169 madde
- fark-ı vasfdeyimBirlik denilen İlahî âlemdeki değişik niteliklerin birliğini kavrama.
- fırka-i nāciyedeyimSelamet yolunu bulmuş topluluk; imanlı olanlar; Müslümanlar.
- gerçek erdeyimVelî; mürşid-i kâmil; ermiş.
- gerçek erenlerdeyimErmişler; veli kişiler.
- gurbete çıkmadeyimDervişin, şeyhinin emri ile bağlı olduğu tekkeyi bırakarak başka yerlere gitmesi.
- hakîkat ehlideyimTek gerçeğin Allah'ta olduğuna inanarak kendini o yola vermiş olanlar; Allah'ın gerçek zatını bilenler.
- hakîkat-i ehadiyedeyimGerçek tek varlık; Allah.
- hakîkat-i mukayyidedeyimGeçici varlık; dünya; âlem.
- hātır-ı melekîdeyimAhret muhabbeti.
- hatır-ı nefsānîdeyimNefis ve dünya sevgisinin bedensel güçlere üstünlüğü.
- hātır-ı rahmānîdeyimTasavvuf yolcusunun gönlünde birlik yüzünün görünüşü ile tam bir durgunluğa ulaşması.
- hātır-ı şeytānîdeyimNefis sevgisi yüzünden şehvet ve dünya bağlılığı.
- hatt-ı istivādeyimEkvator.
- hazîne-i gaybdeyimAllah'ın nimetlerinin görünmeyen hazinesi.
- hücreye çıkmakdeyim(Mevlevi dervişleri için) mutfak hizmetini tamamlayıp hücreye geçmek.
- ihya gecesideyimKur’an okunup namaz kılınarak geçirilen pazartesi ve cuma geceleri.
- ilim postudeyimBektaşi tarikatında meydan makamlarından birinin adı.
- ilm-i kaldeyimMedresede öğretilen bilim.
- ilm-i riyāzetdeyimTasavvufu ele alıp inceleyen bilim dalı.
- ilm-i sülūkdeyimDünya heves ve arzularından geçerek din ve Allah yolunda çile doldurmanın yollarını kazandıran bilgilerin tümü.
- ilm-i tasavvūfdeyimTasavvuf konularını, bu tür düşünce ve yaşama tarzını inceleyen, yorumlayan bilim dalı.
- inābe almakdeyimTarikata girmek için mürşitten izin almak.
- inābe vermedeyimBaşvuran kimseye mürşit tarafından dervişlik payesinin verilmesi.
- insān-ı kâmildeyimbknz. insanıkamil
- kāb-ı kavseyndeyimİki yay boyu.
- kaşık çalımıdeyimYemek vakti.
- kavs-i nüzūldeyimİlahî ışığın, hava, su, toprak, ateş gibi dört unsura dönerken meydana getirdiği yay.
- kavs-i urūcdeyimVücud-i İlahîden ayrılan nurun dört unsurdan geçtikten sonra tekrar aslına dönmesi.
- kazancı dededeyimMevlevi tekkelerinde mutfak görevlilerinden biri; aşçı dedenin yardımcısı.
- kazancı postudeyimMevlevi tekkelerinde kazancı dedenin oturduğu post.
- kenz-i mahfîdeyimGizli hazine.
- kesret âlemideyimMutasavvıflarca, tek ve bir olan Allah'ın, değişik ve sayısız biçimlerde görünüş alanına çıktığı bu âleme verilen ad; görünüş âlemi; fena âlemi.
- keşif sahibideyimİnsan için gizli olan şeyleri, doğa üstü iletişimle algıladığını iddia eden veya öyle olduğuna inanılan kimse.
- keştî-i rızādeyimHoşnutluk gemisi.
- ketm-i ademdeyimAllah'ın ruh ve cisim âlemini yaratmak istediği zaman bütün yaratıkların ilki olan öz.
- kıyām billāhdeyimManevi menzillerin hepsini geçtikten sonra oluşan beka bi'llah mertebesindeki istikamet.
- kıyām li'llāhdeyimGaflet uykusundan uyanık olma ve Allah yolunda gafletten uzak bulunma.
- kibrit-i ahmerdeyimKırmızı kükürt.
- kiler evideyimHacı Bektaş-i Veli dergâhındaki meydan evlerinden birinin adı.
- lokma basmakdeyim(Mutfak görevlisi, kazancı için) yemeğin miktarını ve malzemesini tespit etmek
- māh-ı nevdeyimYeni ay; hilal.
- māh-ı rūdeyimİlahî görünüşün aydınlanmalarının başlangıcı.
- mahabbet-i ilāhiyedeyimGerçek güzellik sahibi olan Allah'ın kendi görüntüsüne yönelmesi ve özünün aynasında kendi güzelliğini görmesi.
- matbah-ı şerîfdeyimMevlevi tekkelerinde yemek pişirilen yer.
- mecāzî aşkdeyimDünyadaki güzellerden hareket ederek bu güzelliğin yaratıcısına yönelen aşk; derin Allah sevgisi.
- menzil-i cāndeyimİnsanın vücudu.
- meşk tahtasıdeyimYazı yazmayı öğrenecek dervişlerin üzerinde yazı çalıştıkları tahta.
- mevt-i ahdārdeyimYeşil ölüm; sıkıntılı yaşamaya razı olma.
- mevt-i ahmerdeyimKızıl ölüm; nefse karşı koyma.
- mevt-i ahzārdeyimYeşil ölüm; meşakkatli yaşamaya razı olma.