500+ madde
- apılamakkelimef.Gönlünü hoş etmek; okşamak.
- apulamakkelimef.Gönlünü hoş etmek; okşamak.
- ardlaşmakkelimef.Ata binen birinin arkasına binmek.
- ardmakkelimef.Üstüne atmak; dolamak; asmak; yüklemek.
- arıdılmakkelimef.Temizlenmek; ayıklanmak.
- arıhlatmakkelimef.Zayıflatmak.
- arılmakkelimef.Temizlenmek; saf hâle gelmek.
- arınılmakkelimef.Temizlenmek.
- arışlanmakkelimef.(İplik için) bez dokunmak üzere tezgâha çekilmek.
- arıtlamakkelimef.Ayıklamak; temizlemek.
- arıtlanmakkelimef.Ayıklanmak; temizlenmek.
- arkalaşmakkelimef.Birbirine yardımcı olmak; birbirine destek olmak; yardımlaşmak.
- arkurtmakkelimef.Gidişini, akışını değiştirmek.
- arkurtmakkelimef.eT.Kovmak.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- artırışmakkelimef.Karşılıklı olarak artırmak.
- artlaşmakkelimef.Ata binenin arkasına binmek; art arda binmek.
- artuklamakkelimef.Üstün kılmak; üstün tutmak.
- artukraşmakkelimef.Daha da artmak; çoğalmak.
- arturılmakkelimef.Çoğaltılmak.
- arturınılmakkelimef.Artırılmak; çoğaltılmak; bereketlendirilmek.
- arturmakkelimef.Arttırmak; fazlalaştırmak; çoğaltmak; büyütmek. [Yüknekî]
- aruklamakkelimef.Zayıflamak.
- aruklandurmakkelimef.Zayıflatmak.
- aruklatmakkelimef.Zayıflatmak.
- arulıgamakkelimef.Temize çıkarmak; tezkiye etmek; aklamak.
- asarmakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
- asılandırmakkelimef.eT.Yararlandırmak.
- asılanmakkelimef.eT.Yararlanmak; kazanç elde etmek.
- aslamakkelimef.Ar.Aslını araştırmak.
- asramakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
- aşaklatmakkelimef.Küçük görmek; tahkir etmek.
- aşanmakkelimef.Yükselmek (?).
- aşatmakkelimef.Yedirmektattırmak; doyurmak; yedirip içirmek; .
- aşıhmakkelimef.Acele etmek.
- âşıklamakkelimef.Âşık olmak; sevdalanmak.
- aşıkmakkelimef.Acele etmek.
- aşışmakkelimef.(Hayvan için) çiftleşmek veya erkek hayvanlar birbiri ile aşarmış gibi birbiri üzerine çıkmak.
- aşıtmakkelimef.eT.Aşındırmak.
- aşmakkelimef.eT.(Erkek hayvanlar için) dişisiyle çiftleşmek.
- atlandurmakkelimef.Ata bindirmek.
- avınmakkelimef.Alışmak; avunmak; teselli bulmak; .
- avıtmakkelimef.Avutmak; teselli vermek.
- avrılmakkelimef.Bir şeyin üzerine kapanır gibi eğilmek.
- avuçlamakkelimef.Avcunu dolduracak kadar bir şeyden almak.
- avurdlaşmakkelimef.Sohbet etmek; çene çalmak; konuşmak.
- ayaklandurmakkelimef.Ayağa kaldırmak; ayağa kalkmasına yardım etmek.
- ayanmakkelimef.İyi bakılmak, korunmak.
- aydınılmakkelimef.Denilmek; söylenmek.
- aydıvirmekkelimef.Söyleyivermek.