314 madde
- abosa etmekdeyimİşi bırakmak.
- ariyet direkdeyimYelkenlilerde kırılmış olan direk yerine geçici olarak yerleştirilen direk.
- arma brandadeyimEski gemilerde hamakların kurulması için verilen emir.
- arma budamakdeyimTop ateşi ile düşman gemisinin yelken ve direklerini tahrip etmek.
- arma budatmakdeyimFırtına sebebiyle geminin yelken takımları tahrip olmak.
- arma doldurmakdeyimYelkenlerin esnemesini önlemek için ana armanın boşlarını almak.
- arma soymakdeyimBir süre kullanılmayacak olan geminin yelken takımını indirmek.
- arma tentedeyimGemi limandayken kullanılan tentelerin açılması için verilen emir.
- Arma yelken!deyim“Yelken aç!” komutu.
- avara etmekdeyimYanaşılan yerden denize açılmak.
- avara ettirmekdeyimBir deniz aracını yanaştığı başka bir deniz aracının bordasına sürttürmemek için ittirmek.
- ayı bacağıdeyimÖndeki küçük yelken; folk.
- aykırı seyirdeyimBirbirine zıt yönlerde seyretmek.
- aynalık tahtasıdeyimBir filikanın veya sandalın kıç tarafında oturan dümencinin sırtını dayadığı ve yolcuları ayırmaya yarayan tahta.
- baderna etmekdeyimHalatların aşınmaması için sürtünme yerlerine bez ve halat dolamak.
- balast gemideyimYükü olmayan, ancak dengeyi sağlayabilmek için balast tanklarına safra almış olan gemi.
- balık adamdeyimDeniz altında bir müddet kalması için gerekli donanımlarla hareket eden yüzücü ve dalıcı; dalgıç, kurbağa adam.
- balta başlıdeyimBaş bodoslaması su yüzüne dik olan gemi.
- baştankara etmekdeyim(Batma tehlikesi geçiren gemi için) başını karaya vurup oturmak.
- baştankara yanaşmakdeyimGeminin baş tarafını sahile getirmek üzere iskeleye yanaştırmak.
- boca etmekdeyimSeren, yelken, fıçı gibi şeylerin altını üstüne getirmek.
- bu'd-i nîreyn usûlüdeyimDeniz haritalarında kullanılan bir ölçüm yolu
- can filikasıdeyimGemilerin batma tehlikesi anında yolcuların ve mürettebatın hayatını kurtarmak için donatılmış filika.
- can simidideyimDenize düşen kimseyi su üstünde tutmaya yarayan içi hava veya köpük dolu simit.
- çanaklık fenerideyimEskiden kumandan gemilerinde kumandan forsu anlamına geceleyin çanaklık arkasında yakılan fenere verilen ad.
- cankurtaran düdüğüdeyimGörüş alanının kapalı olduğu havalarda gemilere yol göstermek amacıyla çalınan düdük.
- cankurtaran gemisideyimBatma tehlikesi geçiren veya karaya oturan gemileri kurtarmakta kullanılan gemi.
- cankurtaran simidideyimDenize düşen birisinin tutunarak su yüzünde kalmasını sağlayan batmaz simit.
- cankurtaran yeleğideyimDenize düşenlerin suya batmasını engellemek için şişirilebilen ve plastikten yapılmış bir tür yelek.
- çarmık ayağıdeyimKüpeşteye bağlanan ipleri tutan halka.
- çarmık demirideyimKüpeşteden geminin teknesine çivilenen delikli demir.
- çarmuk ayağıdeyimKüpeşteye bağlanan ipleri tutan halka.
- çift başlıdeyimBaşı ve kıçı birbirine benzeyen gemi.
- çift dipdeyimBir geminin dış borda kaplaması ile iç borda kaplaması arasında kalan bölüm.
- çift direklideyimİki direkli yelkenli gemi.
- çıma atmakdeyimGemi bağlama halatını uzatmak.
- çıma çımayadeyimÇıma uzatıldıktan sonra ancak bağlayacak kadar yeri kalmış bulunmak.
- çıma vermekdeyimGemiyi bağlamak için halatın ucunu uzatmak.
- dalgayı başa almakdeyimGeminin yönünü dalgaların geldiği yöne doğru çevirmek.
- dalgıç elbisesideyimBir dalgıcın su altında kalmasını ve çalışmasını sağlayan giyecek ve donanım.
- dalgıç göğüs kurşunudeyimDalgıç elbisesi giyinmiş bir kimsenin ağırlığını artırmak için göğüs ve sırta taktıkları değişik kurşun levhalar.
- dar geçitdeyimİki kara parçası arasındaki su kanalı veya geçiş yolu.
- demir almakdeyimDemiri deniz dibinden kaldırıp geminin üzerine çekmek; denizde yol almaya hazırlanmak.
- demir atmakdeyimGemiyi istenilen yerde tutmak için çapayı denize salmak.
- demir bırakmakdeyimDemirin dibe takılması veya bir tehlike anında zincirini keserek demiri dipte bırakmak.
- demir hattıdeyimGemilerin bekleme durumunda demirleyebileceği yerleri harita üzerinde gösteren işaretler.
- demir kapıdeyimDemirden yapılmış kapı.
- demir kestirmekdeyimDemirin zinciri herhangi bir sebeple koparak dipte kalması olayı.
- demir taramakdeyimKuvvetli rüzgâr veya fırtına sebebiyle geminin demirli olduğu yerden sürüklenmesi.
- demir üzerinde yatmakdeyim(Gemi için) demirlemiş olarak durmak.