1. (ayağını) çeke dutmakdeyimBirisine sık gidip gelmemek; sık görüşmemek.
  2. (bir şey) ağzına düşmekdeyimHaddine düşmek; yapabilmek.
  3. (bir şey) su kesilmekdeyimAşırı ölçüde sulanmak
  4. (bir şey, bir kimse vb.) yerine gomak (komak)deyim(Onun gibi) değer vermek; saygı göstermek.
  5. (bir şeye) zehni saplanmakdeyimBir konu üstünde sürekli düşünmek; aklı takılmak; zihni saplanmak.
  6. (bir şeyi) zehinden geçirmekdeyimBir an için o şeyi düşünmek; zihninden geçirmek.
  7. (bir şeyi) ziyan itmek (etmek)deyimBoşa harcamak)
  8. (bir yeri) yurt dutmak (tutmak)deyimOraya yerleşip kalmak.
  9. (bir) yol dutturmak (tutturmak)deyimKendince bir yöntem uygulamak.
  10. (birilerine) varıncaya kadardeyimHiç olmaması gereken kişiler de içinde olarak.
  11. (birine) iş etmekdeyimO kimseyi beklemediği bir durumla karşı karşıya getirerek zarara sokmak; oyun oynamak.
  12. (birine) yakınlık göstermekdeyimİlgiyle karşılamak; sevgi, saygı göstermek; ilgilenmek; alakadar olmak.
  13. (birine, bir şeye) tav olmakdeyimAldanmak; kanmak
  14. (birini) yol etmekdeyimYolcu etmek; uğurlamak.
  15. (birini) yüze durdurmakdeyimO kişinin karşılık vermesine veya saygısızlık yapmasına yol açmak.
  16. (birini) yüze getirmekdeyimOna karşı kötü davranarak baş kaldırmasına sebep olmak.
  17. (birini) yüze peçe yapmakdeyimYapılacak görüşmeden, olumlu bir sonuç almak amacıyla görüşme yapılacak kişinin sevdiği birini yanında götürmek.
  18. (birinin) ağzını bağlatmakdeyimBüyületmek.
  19. (birinin) başını örtmekdeyim(Bir kadını) kendisine eş olarak kabul etmek.
  20. (birinin) belinden inmekdeyimO erkeğin dölü olmak.
  21. (birinin) postunu yere sermekdeyimÖldürürcesine dövmek.
  22. (birinin) şerbetine uğramakdeyimO kişiden zarar görmek.
  23. (birinin) sumatını sümürmekdeyimBir kimsenin sofrasındaki bütün yiyecekleri yiyip bitirmek.
  24. (birinin) suyunnan ahmah (suyuyla akmak)deyimO kişinin istediği gibi davranmak; suyunca gitmek.
  25. (birinin) tırnağını uzatmamakdeyimO kişinin iyi olmasını, yükselmesini istememek veya buna engel olmak.
  26. (birinin) türküsünü çağırmakdeyimO kimsenin yanında yer almak; onun hoşuna gidecek davranışlarda bulunmak; dalkavukluk yapmak.
  27. (birinin) yuvasını yapmakdeyimteklfz. Birine hak ettiğinin en ağırı olan cezayı veya cevabı vermek, hakkından gelmek.
  28. (birinin) yüzünü gızartmak (kızartmak)deyimO kişiyi, utandırmak.
  29. (biriyle) gırgır geçmekdeyimAlay etmek; dalga geçmek.
  30. (gözüne) kıfır akadeyim“Gözün kör olsun” anlamında bir ilenç sözü.
  31. aba atmakdeyimKendisini kurtarmak.
  32. aba gibi atmakdeyimBüyük söz söylemek; mübalağalı konuşmak.
  33. aba kebedeyimUygunsuz; densiz.
  34. aba yeninden atmakdeyimÖğünmek.
  35. abacı kebecideyimOlur olmaz kimseler.
  36. abak atmakdeyimOyunda gol atmak; sayı kazanmak; kama basmak.
  37. abalı firenkdeyimKurnaz; cin fikirli.
  38. abartıyı basmakdeyimKarşısındakini korkutmak için bağırmak.
  39. abcal abcal yürümekdeyimİki yana çokça eğilerek yürümek; ördek gibi yürümek.
  40. abdal otudeyimAfyon; esrar.
  41. abık sabıkdeyimSaçma sapan; gelişi güzel; ileri geri; boş söz; abuk sabuk.
  42. abırcın olmakdeyimUsanmak; bıkmak.
  43. aboşimas olmakdeyimEkilmiş tarlanın yağmurdan zarar görmesi.
  44. abraş oturmakdeyimYan oturmak.
  45. aç boğazdeyimAç gözlü; gözü doymaz.
  46. aç çardakdeyimHela.
  47. aç kabadayıdeyimKabadayılık yapan yoksul kimse.
  48. acabada kalmakdeyimKararsız olmak; şüphede kalmak.
  49. acar tavdeyimSürülecek tarlanın şubat ayı içindeki tavı.
  50. Acem ocağıdeyimMaltız; ızgaralı demir ocak.