- atfetmekkelimef.Ar.Bir sözün veya fikrin birisine ait olduğunu söylemek.
- belirlemekkelimef.Belli olacak bir durum kazandırmak.
- çekimlemekkelimef.(Cisimler için) genel çekim kanunu gereğince bir başka cismi çekmek.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çoğullaştırmakkelimef.Bir kelimeyi çoğul yapmak.
- çözümlemekkelimef.Bir konuyu bütün yönleri ve ayrıntıları ile ortaya koymak ve açıklamak, (1944).
- düşürmekkelimef.eT.Düşmesine yol açmak veya sebep olmak.
- düzleştirmekkelimef.Bir şeyi düz hâle getirmek; düzleşmesini sağlamak.
- edilgenleştirmekkelimef. is.Edilgen duruma getirmek.
- genizsilleştirmekkelimef.Ağızsıl bir sesi genizsi duruma getirmek; genizsi bir tını kazandırmak.
- kipleştirmekkelimef.Birleştirmek.
- nefyetmekkelimef.Ar.Sürgüne göndermek; sürgün etmek; sürmek.
- nitelemekkelimef.Bir şeyin niteliğini belirtmek.
- odaklaştırmakkelimef.Odak durumuna getirmek.
- parçalamakkelimef.Bir bütünü bölümlerine ayırmak.
- sıfatlaştırmakkelimef.Bir sıfat dizimini, sıfat dizimine dönüştürmek.
- soluklamakkelimef.Açıkça algılanabilecek bir nefes verme eşliğinde ses çıkarmak.
- tanımlamakkelimef.Bir şeyin temel niteliklerini ve özelliklerini dil aracılığıyla belirtmek; tarif etmek; tanımını yapmak.
- titremlemekkelimef.Konuşmada, düşünce ve duyuştan gelen yumuşak ve sert söyleyiş özelliklerini belirtmek; titremleri belirtmek; titrem vermek; tonlamak.
- türetmekkelimef.eT.Bilinen bazı şeylerden hareketle yeni ve o ana kadar bilinmeyen bir şey ortaya koymak; oluşturmak; ortaya çıkarmak; meydana çıkarmak; yaratmak; icat…
- uydurmakkelimef.Bir şeyin başka bir şeye uygun hâle gelmesini sağlamak; denk gelmesini sağlamak.
- üretmekkelimef.Üremek eylemini gerçekleştirmek; üremesini, çoğalmasına sağlamak; çoğaltmak.
- vurgulamakkelimef.Vurgu yapmak.
- yansızlaştırmakkelimef.Yansız duruma getirmek; nötrleştirmek; bitaraf hâle getirmek; nötrleştirmek.
- yuvarlaklaştırmakkelimef.Bir şeyi yuvarlak biçime getirmek.