500+ madde
- kelimeis.Ar.Kısımlara ayıran; taksim eden; bölen.
- a'zamiyetkelimeis.Ar.Pek büyük olma durumu.
- abaküskelimeis.Yun.Dörtgen bir çerçeve içine onarlı sıralar hâlinde dizili sayı boncukları.
- açankelimeis.Oynak kemikler arasındaki açıyı genişletmeye yarayan kaslar; bâsıt.
- açıkelimeis.Başlangıç noktaları ortak iki yarı doğru arasındaki açıklık (1937).
- ahadkelimeis.Ar.Birler.
- ahadkelimeis.Ar.Bir; tek.
- akiskelimeis.Ar.Geri çevirmek; geri döndürmek.
- akvaskelimeis.Ar.Yaylar; kavisler; eğriler.
- algoritmakelimeis.Orta Çağda batılıların Müslümanlardan öğrendikleri onluk düzende hesap yapma sistemi (Harizmî usulü hesap).
- almakelimeis.Almak işi.
- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- altıgenkelimeis.Altı açısı ve altı kenarı bulunan geometrik şekil; altı kenar.
- apsiskelimeis.Fr.Kesik çizgi.
- argümankelimeis.Fr.Bir denklemin, bir eşitsizliğin herhangi bir elemanının bağlı bulunduğu belli bir değer; bağımsız değişken.
- artıkelimeis.Aritmetikte toplama işleminin yapılacağını belirten + işareti; zait.
- aşeratkelimeis.Ar.Onluklar.
- aşımkelimeis.Erkek bir hayvanın kızışmış hâldeki dişisiyle çiftleştirilmesi.
- asimptotkelimeis.Fr.Bir eğriye gittikçe yaklaşan ancak ne kadar uzatılırsa uzatılsın bir türlü kesmeyen doğru; sonuşmaz.
- askatkelimeis.Bir sayıyı tam olarak bölen sayılardan her biri. İki, dört, beş, on, yirmi, yirmi beş ve elli, 100’ün askatlarıdır.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- aycıkkelimeis.Süsleme amacıyla bayrak veya kumaş üzerine işlenen hilal resmi. Ayçığı altın tuğ geliyor.
- ayraçkelimeis.Cümleyi anlamca pekiştirmesine rağmen cümle kuruluşu içinde yer almayan bir ögeyi belirtmek için başına ve sonuna konulan ( ) işaretleri; parantez;…
- azamîkelimesf.Ar.En çok, en fazla.
- bağdaşıklıkkelimeis.Bağdaşık olma durumu.
- bağdaşmazlıkkelimeis.Uyuşmazlık.
- bakışımkelimeis.İki ve daha çok nesne arasında durum, konum ve şekil bakımından uyum.
- bakışımlıkelimesf.Aralarında bakışım bulunan; simetrik; mütenazır.
- bakışımsızkelimesf.Aralarında bakışım bulunmayan; asimetrik; gayri mütenazır.
- bakışımsızlıkkelimesf.Bakışımsız olma hali; asimetri, adem-i tenazur.
- basamakkelimeis.Bir yükseklikten inmek veya bir yüksekliğe çıkmak için konulmuş art arda gelen ayak konulacak düzlükler; basacak.
- basıklıkkelimeis.Basık olma durumu.
- benzerkelimesf.Yapı, görünüş ve nitelik bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olabilen; müşabih; mümasil.
- benzerlikkelimeis.Benzer olma durumu; müşabehet.
- benzeşimkelimeis.Ortak yönleri bulunan iki nesne arasındaki uygunluk.
- beşgenkelimeis.Beş açısı ve beş kenarı olan geometrik şekil.
- biçmekelimeis.Biçmek işi.
- bikarekelimeis.Fr.İki kat kare.
- bilinenkelimeis.Değeri belli olan nicelik; malum; bilindik.
- bilinmedikkelimesf.Bilinmeyen.
- bilinmeyenkelimesf.Kimse tarafından görülmemiş, tanınmamış, öğrenilmemiş olan.
- binomkelimeis.Fr.İki terimli.
- birlerkelimeis.Çok sayıda bir.
- birleşenkelimeis.(Doğru veya yay için) birbirini kesen veya bir noktada kesişen.
- bölenkelimesf.Bölme işini yapan.
- bölmekelimeis.Bölmek eylemi.
- bölmekkelimef.Bir bütünü iki ve daha çok parçalara ayırmak; taksim etmek.
- bölükelimeis.Bir matematik işleminde bölme yapılacağını gösteren ├─ veya ÷ ile, bayağı kesirlerde pay ile payda arasına konan ─ işaretinin okunuşu, (1937).
- bölükkelimeis.Bütünden ayrılmış parça; kısım.
- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.