500+ madde
- dört tekerdeyimOtomobil.
- dubaraya düşmekdeyimKandırılmak.
- duman attırmakdeyimGöz açtırmamak.
- duman etmekdeyimDağıtmak; perişan etmek.
- dut yemiş Bulgar götüne dönmekdeyim(Konuşma için) dır dır konuşup durmak.
- düdük makarnasıdeyimAptal, akılsız, anlayışsız; sersem.
- dümdüz gitmekdeyimÇok ağır biçimde çok fazla küfür etmek.
- dümen kullanmakdeyimBir işi kurnazlıkla halletmek.
- dümen yapmakdeyimHile yaparak birini kandırmak; aldatmaya kalkışmak.
- dümene geçmekdeyim(Cinsel sapık için) kalabalık taşıtlarda birisinin arkasına geçerek sürtünmek.
- dümeni eğrideyimYan yan giden.
- dümeni kırmakdeyimKaçmak; çekip gitmek.
- düz nefes almakdeyimBecermek; üstesinden gelmek.
- eksik etekdeyimBedensel veya zihinsel yetersizlik hükmedilerek kadınlar için söylenen aşağılayıcı bir söz; kadın.
- el arabasına binmekdeyimElle cinsel doyuma ulaşmak; mastürbasyon yapmak.
- el ense çekmekdeyimGüreşte rakibin bir elle ensesini, öbür elle de kolundan yakalayıp çekerek düşürmek.
- el peşrevideyimElle yapılan sarkıntılık.
- Elden gel!deyim“Parayı hemen ver.”
- elli altıdeyimYemiş iskelesinde belediye hizmetlerini gören yeniçeriler.
- elli sekizdeyimHomoseksüel erkek; ibne. (Arap harfleri ile yazılarak üzerine düz bir çizgi çekilen 58 rakamı cinsel ilişki pozisyonu almış edilgin eşcinsel erkeğe…
- enayi boğmakdeyimBirinin parasını aldatarak almak.
- ense yapmakdeyimHiçbir iş yapmadan yiyip içip şişmanlamak.
- es geçmekdeyimÖnem vermemek; üzerinde durmamak; boş vermek.
- eski memurdeyimYıllanmış, sınıfını tekrar ede ede yıllarca aynı okula devam eden öğrenci.
- Eşek büyüdü, semer küçüldüdeyimBüyüme çağındaki çocukların elbiseleri dar gelmeye başladığı zaman söylenen şaka sözü.
- eşek cennetideyimÖbür dünya.
- eşek cennetine göndermekdeyimÖldürmek.
- eşek cennetini boylamakdeyimÖlmek.
- eşek kadar olmakdeyimHer şeyi anlayacak yaşa gelmiş olmak.
- eşek şansıdeyimzavallı birinin başkalarını kıskandıran başarısı ya da şansı.
- eşekten düşmüşe (karpuza) dönmekdeyimŞaşkınlıktan dolayı donup kalmak; çok şaşırmak.
- faça atmakdeyimBir kimseyi kesici bir araçla yüzünden yaralamak.
- faça façayadeyimYüz yüze; karşı karşıya.
- faça vermekdeyimKimliği belli olmak; çevreden tanınmak.
- façasını almakdeyimBirini mahcup etmek; bozmak.
- façasını bozmakdeyimBir kimseyi yüzünden yaralamak; yüzünde kalıcı bir yara izi bırakmak.
- falına bakmakdeyim(Kadın veya kızın) ırzına geçmek; iğfal etmek.
- falya vermekdeyimKendisini zor duruma sokabilecek bir durum yaratmak; bilgisizliğini sergileyecek söz söylemek; açık vermek.
- fasa fisodeyimsf.Ar.Değeri olmayan; önemsiz; boş; fasarya.
- Fasulye mi dedin?deyimBoş, anlamsız şeyler söyleyen kişiye karşı söylenen söz.
- faul vermekdeyim(Bayanlar için) göğüs veya bacak gibi örtülü olması gereken yerleri bilerek veya bilmeden gereğinden çok açmak.
- fayrap etmekdeyimGeminin hızını artırmak için ocağı harlandırmak.
- feleği şaşmakdeyimBir olay veya ağır darbenin etkisi ile neye uğradığını bilememek.
- feriştahını şaşırmakdeyimDengesizlikten ne yapacağını bilememek; afallamak.
- fertiği kırmakdeyimkaçmak; sıvışmak.
- fık fıkdeyim(Gülmek için) kısık kısık.
- fırça çekmekdeyimHer şeyi silip yeniden başlamak.
- fırıldak çevirmekdeyimAmacına varmak için hileli yollara başvurmak.
- fırın kapağıdeyimKumarda bütün parasını kaybetmesine rağmen hiç oralı olmayan kişi.
- fırt çekmekdeyimBir yudum içmek.