeyimOrayı tanımamak; bilmemek; daha önce hiç görmemiş olmak.
  9. (bir yerinden) şikâyeti olmakdeyimBir organı ile ilgili olarak kendisine ağrı ve sızı veren rahatsızlığı bulunmak.
  10. (bir yerinden) zoru olmakdeyimKendisini zorlayan bir durumu, bir sıkıntısı olmak; bir sorunu bulunmak.
  11. (bir) avuçdeyimÇok az miktarda. Bir avuç kahraman, koskoca düşman ordusunu perişan etti.
  12. (bir) ayak evveldeyimBir an önce; ilk sırada; ilk önce; tezden.
  13. (bir) baltaya sap olmakdeyimBir iş ve meslek sahibi olmak, çalışmak.
  14. (bir) çart algudeyimBir parça alacak.
  15. (bir) dalda durmamakdeyimÇok hareketli ve uçarı olmak.
  16. (bir) dalga dönmekdeyimNiteliği bilinmeyen, karanlık bir ilişki sürüyor olmak.
  17. (bir) düşüncedir almakdeyimKaygı duyulan bir konuda çözüm yolu bulmaya çalışmak.
  18. (bir) formül bulmakdeyimÇözümleyecek çıkar yol bulmak.
  19. (bir) garip olmakdeyimKendini alışkın olmadığı bir durum ve ortamda hissetmek; kendini yalnız ve güçsüz hissetmek.
  20. (bir) iğne (bir) iplik kalmakdeyimÇok zayıflamak.
  21. (bir) iz üstünde olmakdeyimBirtakım ipuçlarını değerlendirerek sonuca yaklaşmış olmak.
  22. (bir) kenara koymakdeyimDaha sonra gerekli olacağı düşüncesiyle saklamak.
  23. (bir) kenara para koymakdeyimİleride daha çok ihtiyaç duyulur düşüncesiyle para biriktirmek; tasarruf etmek.
  24. (bir) kerecikdeyimYalnız (bir) defa.
  25. (bir) kıyıdadeyimDikkati çekmeyecek, göze çarpmayacak bir yerde; gözden uzak bir yerde.
  26. (bir) kıyıya atılmakdeyimÖnemini ve değerini kaybederek unutulmak.
  27. (bir) nebzedeyimBir parça; biraz; birazcık.
  28. (bir) oturuştadeyimBir şeyin bir defada çok fazla yapıldığını belirtir.
  29. (bir) papel etmemekdeyimİşe yaramamak.
  30. (bir) rastlantı eseri olarakdeyimTamamen istek ve irade dışında olarak; olağanüstü durumların bir araya gelmesiyle.
  31. (bir) şans daha tanımakdeyimBir kimsenin bir işi yapması, başarması için bir kez daha aynı uygulamaya izin vermek; bir fırsat daha vermek.
  32. (bir) şekle girmekdeyimBelirtilen biçimi almak
  33. (bir) şeydeyimHerhangi bir eşya, madde, olay, durum, iş, söz vb.
  34. (bir) şey değil!deyim“Teşekkür ederim!”e karşılık olarak söylenen nezaket sözü; değmez.
  35. (bir) şeye yaramamakdeyimYararsız olmak; bir işe yaramamak.
  36. (bir) şeylerdeyimTuhaf; anlaşılmaz.
  37. (bir) sıkımlık canı olmakdeyimZayıf ve çelimsiz olmak.
  38. (bir) soluktadeyimÇok çabuk olarak; dinlenmeye hiç zaman ayırmadan.
  39. (bir) taraftan... (diğer) taraftan...deyimBirbirine denk iki görüş, paralellik ya da iki ayrı yön belirtir; .. bir yandan... diğer yandan...
  40. (bir) tuhaflığı olmakdeyimKendini iyi hissetmemek.
  41. (bir) yaraya merhem olmakdeyimBir ihtiyacı karşılamak; işe yaramak; bir sıkıntıyı gidermek.
  42. (bir) yığındeyimBirçok.
  43. (bir) yıllık bitkideyimTohumdan filizlendiği yıl içinde çiçek açıp tohum veren bitki.
  44. (bir) yol dutturmak (tutturmak)deyimKendince bir yöntem uygulamak.
  45. (birbirine) girişmekdeyimBirbiri içine girip karışmak.
  46. (biri ile) geçmişi olmakdeyimAralarında geçmiş yıllarda arkadaşlık, dostluk bulunmak.
  47. (biri ile) hesabı kesmekdeyimO kişi ile alış veriş etmemek.
  48. (biri ile) ipi koparmakdeyimİlişkiyi kesmek; ayrılmak.
  49. (biri veya bir şey) rolüne çıkmakdeyimOyun gereği sahnede belli bir kişiliği canlandırmak.
  50. (birilerine) varıncaya kadardeyimHiç olmaması gereken kişiler de içinde olarak.