158 madde
- konsolkelimeis.Fr.Duvar dibine yerleştirilen, üzerine ayna veya başka bir süs eşyası konulan, çekmeceli, süslü, yüksekçe masa.
- koşutkelimesf.(Doğru ve düzlemler için) ortak noktaları bulunmayan, birbirini kesmeyen; paralel; muvazi, (1944).
- koşutlukkelimeis.Koşut olma durumu.
- kotlamakelimeis.Fr.Herhangi bir kodu kullanarak bildiri oluşturma.
- kotlamakkelimef.Fr.Bir bilgiyi daha kısa sembollerle göstermek.
- listecikelimeis.Liste yapan kimse.
- listelemek.kelimef.Liste hâline getirmek.
- lojikkelimeis.Fr.Mantık.
- mantıksalkelimesf.Mantık kurallarına uygun; mantıklı; mantıkî.
- modülerkelimesf.Fr.Parçalı.
- monitörkelimeis.Fr.Bazı sporları teorik veya uygulamalı olarak öğreten kişi; yetiştirici.
- normalizasyonkelimeis.Fr.Normalleştirme; standartlaştırma.
- okumakkelimef.eT.Bir dile ait yazı işaretlerini tanımak, bunlarla yazılmış metinlerin taşıdığı bildiriyi kavramak, çözmek; bu işaretlerin taşıdığı sesleri çıkarmak ya…
- okuyucukelimesf.Okuma işini yapan.
- okuyucu-delicikelimeDelikli kartları veya şeritleri okuyan ve delen bilgisayar çevre birimi.
- onaylamakelimeis.Onaylamak eylemi ve durumu; tasdik.
- onaylamakkelimef.Yapılan iş, işlem ve varılan kararın doğruluğunu kabul etmek; kendi yapmışçasına sorumluluğu üstlendiğini iradesi ile beyan etmek; tasdik etmek.
- operatörkelimeis.Fr.Cerrahi işlem yapma yetkisi ve bilgisi olan hekim; ameliyat doktoru; cerrah.
- ordinogramkelimeis.Fr.Bilgileri değerlendirmek için bilgi işlemci tarafından uygulanan bir programdaki işlemler zincirinin grafik gösterilişi.
- ortakkelimeis.Birlikte iş yapan kimselerden her biri; şerik.
- ortamkelimeis.Bir kimsenin, bir topluluğun, ya da bir türün yaşadığı belli fiziksel etkenler bütünüyle tanımlanan yer.
- otomatkelimeis.Yun.Mekanik, hidrolik, pnömatik veya elektrikli düzenekler gibi uygun mekanizmalarla ve bilerek harekete geçirilen bir enerji kaynağının yardımıyla canlı…
- öbekkelimeis.Aynı cinsten ya da birbirine benzer nesnelerin oluşturduğu bütün; yığın; küme; grup.
- öykünümkelimeis.Öykünmek eylemi; benzeşim.
- paketkelimeis.Holland.Kâğıt, plastik vb. ile sarılmış bir ip, bant vb. ile bağlanmış ya da bir kutu içine yerleştirilmiş, elde taşınabilir büyüklükte nesne.
- parametrekelimeis.Yun.Bir cebirsel ifadede yer alan ve değeri isteğe göre belirlenebilen sayı.
- pascalkelimeis.Fr.1 m2’lik düzlemsel bir yüzeye dik olarak etkidiğinde bu yüzey üzerine toplam 1 newtonluk bir kuvvet uygulayan düzgün basınca eşdeğer basınç ölçüsü…
- programlamakkelimef.Yapılması gereken işleri belirli bir düzene ve sıraya koymak; programa bağlamak; programlaştırmak; program yapmak.
- programlayıcıkelimesf.Programlama işini yapan.
- romkelimekısalt. is.İng.Değiştirilemez bellek.
- sabitkelimesf.Ar.Yerinden oynamayan; yer değiştirmeyen; durağan.
- sağrıkelimeis.eT.Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki omurga kısmı.
- satırkelimeis.Ar.Bir sayfa üzerine yatay olarak dizilmiş kelimeler sırası.
- sayfakelimeis.Ar.Üzerine yazı yazılan kâğıt, deri vb.nin her iki yüzünden biri.
- sayfalamakkelimef.Bilgisayarda sayfalandırma düzenine göre çalışan bir bellek sistemini uygulamak; sayfalama tekniğini uygulamak.
- sayıkelimeis.Varlıkları saymaya, sayımını yapmaya, nesneleri sınıflandırmaya, nicelikleri ölçmeye, karşılaştırmaya yarayan kavram; sayma ve ölçme sonunda varılan…
- sayısalkelimesf.Sayılarla ilgili; sayıya dayanan; sayı ile yapılan.
- sayısallaştırmakelimeis.Sayısallaştırmak eylemi.
- sayısallaştırmakkelimef.Örneksemeli bir bilgiyi sayısal bilgi hâline dönüştürmek.
- sekizlikelimesf.Sekiz birim içeren.
- sektörkelimeis.Lat.Bölüm; dal; kol; kesim.
- sergenkelimeis.Raf; mutfak rafı.
- serimkelimeis.Sermek eylemi.
- sıçramakelimeis.Sıçramak eylemi veya durum.
- sığakelimeis.İçine alma durumu; bir şeyin içinde bulunan hacim; kapasite.
- sıkıştırıcıkelimesf.Sıkıştırma işini yapan; sıkıştırmaya yarayan.
- sıkıştırmakelimeis.Sıkıştırmak eylemi.
- sınırlamakkelimef.Sınırlarını belirlemek.
- sınırlayıcıkelimesf.Sınırlama işini yapan; sınır içine alan.
- simgekelimeis.Ar.Bir kavramı, bir düşünceyi belirten, bu kavram ve düşüncenin yansıtıcısı somut işaret; sembol; remiz, (1942).