500+ madde
- "çarşambadır çarşamba" demekdeyimDüşüncesinden ve inadından vazgeçmemek.
- (---ın) başı altındandeyimYüzünden; teşviki ile.
- (.. e) izin vermekdeyimO iş veya davranışın yapılmasına, olmasına engel olmamak; olanak tanımak; sağlamak.
- (... in) âlemi var mı?deyimUygun düşmüyor; yakışık almıyor.
- (... mış, ...-r gibi) olmakdeyimBir şeyi yapacakmış gibi davranmak.
- (...) hâlindedeyim... görünümünde olarak.
- (...) mevkiinde olmakdeyim(Belirtilen) durumda bulunmak; konumu o şekilde olmak.
- (...) sırasındadeyim(...) olduğu zaman.
- (...) yaşını bitirmekdeyimTam belirtilen yıl kadar yaşamış olmak; bir üst yaşa geçecek durumda bulunmak.
- (...-e) gark olmakdeyimO nesneye bol miktarda sahip olmak.
- (.... nı) umarım!deyimÖyle olmasını isterim; onu beklerim.
- (....) yaşını doldurmakdeyimBelirtilen sayıdaki yıl kadar yaşamış ve bir üst yaşa geçmek üzere olmak.
- (..... nun) sayesindedeyim... yardımıyla; ...sebebiyle; ...den dolayı.
- (....nun) sayesinde sayeban olmakdeyimHak edilmiş bir kazancı birisinin yardım ve desteği ile elde edebilmek.
- (...den yana) olmakdeyimBelirtilen kimsenin tarafını tutmak; onu savunmak.
- (...den) kalır yeri olmamakdeyimFarksız olmak; onun gibi olmak.
- (...den) tezi yokdeyimEn kısa zamanda; hemen; derhal; en önce.
- (...den) yakınlık görmekdeyimSevgi ve ilgiyle karşılanmak; itibar edilmek.
- (...den) yoksun bırakmakdeyimYoksun duruma getirmek; o şeyin yokluğunu çektirmek.
- (...den) yoksun etmekdeyimYoksun duruma getirmek; o şeyin yokluğunu çektirmek.
- (...den) yoksun kalmakdeyimO şeyin yokluğunu çekmek.
- (...den) yoksun kılmakdeyimYoksun duruma getirmek; o şeyin yokluğunu çektirmek.
- (...den) yoksun olmakdeyimO şeyin yokluğunu çekmek.
- (...in burada) işi ne?deyim“Ne işi var?” anlamında bulunmaması gerekli bir durumda söylenir.
- (...in) dibini bulmakdeyimİçindekini bitirmek; tüketmek.
- (...in) dışındadeyim... dan başka, ... ayrı tutulduğunda.
- (...in) dışında kalmakdeyim(Bir olayın) içinde yer almamak; karışmamak.
- (...in) işine bak!deyimNe şaşılacak durumu var” anlamında söylenir; yaptığına akıl sır ermez.
- (...in) yanındadeyimBir şey ya da kimseye göre; oranla.
- (..den) bu yanadeyim(..den) beri
- (..le) arası olmamakdeyimGeçimsizlik içinde olmak.
- (..le) arasında dağlar kadar fark olmakdeyimÇok büyük ve önemli farklar bulunmak.
- (..ne) bok yemek düşmekdeyimTaraflardan birini savunur biçimde söz söylemeye hakkı ve yetkisi olmamak.
- (adam, insan) sırasına geçmekdeyimİnsan veya adam denecek durumda değilken öyle değerlendirilmek.
- (ağzından) inciler (inci) saçmakdeyimBirbirinden güzel sözler söylemek.
- (âlem, cihan, dünya) başa dar olmakdeyimÇok fazla sıkıntıya uğramak.
- (Allah'a) şirk koşmakdeyimAllah'ın birden çok olduğunu kabul etmek veya bu anlama gelen söz ve davranışlarda bulunmak.
- (Allah) bereket versindeyimYemek sonu Allah'ın nimetlerini artırması için edilen dua sözü.
- (Allah) beterinden saklasındeyimAllah daha kötü duruma düşürmesin.
- (Allah) rahmet eylesindeyimÖlen bir kimse için “Allah merhamet etsin” anlamında dua sözü.
- (Allah) sahibine bağışlasındeyim(Genellikle genç kızlar için) taşıdığı güzellik kendine veya onunla evlenene yarasın.
- (Allah) selamet versindeyim“Allah, sonunu hayırlı etsin.” anlamında kullanılan iyi dilek sözü.
- (Allah) yürü ya kulum demişdeyim(Herhangi bir alanda çok çabuk ilerleyenler, başarı kazananlar için) şanslı oldukları, işlerinin yolunda gittiğini anlatmak için söylenir.
- (ardından) teneke çalmakdeyimAyrıldığı için sevinmek; bu sevincini davranışları ile açığa vurmak
- (arkasında / sırtında) yumurta küfesi yok ya!deyimVerdiği sözden kendisi zarar görmeyeceği için çabuk cayanları nitelemek için kullanılır.
- (ayağını) çeke dutmakdeyimBirisine sık gidip gelmemek; sık görüşmemek.
- (aynı, bir) yola çıkmakdeyimAynı sonuca varılır olmak; aynı kapıya çıkmak.
- (Bağdat’ı) tamir etmekdeyimşaka. Karnını doyurmak.
- (başından) işler geçmekdeyimKötü olaylar yaşamış olmak.
- (bir duruma) meydan açmakdeyimSebep olmak.