- dangil dingildeyimis.Ufak ve seyrek üzüm salkımı; çıngıl.
- dazıra dazırdeyimzf.Ar.Kendi kafasıyla; kimseye danışmadan; kendi kendine.
- ebicingil ocağıdeyimsf.(Yer için) altı üstüne gelmiş; karmakarışık.
- ebil gubul etmekdeyimdey.Bozmak.
- ebil kubul olmakdeyimdey.Çok samimi olmak; içtiği su ayrı gitmemek.
- ebük gübükdeyimaslı astarı olmayan.
- ebür cübürdeyimYararsız; değersiz; saçma sapan.
- efiş nefişdeyimis.Kuru veya taze olarak çeşitli yemiş.
- eğbez eğbezdeyimBölük bölük; kafile kafile; küme küme.
- elen telendeyimDarmadağınık; yıkkın.
- enim ecimdeyimzf.Etraflıca; iyiden iyiye.
- eren perendeyimzf.Darmadağınık; karmakarışık.
- eren terendeyimzf.bknz. eren peren
- erkül kalmakdeyimf.Herhangi bir işten geri kalmak.
- eşkem köşkemdeyimKayıtsız; gamsız.
- evlüm çerlümdeyimis.Görgü.
- fandak fasdakdeyimzf.(Yapılan iş için) yarım yamalak.
- hallo cellodeyimis.Ar.Ayak takımı; söz anlamaz kişiler.
- ıfıt cıfıtdeyimsf.(Kişi için) kötü.
- ıkra boncuğudeyimis.t. Nazar boncuğu.
- kağam kağşakdeyimzf.(Yürüyüş için) yavaş yavaş; sendeleye sendeleye.
- kırbız eşeğideyimis.İri, damızlık eşek.
- küres coldeyimis.Ormanda kesilen ağaçların sürüklenirken açtıkları iz ve yol.
- küzüm etideyimis.t. Kışın yemek için tuzlanarak kurutulmuş et.
- momurgan böceğideyimis.Tespih böceği.