1. dört tekerdeyimOtomobil.
  2. dubaraya düşmekdeyimKandırılmak.
  3. duman attırmakdeyimGöz açtırmamak.
  4. duman etmekdeyimDağıtmak; perişan etmek.
  5. dut yemiş Bulgar götüne dönmekdeyim(Konuşma için) dır dır konuşup durmak.
  6. düdük makarnasıdeyimAptal, akılsız, anlayışsız; sersem.
  7. dümdüz gitmekdeyimÇok ağır biçimde çok fazla küfür etmek.
  8. dümen kullanmakdeyimBir işi kurnazlıkla halletmek.
  9. dümen yapmakdeyimHile yaparak birini kandırmak; aldatmaya kalkışmak.
  10. dümene geçmekdeyim(Cinsel sapık için) kalabalık taşıtlarda birisinin arkasına geçerek sürtünmek.
  11. dümeni eğrideyimYan yan giden.
  12. dümeni kırmakdeyimKaçmak; çekip gitmek.
  13. düz nefes almakdeyimBecermek; üstesinden gelmek.
  14. eksik etekdeyimBedensel veya zihinsel yetersizlik hükmedilerek kadınlar için söylenen aşağılayıcı bir söz; kadın.
  15. el arabasına binmekdeyimElle cinsel doyuma ulaşmak; mastürbasyon yapmak.
  16. el ense çekmekdeyimGüreşte rakibin bir elle ensesini, öbür elle de kolundan yakalayıp çekerek düşürmek.
  17. el peşrevideyimElle yapılan sarkıntılık.
  18. Elden gel!deyim“Parayı hemen ver.”
  19. elli altıdeyimYemiş iskelesinde belediye hizmetlerini gören yeniçeriler.
  20. elli sekizdeyimHomoseksüel erkek; ibne. (Arap harfleri ile yazılarak üzerine düz bir çizgi çekilen 58 rakamı cinsel ilişki pozisyonu almış edilgin eşcinsel erkeğe…
  21. enayi boğmakdeyimBirinin parasını aldatarak almak.
  22. ense yapmakdeyimHiçbir iş yapmadan yiyip içip şişmanlamak.
  23. es geçmekdeyimÖnem vermemek; üzerinde durmamak; boş vermek.
  24. eski memurdeyimYıllanmış, sınıfını tekrar ede ede yıllarca aynı okula devam eden öğrenci.
  25. Eşek büyüdü, semer küçüldüdeyimBüyüme çağındaki çocukların elbiseleri dar gelmeye başladığı zaman söylenen şaka sözü.
  26. eşek cennetideyimÖbür dünya.
  27. eşek cennetine göndermekdeyimÖldürmek.
  28. eşek cennetini boylamakdeyimÖlmek.
  29. eşek kadar olmakdeyimHer şeyi anlayacak yaşa gelmiş olmak.
  30. eşek şansıdeyimzavallı birinin başkalarını kıskandıran başarısı ya da şansı.
  31. eşekten düşmüşe (karpuza) dönmekdeyimŞaşkınlıktan dolayı donup kalmak; çok şaşırmak.
  32. faça atmakdeyimBir kimseyi kesici bir araçla yüzünden yaralamak.
  33. faça façayadeyimYüz yüze; karşı karşıya.
  34. faça vermekdeyimKimliği belli olmak; çevreden tanınmak.
  35. façasını almakdeyimBirini mahcup etmek; bozmak.
  36. façasını bozmakdeyimBir kimseyi yüzünden yaralamak; yüzünde kalıcı bir yara izi bırakmak.
  37. falına bakmakdeyim(Kadın veya kızın) ırzına geçmek; iğfal etmek.
  38. falya vermekdeyimKendisini zor duruma sokabilecek bir durum yaratmak; bilgisizliğini sergileyecek söz söylemek; açık vermek.
  39. fasa fisodeyimsf.Ar.Değeri olmayan; önemsiz; boş; fasarya.
  40. Fasulye mi dedin?deyimBoş, anlamsız şeyler söyleyen kişiye karşı söylenen söz.
  41. faul vermekdeyim(Bayanlar için) göğüs veya bacak gibi örtülü olması gereken yerleri bilerek veya bilmeden gereğinden çok açmak.
  42. fayrap etmekdeyimGeminin hızını artırmak için ocağı harlandırmak.
  43. feleği şaşmakdeyimBir olay veya ağır darbenin etkisi ile neye uğradığını bilememek.
  44. feriştahını şaşırmakdeyimDengesizlikten ne yapacağını bilememek; afallamak.
  45. fertiği kırmakdeyimkaçmak; sıvışmak.
  46. fık fıkdeyim(Gülmek için) kısık kısık.
  47. fırça çekmekdeyimHer şeyi silip yeniden başlamak.
  48. fırıldak çevirmekdeyimAmacına varmak için hileli yollara başvurmak.
  49. fırın kapağıdeyimKumarda bütün parasını kaybetmesine rağmen hiç oralı olmayan kişi.
  50. fırt çekmekdeyimBir yudum içmek.