491 madde
- (...-e) gark olmakdeyimO nesneye bol miktarda sahip olmak.
- (bir kimsenin veya bir şeyin) yüzünü unutmakdeyimUzun süre görmemek; varlığına hasret kalmak.
- (bir kimsenin) peşinden yürümekdeyimBir kimsenin arkasından yürümek, gitmek; onu izlemek.
- (bir şeye) gölge düşürmekdeyimDeğerini azaltacak, lekeleyecek; ününü etkileyecek davranışlarda bulunmak.
- (bir şeye) yol açmakdeyimİstenmeyen bir olayın sebebi olmak.
- (birbirine) girişmekdeyimBirbiri içine girip karışmak.
- (birine) meyil bağlamakdeyimSevmek; gönül bağlamak; tutulmak.
- (birine) meyil vermekdeyimSevmek; gönül bağlamak; tutulmak.
- (birinin yanında) perende atamamakdeyimO kimse ile bir konuda yarışamamak.
- (ortalığı) kül etmekdeyim(Ateş, güneş vb.) yakmak; kavurmak.
- bacağından sürümekdeyimKavga veya taşımaya dayanan mücadele sırasında bacağından tutarak sürüklemek.
- bād-bān-ı ahdārdeyimYeşil yelken.
- bāğ-ı bedi'deyimEşsiz bağ.
- bāğ-ı kudsdeyimKutsal bahçe.
- bāğ-ı refî'deyimYüce bahçe.
- bāğ-ı vesî'deyimGeniş bağ.
- bağrına basmakdeyimSevgi ve içtenlik duyarak kucaklamak.
- bakar kördeyimGözleri sağlam göründüğü halde göremeyen.
- bālā vü pestdeyimÜst ve alt.
- ballı börekdeyimÇok hoş; uygun.
- balta ile yontulmuşdeyimDüzgün yontulmamış, ince işçiliği olmayan, parlatılmamış.
- bam telideyimSazın en kalın ses veren teli.
- bām-ı nühümdeyimDokuzuncu çatı.
- baş ağıdeyimHayvanın başına takılan ip; yular.
- baş ucudeyimYatınca baş konulan veya yatan birinin başından taraf.
- baş yapmakdeyimÇıban hâline getirmek.
- baş yemekdeyimBirinin ölümüne sebep olmak.
- baskın yapmakdeyimSuçluları yakalamak amacıyla suç işlenen yere veya suçluların bulunduğu yere ani olarak girmek; akın çapmak; akın eylemek; akın saldırmak; akın…
- bāstān-ı bîbekādeyimSonsuz tarih.
- bayır turpudeyimTurpgillerden kökleri sofralarda çeşni, çiçekleri ve yaprakları halk hekimliğinde idrar artırıcı olarak kullanılan bütün ılıman bölgelerde köklerini…
- bāz-ı bālā-pervāzdeyimYükseklerde uçan doğan.
- bel kemiğideyimOmurganın bel kısmında yer alan beş omur; bel omuru.
- beli gelmekdeyimCinsel birleşme sırasında salgı boşalmak.
- bende-i halka be-gūşdeyimKulağı küpeli köle.
- bere-i dü-māderîdeyimİki analı kuzu.
- berhava olmakdeyimPatlama yoluyla havaya uçmak.
- bevval-i çeh-i ZemzemdeyimZemzem kuyusuna işeyen.
- bez çözmekdeyimDokunmuş bezi tezgâhlara almak.
- burnunu çekmekdeyimSümüğünü genzine doğru çekmek
- ca'd-ı şütürdeyimDeve kıvırcığı.
- çāder-i ihrāmdeyimÇadırın ihramı.
- çağşırlı tavukdeyimPaçaları tüylü tavuk.
- cam gözdeyimGözü takma olan.
- cāme-i mūyîdeyimKıllı elbise.
- çanak ağızlıdeyimBüyük ağızlı.
- çarh-ı felekdeyimGökyüzü.
- çarşamba karısıdeyim(Kadın için) saçı başı dağınık, üstü başı perişan.
- cāy-i meşakkatdeyimSıkıntı yeri.
- çeşm-i gazāldeyimCeylân gözü.
- çeşm-i sūzendeyimİğne deliği.