314 madde
- demir yerideyimLiman içinde ve dışında gemilerin güvenle demir atabilecekleri yer.
- demirde yatmakdeyimDemirli olarak uzun süre bir yerde kalmak.
- demür komakdeyimDemir atmak.
- deniz fenerideyimDenizcilere geceleyin yol göstermek amacıyla kıyılarda veya adacık üzerinde kurulmuş, belirli aralıklarla yanıp sönen güçlü ışık kaynağı.
- deniz yoludeyimDeniz taşıtlarının izlemek zorunda oldukları yol.
- denk etmekdeyimBir tutmak.
- dere çökertmesideyimBüyük boy, kurşunlu serpme.
- deste etmekdeyimGemi halatlarını dümdüz germek.
- detveyt kapasitesideyimBir geminin yük, yakıt, kumanya ve içindeki insanlarla birlikte taşıyabileceği ağırlık.
- detveyt tonudeyimBir yük gemisinin yaz yükleme sınırına kadar yüklendiği zamanki taşıma kapasitesi.
- dik rüzgârdeyimBir geminin pruvasına karşı yönden esen rüzgâr.
- dilenci vapurudeyimBütün iskelelere uğrayarak sefer yapan yolcu vapuru.
- diriçça etmekdeyimDönmek.
- dirisa açısıdeyimBir geminin boylam ekseni ile gözlenen hedef arasındaki yatay açı.
- dirisa etmekdeyimBir bumbanın, bir yarım serenin hareket eden ucunu bir taraftan bir tarafa aktarmak için bunları başa, geriye çeviren ipleri çekmek.
- doğru rotadeyimİki liman arasına çizilen tek doğrudan ibaret rota.
- dok işçisideyimGemilerin yükleme ve boşaltılmasında çalışan işçi.
- duru kesimdeyimDenizlerde ışığın az çok sızabildiği dört yüz metreye kadar olan derinlik.
- dülek yelkenideyimGabya yelkeni.
- dümen bedenideyimDümen boğazını oluşturmak üzere boydan boya konulan tek parça.
- dümen boğazıdeyimDümenin, dümen yelpazesinden yukarı doğru daralarak uzanan, üzerinde dümeni döndürme gücünün uygulandığı bölümü; dümen anası.
- dümen suyudeyimHareket hâlindeki bir geminin yolu üzerindeki suyu karıştırması sonucu geride bıraktığı köpüklü iz.
- dümen tutmakdeyimTeknenin gideceği yönü gözleyerek dümeni yönlendirmek; dümeni kullanmak.
- düz teknedeyimSığ sularda kullanılan altı düz olarak yapılmış ve üstünde fazla yapı bulunmayan deniz taşıtı.
- eyyām havādeyimGüzel hava; hafif esen rüzgârlı hava.
- eyyam olmakdeyimHava ve deniz denizciler için uygun olmak.
- faça etmekdeyimSerenleri başa ve geriye doğru çevirerek yelkenleri sarmak.
- filo etmekdeyim(Yelken için) sarmak; top etmek.
- fora basa etmekdeyimBir halat veya zincire bağlı basayı açarak halat veya zinciri serbest bırakmak.
- fora etmekdeyimBir halat veya zincirle bağlı şeyi çekip açmak; bir kapağı açmak.
- fünūn-i bahriyedeyimDenizcilikle ilgili bilgiler.
- gelin havasıdeyimGelin alayı, kızı babasının evinden aldıktan sonra güvey evine gidinceye kadar davul ve zurna ile belli biçimlerde çalınan oyun havaları.
- gemi adamıdeyimBir sözleşmeye dayalı olarak gemide çalışan kaptan, subay ve tayfalara verilen isim.
- gemi beşiğideyimGemiyi denize indirirken kullanılan kızak.
- gemi bozmakdeyimGeminin adamlarını değiştirmek.
- gemi enkazıdeyimBatmış gemi teknesi veya kalıntıları; batık.
- gemi gönderideyimKüçük tekneyi kıyıdan açmak için itmekte kullanılan uzun sırık.
- gemi havuzudeyimGemi onarımı yapılan dok.
- gemi ızgarasıdeyimÜzerinde gemi inşa edilen büyük kızak.
- gemi leşideyimBatık gemi teknesi veya kalıntıları.
- gemi yatağıdeyimGemilerin korunabildiği uygun koy.
- göz demirideyimGemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çapa.
- hava yemekdeyimŞiddetli bir fırtınaya yakalanmak.
- hırsız küreğideyimSandalı yürütürken fışıltı yapmaması için suyun dibine doğru çekilen kürek.
- hünkâr gemisideyimPadişahlara mahsus bir tür baştarda.
- hünkâr kayığıdeyimPadişahların gezme ve ziyaretlerde kullandığı özel kayık.
- iki çifte kayıkdeyimİki çift küreği olan kayık.
- iki çiftelideyimİki çift kürekle kullanılan kayık.
- imdat işaretideyimTehlikeli anda denizcilerin verdikleri SOS işareti.
- imdat sandalıdeyimGemilerin batması durumunda yolcuları kurtarmak için kullanılan küçük ve hafif sandallar; tahlisiye sandalı.