500+ madde
- borlagkelimeis.Sürülmemiş tarla.
- bortlakkelimeis.Deve yavrusu.
- boryazkelimeis.Yun.Poyraz.
- boşlıkkelimeis.Boşanmış olma; boşanmış olma hâli.
- botuckelimeis.eT.Emzikli toprak su kabı; çömlek.
- boykelimeis.Derece; mertebe; ayar.
- boyakkelimeis.eT.Boya.
- boyakcıkelimeis.Boyacı.
- boyankelimeis.Az.Meyan bitkisi.
- boyandibikelimeis.İt.Meyan kökü.
- boyunlukkelimeis.Kefalet; sorumluluğu üzerine alma.
- bozdagankelimeis.Demir topuz; gürz.
- bozdogankelimeis.Demir topuz; gürz.
- boztagankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
- boztogankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
- bökelimeis.eT.Zehirli örümcek; tarantula.
- bögetkelimeis.Akar su yatağında suların biriktiği çukur yer; küçük gölet; büğet.
- bögrekkelimeis.Böbrek.
- bögrikkelimeis.Böbrek.
- börkekelimeis.Börk.
- börkikelimeis.bknz. börk
- böykelimeis.Bir çeşit zehirli örümcek.
- bözkelimeis.Yun.Pamuklu kumaş; pamuktan yapılmış kumaş; bez. [Yüknekî]
- bubakelimeis.Baba.
- bucagkelimeis.Köşe.
- bucurgatkelimeis.Vinç.
- buduçkelimeis.eT.bknz. boduç
- bugkelimeis.Başbuğ.
- bugkelimeis.Buğu; buhar.
- buganakkelimeis.Sağanak.
- bugdakelimeis.Buğday.
- bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
- bugunakkelimeis.Sağanak.
- bugurkelimeis.İki hörgüçlü deve.
- buğkelimeis.Buhar; buğu.
- bukagıkelimeis.bknz. bukagu
- bukagukelimeis.Bukağı; köstek; bağ.
- bulcaşkelimeis.Muğ.Vaat; söz.
- bulgalıkkelimeis.Karışıklık.
- bulgarıkelimeis.Sahtiyan.
- bulınkelimeis.eT.bknz. bulun
- buluçkelimeis.Far.Erkekliği tam olmayan veya hiç olmayan erkek.
- buluntıkelimeis.Biri tarafından bulunan ve başka birisine ait olan nesne; buluntu.
- bunburkelimeis.Yun.Domuzlan böceği; bok böceği.
- bundalıkkelimeis.Burada oluş; burada olma.
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- bungalsılıkkelimeis.Bunaltı; sıkışık durum.
- bungarkelimeis.Pınar; çeşme; kaynak.
- bungdaşkelimeis.Dert ortağı.
- burckelimeis.Sansk.Taze dal; filiz; sürgün; tomurcuk.