500+ madde
- barumakkelimef.Korumak; yardım etmek.
- basdurmakkelimef.Yendirmek; alt etmek.
- basırganmakkelimef.Üzerine ağırlık çökmek.
- basırmakkelimef.Bastırmak.
- basrıkmakkelimef.Basılmak; çiğnenmek; basılarak sıkıştırılmak.
- başarumamakkelimef.Dayanamamak.
- başıkmakkelimef.Yaralanmak.
- başnalmakkelimef.Başlamak işi yapılmak.
- bavlamakkelimef.Zorlamak; zorla açmak.
- bayımakkelimef.eT.Zengin olmak; varlıklanmak.
- bayıtmakkelimef.Birinin zengin olmasını sağlamak; zengin etmek.
- baymakkelimef.Kanmak; inanmak; kanaat getirmek; tatmin olmak; .
- bayraşmakkelimef.Bayram yapmak; eğlenmek.
- becidlemekkelimef.Sıkı tutmak; ciddî tutmak; sıkıştırmak.
- becidletmekkelimef.Hazırlatmak.
- becitlemekkelimef.bknz. becidlemek
- begelinmekkelimef.Beğenilmek.
- begenmezlenmekkelimef.Beğenmezlik tavrı takınmak.
- begirmekkelimef.Melemek.
- beglemekkelimef.Bey saymak; bey olarak adlandırmak; beyliğe, emirliğe kabul etmek.
- beglenmekkelimef.(Kadın için) bey sahibi olmak; koca edinmek; evlenmek.
- beğensimekkelimef.Bir parça beğenmek; beğenir gibi olmak.
- beğlemekkelimef.eT.Bey edinmek; kendisine bey olarak seçmek.
- beğlenmekkelimef.Beylik taslamak; bey geçinmek; bey gibi davranmak.
- bekişdürmekkelimef.Sağlamlaştırmak; sıkılaştırmak; pekiştirmek.
- bekiştirmekkelimef.Pekiştirmek; sağlamlaştırmak.
- bekitmekkelimef.Sağlamlaştırmak; pekitmek; katılaştırmak; tahkim etmek.
- beliklenmekkelimef.Sadağını takınmak; silahlanmak.
- belinglemekkelimef.Şaşkınlıkla karışık korku duymak; belinlemek; korkudan titremek; korku ile birden sıçramak; irkilmek; ürkmek.
- belingletmekkelimef.Korkutmak; ürkütmek.
- bellülemekkelimef.Belli etmek; tayin etmek.
- belünglemekkelimef.Belinlemek.
- belürmekkelimef.eT.Belli olmak; ortaya çıkmak; meydana çıkmak.
- belürtmekkelimef.eT.Ortaya çıkarmak; belirtmek; izhar etmek.
- benglemekkelimef.Nişan koymak.
- benglenmekkelimef.(Koruk için) olgunlaşmaya başlamak.
- bengzemekkelimef.Benzemek.
- bengzenmekkelimef.Kendini bir başkasına benzetmek.
- bensemekkelimef.(İkinci kişi için) birinci kişiyi özlemek; beni özlemek.
- berkidilmekkelimef.Kuvvetlendirilmek; sağlamlaştırılmak.
- berkilmekkelimef.Pekitilmek; tespit edilmek; sabitleştirilmek.
- berkimekkelimef.Sağlamlaşmak.
- berkinmekkelimef.Sağlamlaşmak; pekişmek.
- berkişmekkelimef.Sağlamlaşmak; pekişmek; yerleşmek.
- berkitmekkelimef.Sağlamlaştırmak, (1935).
- bezeklenmekkelimef.Süslenmek.
- bezenilmekkelimef.Süslenmek; tezyin edilmek.
- bılaşmakkelimef.Bulaşmak.
- bırahmakkelimef.Bırakmak.
- biçinmekkelimef.Kendisine elbise yapılmak üzere kumaş kestirmek; elbise kestirmek.