500+ madde
- -sadıekçek. e.Şart kipinin hikâyesi; -saydı. “Hayalim görsedi (görseydi) şeytan kaçardı.” Çengname.
- -sağıekek.-ımsı; -sı; -ımtırak. “Aşı renkli kızıl-sağı (kızılımsı) saç.” Babusü’l-Vasıt.
- -sağuekek.bknz. sağı
- -sangekçek. e.Şart kipi teklik ikinci kişi eki.
- -sanganaekçek. e.Pekiştirmeli emir bildirir; bugünkü “-san a!” göreviyle kullanılır. “Şimdiden terk edip vaz gelseŋene (vaz geçsen e!)” Maarifname.
- -savuzekçek. e.Şart kipi birinci çokluk kişi; bugünkü “-sak” görevinde kullanılmıştır. “Ki bir gün kamumuz çıkavuz (çıksak) yola / Kime uğrar isevüz (uğrarsak) ol…
- -sayuzekçek. e.Şart kipi birinci çokluk kişi; bugünkü “-sak” görevinde kullanılmıştır.
- -sediekçek. e.bknz. sadı
- -sengekçek. e.bknz. sang
- -sengeneekçek. e.bknz. sangana
- -sevüzeke.bknz. savuz
- -seyüzekçek. e.bknz. sayuz
- -sıekçek. e.bknz. ı
- -sımakekyap. e.İsimden mastar yapan ek, “bir şey yerine koymak, o değerde saymak” anlamında kullanılmıştır. “Basarsa mastabayı damenim alır demedi / Şarap-hare bu…
- -sızekçek. e.Geniş zaman, şimdiki zaman, öğrenilen geçmiş zaman, gelecek zaman, istek, gereklilik kipleri ile ek fiilin geniş zaman çokluk üçüncü kişi eki;…
- -siekçek. e.bknz. ı
- -simekekyap. e.bknz. sımak
- -sizekyap. e.bknz. sız
- -suekçek. e.bknz. ı
- -sulekyap. e.bknz. sıl; yok-sul
- -suzekyap. e.Yokluk bildiren sıfatlar türetir. kardaş-suz, raġbet-süz.
- -suzeke.bknz. sız
- -suzınek-sız; -sız olarak.
- -süzekyap. e.bknz. sız
- -süzekçek. e.bknz. sız
- -süzinekyap. e.bknz. suzın
- a'cabkelimesf.Ar.Daha da şaşkınlık uyandıran; çok acayip; pek acayip.
- abakkelimeis.Put; suret; heykel.
- abakkelimeis.Koku kutusu.
- abıcakelimeis.eT.Amca.
- abışkakelimesf.Yaşlı; ihtiyar.
- abrıkkelimesf.Birbirinin üstüne eğilmiş; üst üste yığılmış.
- abrılkelimeis.Yun.Nisan.
- abrılmakkelimef.Bir şeyin üzerine kapanırcasına eğilmek; yaslanmak; abanmak.
- abşakkelimesf.(Kişi için) bacakları ayrık, ayakları birbirine yakın olan.
- abukkelimeis.Avurdu şişirip parmakla vurarak çıkarılan ses.
- abuşkakelimesf.Yaşlı; ihtiyar.
- ackelimesf.Aç.
- acablamakkelimef.Hayret etmek; şaşmak.
- aceblemekkelimef.Hayret etmek; şaşırmak; şaşakalmak.
- acıkelimesf.Azıcık; pek az.
- acıdıcıkelimesf.Elem verici; acıklı; şiddetli.
- acıgkelimesf.Acı; dert; ıstırap. [Yüknekî]
- acıgankelimesf.Çok acıyan; çok üzülen.
- acıkkelimeis.eT.Acı; dert; sıkıntı; ıstırap.
- acıkdurmakkelimef.Acıkmasına yol açmak.
- acılakelimezf.Aç iken.
- acılacakelimezf.Aç olarak; aç acına.
- acımakkelimef.eT.Eziyet görmek; ıstırap çekmek; acı duymak.
- acınkelimezf.Aç olarak; açlıkla; açlıktan.