186 madde
- içe bakışdeyimDeneğin kendi bilincinde olanları izleyerek psikolojik süreçlerin özellik ve nitelikleri hakkında bilgi vermesi işi.
- içe dönükdeyimİçe doğru kıvrılmış, bükülmüş durumda olan.
- içe dönüklükdeyimKişinin dış çevreden ve başka insanlardan uzaklaşarak yalnızca kendi iç dünyasına ait dikkat ve izlenimlerde bulunma hâli.
- içe kapanıkdeyimÇevresi ve dış dünya ile ilişkisi zayıf; içine kapanık olan.
- içe kapanıklıkdeyimBireyin dış dünya ile ilişkilerini koparması şeklinde beliren zihin durumu.
- içe yöneliklikdeyimHayalî olaylara sığınacak kadar gerçeklerden kaçarak çözüm ve düşünceleri daha çok dileklere bağlama şeklinde beliren ruhî durum; otizm.
- içten konuşmakdeyimDavranış ve duyumlarla ilgili hayalleri zihinde canlandırarak kendi kendine konuşmak.
- ilm-i ahvāl-i rūhdeyimRuhsal olayları inceleyen bilim dalı; davranış psikolojisi.
- ilm-i ma'nevîdeyimRuhsal ve zihinsel olguları konu edinen bilim dalı.
- ilm-i rūhdeyimRuh bilimi; psikoloji.
- ilm-i secayādeyimKarakter incelemelerini konu alan bilim dalı.
- ilm-i terbiye-i etfāldeyimÇocukların eğitimini konu alan bilim dalı; eğitim bilimi; pedagoji.
- inhilāl-i zihnîdeyimZihin dağılımı.
- inkâr hezeyanıdeyimKarşısındaki insanın maddî varlığını ve dünya gerçeklerini tanıyıp kabul etmeme şeklindeki hezeyan veya sapıtma.
- irade kaybıdeyimDikkat, karar verme, istekli hareket gibi zihinsel ve bedensel etkinlikleri yapamamaktan doğan ve sinir yorgunluğu şeklinde beliren durum; irade…
- irade yitimideyimİrade kaybı; istenç yitimi; abuli.
- irāde-i zaîfedeyimZayıf irade.
- istenç dışıdeyimİrade ile ilgisi olmayan; iradeden bağımsız; iradeden kaynaklanmayan; istenç dışı.
- işitsel tepki zamanıdeyimBir kimsenin sesli bir uyartıya tepki verme zamanı.
- kābiliyet-i tenebbühdeyimUyarılganlık.
- kalabalıklar psikolojisideyimPanik, coşku, linç etme eylemlerinde bulunma gibi etkenlerle bir araya gelebilmiş örgütsüz insan topluluğunda yer alan bireylerin karşılıklı…
- kapalı yer korkusudeyimDar ve kapalı yerlerde duyulan korku ve kaygı; klostrofobi.
- kara sevdadeyimUmutsuz ve güçlü aşk.
- karakter bozukluğudeyimKarakteri meydana getiren bir veya daha çok unsurun bozularak aile, okul ve toplum hayatında bir uyumsuzluk ortaya çıkması durumu.
- karakter nevrozudeyimKorku, takıntı gibi bilinen nevroz belirtilerinin yerini karakter değişikliklerinin aldığı nevroz tipi.
- kışkırtıcı dürtüdeyimBir dış uyaranın etkisi altında ortaya çıkan dürtüler; kışkırtma.
- klinik metotdeyimDeneyci tarafından bilinen durumlar karşısında bırakılan deneğin doğrudan doğruya gözlenmesine dayanan teknik.
- kolektif davranışdeyimYalnız başlarına başka bir davranış içinde bulunan bireylerin grup veya kalabalık içine girdiklerinde gösterdikleri davranış şekli.
- kolektif psikolojideyimBireyi tek başına değil de panik, kalabalık coşkusu, kalabalık birsamı veya kalabalık intikamı gibi topluluk bütününün davranışlarını inceleyen…
- kolektif psikozdeyimHaberleşme araçları yoluyla yayılan ve belirli bir durum ya da olay karşısında duyulan korku.
- konuşma öncesideyimÇocuğun konuşmaya başlamadan önce kendi kendine yarattığı ritme ve melodiye dayalı ifade tarzı.
- koşullu tepkedeyimDoğal olmayan, koşullandırma yoluyla edinilmiş ve sonradan edinilmiş tepke; şartlı refleks.
- kudret-i cüz'iyedeyimBelirli bir eyleme yönelik güç.
- kudret-i külliyedeyimBir işi yapma veya yapmama hürriyet ve gücünü elinde bulunma durumu.
- kudret-i mümekkinedeyimBir işi yapabilecek gücün en azı; ancak gücü yetebilme.
- kudret-i müyessiredeyimÜst derecede güç.
- kuvā-yı hamse-i bātınadeyimZihnin beş yetisi.
- kuvā-yı hamse-i zāhiredeyimBeş duyu.
- kuvve-i hāfızadeyimBelleme gücü.
- kuvve-i hayaliyedeyimHayal gücü.
- kuvve-i ihtiyāriyedeyimSeçebilme yetisi; irade.
- kuvve-i irādiyedeyimSeçebilme yetisi; irade.
- kuvve-i mutasarrıfadeyimBellenen şeye istenilen düzeni verebilme ve yerinde kullanabilme gücü.
- kuvve-i müdrîkedeyimAnlama ve kavrama gücü.
- kuvve-i mümeyyizedeyimDuyuları birbirinden ayırma özelliği.
- kuvve-i mütefekkiredeyimDüşünce yetisi.
- kuvve-i mütehayyiledeyimBir algıyı zihinde canlandırma gücü; hayal gücü.
- kuvve-i nātıkadeyimAkıl; idrak.
- kuvve-i vāhimedeyimİmgelem; hayal gücü.
- kuvve-i zākiredeyimÖğrenilen bir şeyi akılda tutma yetisi; hafıza.