500+ madde
- kelimeçek. e.bknz. r
- kelimeyap. e.bknz. r
- kelimeyap. e.Geniş zaman ortacı olan “-an” değeri ile kullanılır. “Ehl-i kizbin kelâmı uçar (uçan) serçe gibidir.” Mevahibü’l-Hallak fi-Meratibü’l-Ahlak.
- kelimeyap. e.Gelecek zaman ortacı “-acak” anlamında.
- kelimeis.Kaz.
- a'cabkelimesf.Ar.Daha da şaşkınlık uyandıran; çok acayip; pek acayip.
- abakkelimeis.Put; suret; heykel.
- abakkelimeis.Koku kutusu.
- abıcakelimeis.eT.Amca.
- abışkakelimesf.Yaşlı; ihtiyar.
- abrıkkelimesf.Birbirinin üstüne eğilmiş; üst üste yığılmış.
- abrılkelimeis.Yun.Nisan.
- abrılmakkelimef.Bir şeyin üzerine kapanırcasına eğilmek; yaslanmak; abanmak.
- abşakkelimesf.(Kişi için) bacakları ayrık, ayakları birbirine yakın olan.
- abukkelimeis.Avurdu şişirip parmakla vurarak çıkarılan ses.
- abuşkakelimesf.Yaşlı; ihtiyar.
- ackelimesf.Aç.
- acablamakkelimef.Hayret etmek; şaşmak.
- aceblemekkelimef.Hayret etmek; şaşırmak; şaşakalmak.
- acıkelimesf.Azıcık; pek az.
- acıdıcıkelimesf.Elem verici; acıklı; şiddetli.
- acıgkelimesf.Acı; dert; ıstırap. [Yüknekî]
- acıgankelimesf.Çok acıyan; çok üzülen.
- acıkkelimeis.eT.Acı; dert; sıkıntı; ıstırap.
- acıkdurmakkelimef.Acıkmasına yol açmak.
- acılakelimezf.Aç iken.
- acılacakelimezf.Aç olarak; aç acına.
- acımakkelimef.eT.Eziyet görmek; ıstırap çekmek; acı duymak.
- acınkelimezf.Aç olarak; açlıkla; açlıktan.
- acırakkelimesf.Acımsı, acımtırak; az acı; hafif acı.
- acırmakkelimef.Acıktırmak.
- acışıklıkkelimeis.Acı; ağrı.
- acışmakkelimef.Ağrımak; sızlamak; için için acımak.
- acıtgankelimesf.Çok acıtan; çok ıstırap veren.
- acıtkankelimesf.bknz. acıtgan
- acızkelimesf.Ar.Gücü yetmeyen; âciz.
- acmakkelimef.Acıkmak.
- acukkelimesf.Açık.
- acurkelimesf.Kurtlanmış.
- acurmakkelimef.bknz. acırmak
- açıkelimeeT.Acı; dert; keder; ıstırap.
- açılmadıcakkelimezf.Açılmadıkça.
- açılmışkelimesf.Açıklanmış; şerh edilmiş.
- açınılmakkelimef.Açılmak; toplanıp sıvanmak.
- açırgamakkelimef.Acımak; acınmak.
- açırganmakkelimef.Pişman olmak.
- açıtmakkelimef.Acıtmak; ağrıtmak.
- açkukelimeis.Açacak, parlatacak şey; cila.
- açkuçkelimeis.Anahtar.
- açlıhkelimeis.Açlık.