266 madde
- durum komedisideyimKomikliği karakterden değil de durumdan çıkaran komedi türü.
- düz değişmecedeyimBir kavramı, neden-sonuç, içerik-içeren, işi yapanla araç, nesne ile kökeni gibi zorunlu ilişkilere bağlı olarak başka bir kavramı belirten sözlerle…
- düz kafiyedeyimManzumelerde bir kıtadaki kafiyelerin hepsinin aynı olması biçimi.
- düz mânideyimYedişer heceden kurulu, dört mısralı, kafiyeleri cinassız mâni.
- düz yazıdeyimHerhangi bir ölçü ve kafiye gibi manzum yazı özellikleri taşımayan, düşünüldüğü gibi yazılan yazı; mensur; nesir.
- ebcet hesabıdeyimArap harflerinin sayı değerlerinden yararlanarak bir sayıyı veya tarihi ortaya çıkarma sistemi. (elif: 1, be, (pe):2, cim, (çim): 3, dal: 4, he: 5,…
- edebî dildeyimYazılı eserlerde kullanılan ve konuşma dili karşılığı olan kültür dili.
- edebî eserdeyimEdebiyat sanatı bakımından değer taşıyan ve insandaki güzellik duygusuna hitabeden eser.
- edebî sanatlardeyimEdebî eserlerde, kelimelerin çoğunlukla gerçek anlamlarının dışında başka anlamlara gelmek üzere çeşitli yollarla kullanılması suretiyle elde edilen…
- edebiyat bilimideyimEdebî eserleri teknik ve sanat değeri bakımından değerlendiren, bir söz veya yazının edebî eser sayılabilmesi için gerekli bilgi ve kuralları içeren…
- edebiyat tarihideyimTarihî süreç içinde edebî eserleri inceleyen bilim dalı.
- efāil ve tefāildeyimNazımda hecelerin uzun ya da kısa olması için sembol olarak kullanılan kelimelerden ikisinin adı.
- enāfis-i āsār-ı edebiyedeyimEdebî eserlerin en güzel ve en değerlileri.
- erkân-ı istiaredeyimİstiarenin esasları.
- erkân-ı teşbihdeyimTeşbihin esasları.
- eş vezinlideyimMısraları aynı ölçüyle yazılmış manzume veya şiir.
- eş yerlilikdeyimSöylendiği zaman kelimenin veya deyimin birden çok eş anlamlarının çağrıştırılabilir olma durumu. “Ne oyundu o!” cümlesinden “Çok güzel sahne oyunu…
- eşit türdeyimMısraları aynı ölçüde iki eşit parçaya bölünebilen manzume.
- fesād-ı te’lifdeyimBir cümlede düzenlemenin anlam çıkarılamayacak biçimde bozuk oluşu.
- galat-ı tahakkümîdeyimBir kelimenin söz ya da anlam itibariyle herkesin kullandığı gibi kullanılmaması.
- göz kafiyesideyimBirbirine yakın seslerin oluşturduğu kafiye.
- gülünçlü destandeyimKahramanlık olaylarının yanında güldürü unsurlarını da ele alan manzume.
- güzel duyuculukdeyimSanatı güzel ve güzellik dışı unsurlardan arındırıp salt duyarlık olarak ele alan ve "Sanat, sanat içindir." görüşünü savunan akım; estetizm.
- hakîkat-i kasıradeyimMecazlı anlatımın en kısa hali.
- hakîkat-i örfiyedeyimÇok ve yaygın kullanım sebebiyle bir mecazın yaygınlık kazanarak asıl anlammış gibi kabul görmesi; mecaz anlamın gerçek anlam yerine geçmesi.
- halk ozanıdeyimHalk içinden geleneksel olarak yetişen, deyişlerini kopuz veya saz eşliğinde söyleyen, sözlü şiir geleneğine bağlı şair; ozan; kam; baksı.
- hall ü akddeyimİş bitirme; bilmece gibi düzenleyip açıklama.
- hancer-i ebrūdeyimKaşların hançeri.
- hancer-i müjgândeyimKirpiklerin hançeri.
- harf-i nevāîdeyimو vav, ن nun, ق kaf, ظ zı, ث se, ب be, ى ye harfleri.
- harf-i pehlū-dārdeyimKinaye.
- harf-i revîdeyimKafiyenin esas ünsüzü.
- hayvan hikâyesideyimİçinde öğretici ögeler bulunan ve hayvanlar arasında geçmiş gibi yazılan Orta Çağ hikâyesi; fabl.
- hikemî vādîdeyimDivan şiirinde düşünceye ve felsefeye önem veren edebî çığır.
- hüsn-i ibtidā'deyimBir kitabın baş tarafına konulan o kitabın içindekileri özetleyen güzel sözler.
- hüsn-i inşāddeyimGüzel okuma.
- hüsn-i makta'deyimBir gazelde son beyitten önceki beyit.
- hüsn-i matla'deyimBir gazelde ikinci beyte verilen ad.
- hüsn-i tahallusdeyimOlağan bir şeyin oluşunu hayalden güzel bir sebebe bağlama; hüsn-i talil.
- hüsn-i tālildeyimBir şiirde iki ayrı kavram ve olay arasında en güzel bağlantıyı kurma sanatı.
- iç kafiyedeyimMısra ortasındaki bir kelime ile mısra sonundaki kelime arasındaki kafiye; iç uyak.
- iç konuşmadeyimRoman ve hikâye kahramanlarının kendi dünyalarını ortaya koydukları konuşma.
- iç uyakdeyimMısra ortasındaki bir kelime ile mısra sonundaki kelime arasındaki kafiye.
- îcāz-ı harfdeyimAnlamı bozulmamak şartıyla cümleden bir kelime veya kelime grubunun çıkarılması.
- îcāz-ı hasrdeyimAz sözle çok şey anlatma.
- îcāz-ı kasrdeyimSözde bir değişiklik olmadığı hâlde anlamın geniş ve zengin olması.
- îcāz-ı makbūldeyimBaşka bir açıklamayı gerektirmeyecek biçimde.
- îcāz-ı muhildeyimSözün, anlamı bildirmeye yeterli uzunlukta olmaması; anlaşılmaz kısa ifade.
- îcāz-ı takdirdeyimSözden, düşünüldükçe yeni anlamlar çıkarılması.
- îcāz-ı tazammumdeyimSözde hiçbir değişiklik yapılamayacak kadar mükemmellik.