1. "çarşambadır çarşamba" demekdeyimDüşüncesinden ve inadından vazgeçmemek.
  2. (---ın) başı altındandeyimYüzünden; teşviki ile.
  3. (.. e) izin vermekdeyimO iş veya davranışın yapılmasına, olmasına engel olmamak; olanak tanımak; sağlamak.
  4. (... in) âlemi var mı?deyimUygun düşmüyor; yakışık almıyor.
  5. (... mış, ...-r gibi) olmakdeyimBir şeyi yapacakmış gibi davranmak.
  6. (...) hâlindedeyim... görünümünde olarak.
  7. (...) mevkiinde olmakdeyim(Belirtilen) durumda bulunmak; konumu o şekilde olmak.
  8. (...) sırasındadeyim(...) olduğu zaman.
  9. (...) yaşını bitirmekdeyimTam belirtilen yıl kadar yaşamış olmak; bir üst yaşa geçecek durumda bulunmak.
  10. (...-e) gark olmakdeyimO nesneye bol miktarda sahip olmak.
  11. (.... nı) umarım!deyimÖyle olmasını isterim; onu beklerim.
  12. (....) yaşını doldurmakdeyimBelirtilen sayıdaki yıl kadar yaşamış ve bir üst yaşa geçmek üzere olmak.
  13. (..... nun) sayesindedeyim... yardımıyla; ...sebebiyle; ...den dolayı.
  14. (....nun) sayesinde sayeban olmakdeyimHak edilmiş bir kazancı birisinin yardım ve desteği ile elde edebilmek.
  15. (...den yana) olmakdeyimBelirtilen kimsenin tarafını tutmak; onu savunmak.
  16. (...den) kalır yeri olmamakdeyimFarksız olmak; onun gibi olmak.
  17. (...den) tezi yokdeyimEn kısa zamanda; hemen; derhal; en önce.
  18. (...den) yakınlık görmekdeyimSevgi ve ilgiyle karşılanmak; itibar edilmek.
  19. (...den) yoksun bırakmakdeyimYoksun duruma getirmek; o şeyin yokluğunu çektirmek.
  20. (...den) yoksun etmekdeyimYoksun duruma getirmek; o şeyin yokluğunu çektirmek.
  21. (...den) yoksun kalmakdeyimO şeyin yokluğunu çekmek.
  22. (...den) yoksun kılmakdeyimYoksun duruma getirmek; o şeyin yokluğunu çektirmek.
  23. (...den) yoksun olmakdeyimO şeyin yokluğunu çekmek.
  24. (...in burada) işi ne?deyim“Ne işi var?” anlamında bulunmaması gerekli bir durumda söylenir.
  25. (...in) dibini bulmakdeyimİçindekini bitirmek; tüketmek.
  26. (...in) dışındadeyim... dan başka, ... ayrı tutulduğunda.
  27. (...in) dışında kalmakdeyim(Bir olayın) içinde yer almamak; karışmamak.
  28. (...in) işine bak!deyimNe şaşılacak durumu var” anlamında söylenir; yaptığına akıl sır ermez.
  29. (...in) yanındadeyimBir şey ya da kimseye göre; oranla.
  30. (..den) bu yanadeyim(..den) beri
  31. (..le) arası olmamakdeyimGeçimsizlik içinde olmak.
  32. (..le) arasında dağlar kadar fark olmakdeyimÇok büyük ve önemli farklar bulunmak.
  33. (..ne) bok yemek düşmekdeyimTaraflardan birini savunur biçimde söz söylemeye hakkı ve yetkisi olmamak.
  34. (adam, insan) sırasına geçmekdeyimİnsan veya adam denecek durumda değilken öyle değerlendirilmek.
  35. (ağzından) inciler (inci) saçmakdeyimBirbirinden güzel sözler söylemek.
  36. (âlem, cihan, dünya) başa dar olmakdeyimÇok fazla sıkıntıya uğramak.
  37. (Allah'a) şirk koşmakdeyimAllah'ın birden çok olduğunu kabul etmek veya bu anlama gelen söz ve davranışlarda bulunmak.
  38. (Allah) bereket versindeyimYemek sonu Allah'ın nimetlerini artırması için edilen dua sözü.
  39. (Allah) beterinden saklasındeyimAllah daha kötü duruma düşürmesin.
  40. (Allah) rahmet eylesindeyimÖlen bir kimse için “Allah merhamet etsin” anlamında dua sözü.
  41. (Allah) sahibine bağışlasındeyim(Genellikle genç kızlar için) taşıdığı güzellik kendine veya onunla evlenene yarasın.
  42. (Allah) selamet versindeyim“Allah, sonunu hayırlı etsin.” anlamında kullanılan iyi dilek sözü.
  43. (Allah) yürü ya kulum demişdeyim(Herhangi bir alanda çok çabuk ilerleyenler, başarı kazananlar için) şanslı oldukları, işlerinin yolunda gittiğini anlatmak için söylenir.
  44. (ardından) teneke çalmakdeyimAyrıldığı için sevinmek; bu sevincini davranışları ile açığa vurmak
  45. (arkasında / sırtında) yumurta küfesi yok ya!deyimVerdiği sözden kendisi zarar görmeyeceği için çabuk cayanları nitelemek için kullanılır.
  46. (ayağını) çeke dutmakdeyimBirisine sık gidip gelmemek; sık görüşmemek.
  47. (aynı, bir) yola çıkmakdeyimAynı sonuca varılır olmak; aynı kapıya çıkmak.
  48. (Bağdat’ı) tamir etmekdeyimşaka. Karnını doyurmak.
  49. (başından) işler geçmekdeyimKötü olaylar yaşamış olmak.
  50. (bir duruma) meydan açmakdeyimSebep olmak.