500+ madde
- bey'ül-garerkelime{OsT} huk.
- bey'ül-hasatkelimeÜrün satışı.
- bey'ül-hibekelimeBağış şeklinde satış.
- bey'ül-ikālekelimeTarafların birlikte arzusu ile bozulabilir satış.
- bey'ül-ilkākelimeSatıştan vazgeçme.
- bey'ül-kālîkelimeBedeli mal tesliminde ödemek üzere yapılan satış.
- bey'ül-mazmūnkelimeBaşkası adına yapılan satış.
- bey'ül-melkūhkelimeHayvanların doğacak olan yavrularını satma.
- bey'ül-muāvemekelimeBir yıllığına yapılan satış.
- bey'ül-mugābenekelimeTarafların birbirini aldatarak yaptıkları satış.
- bey'ül-muhākalekelime{OsT} huk.
- bey'ül-muhātarakelimeZararına satış.
- bey'ül-mukāyazakelimeDeğiş tokuş.
- bey'ül-murābahakelimeKâr koyarak satma.
- bey'ül-muvāzaakelimeÜçüncü kişileri aldatmak üzere yapılmış danışıklı satış.
- bey'ül-muztārkelimeİhtiyaç dışı mal satışı.
- bey'ül-mülāmesekelimeEl sıkışarak yapılan satış.
- bey'ül-münābezekelimeÜrün üzerinden yapılan satış.
- bey'ül-müsāvemekelimePazarlıkla satış.
- bey'ül-müzābenekelimeBelli bir miktarda ürünü miktarı belli olmayan bir ürünle değiş tokuş etme.
- bey'ül-vaziakelimeZararına satış.
- bey'ül-vefākelimeBir malı, ödenen para geri verilince iade etmek üzere yapılan satış; bir tür rehin.
- bey'ün-nüs'ekelimeKredili satış.
- bey'üs-selefkelimePeşin para, kredili ya da başka bürlü satma.
- bey'üs-selemkelimeParası peşin malı veresiye satış.
- bey'üs-sirārkelimeGizli pazarlıkla yapılan satış.
- bey'üs-sünyākelimeGötürü satış.
- bey'üş-şirkekelimeOrtaklık payını satış; hisse satışı.
- bey'üt-teātîkelimeTakas.
- bey'üt-telciekelimeDanışıklı satış.
- bey'üt-terāzîkelimeKarşılıklı uyuşarak yapılan satış.
- bey'üt-tevliyekelimePeşin para ile satış.
- beyankelimeis.Ar.Söyleme.
- beyyinekelimeis.Ar.Kanıt; delil.
- biçimselkelimesf.Biçime dayanan.
- bikrkelimeis.Ar.Herhangi bir şeyin ilki.
- bilirkişikelimeis.Bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendi bilgisine başvurulan anlaşmazlık konusu olay veya durumla ilgili derin bilgisi olan kişi veya uzman; ehl-i…
- boksutkelimeis.Kural; kaide; nizam; usul.
- bokşutkelimeis.bknz. boksut
- borçlukelimesf.Borcu olan; borç almış, borca girmiş bulunan.
- boşanmakkelimef.(Karı koca için) mahkeme kararı ile evlilik birliğini bitirmek; ayrılmak; ayağının bağını çözmek; ev bozmak; yuvasını yıkmak.
- boykotkelimeis.İng.Bir kuruluşa, bir kimseye veya ülkeye baskı yapmak amacıyla onlarla her türlü ilişkiyi kesme.
- butlankelimeis.Ar.Batıl olma durumu.
- buyançıkelimeis.İyiliksever.
- bütçekelimeis.Lat.Sarfiyat planı; harcama listesi.
- caifekelimeis.Ar.Karın veya göğüs boşluğuna kadar giden yara.
- celpkelimeis.Ar.Kendi üzerine çekme.
- celpnamekelimeis.Ar.Çağrı kâğıdı.
- cerhkelimeis.Ar.Yaralama.
- cezakelimeis.Ar.İyi veya kötü karşılık.