500+ madde
- kesintisizkelimesf.Kesintisi olmayan.
- kesmecekelimesf.(Kavun, karpuz vb. için) kesip müşteriye beğendirilerek satılan.
- kestirmekelimeis.Kestirmek eylemi; kısaltma; kesme.
- kılıçlamakelimeis.Kılıçla kesmek veya öldürmek eylemi.
- kılıksızkelimesf.Giyinişi, görünüşü, üstü başı düzgün olmayan; dağınık; perişan; pejmürde.
- kılletkelimeis.Ar.Azlık; eksiklik. .
- kınsızkelimesf.Kını olmayan.
- kısakelimesf.Uzunluğu veya boyu az olan.
- kısacıkkelimesf.Çok kısa.
- kıtlamakelimeis.“Kıt” sesi çıkarma durumu.
- kıvrakçakelimesf.Kıvrak biçimde davranan.
- kızsızkelimesf.Kızı olmayan.
- kibarkelimeis.Ar.Büyükler.
- kiçekelimeis.Akşam.
- kiçigkelimesf.Geç kalan; sonra gelen; sonrakiler.
- kidkelimeis.Arka; son; nihayet; sonra.
- kirişlemekelimeis.Kirişlemek eylemi.
- klasikkelimesf.Lat.Eski Yunan ve Roma çağına ait dil ve sanat ürünlerine ait.
- kocakelimesf.Büyük; geniş; iri.
- kocasızkelimesf.(Kadın için) kocası olmayan; eşi olmayan.
- kodıkelimesf.Alt; aşağı; adi. [Yüknekî]
- kolaykelimesf.Yapılması için fazla güç harcanması gerekmeyen; hiçbir güçlük çekmeden, yorulmadan yapılabilen; bir engel ve güçlük çıkarmayan; elverişli; uygun.
- korakorkelimeis.Fr.Boksta her iki rakibin göğüs göğüse gelerek çok yakından dövüşmesi.
- korkunçkelimesf.Korku veren; insanı dehşete düşüren; korkulu; müthiş.
- koşakelimesf.Çift; ikili; eş; ikiz.
- koşullukelimesf.Bilirli bir koşula bağlanmış olan; şartlı.
- köktenkelimesf.Kökün kendisinden kaynaklanan.
- körcesinekelimesf.Gerçeklerden tamamen uzak olan; gerçekleri görmeyen.
- köşelemekelimeis.Köşelemek eylemi.
- kötükelimesf.eT.(Mal, malzeme, eşya vb. nesneler için) iyi nitelikte olmayan; bozuk; kalitesiz; kullanıma elverişli olmayan.
- kûbankelimeis.Far.Vurucular; dövücüler.
- kullukkelimeis.Kul olma durumu.
- kurakkelimesf.eT.(Hava, mevsim; yıl için) yağıştan yoksun; yağışsız; yağmursuz.
- kurukelimesf.Soğd.Üzerinde bitki olmayan; çorak.
- kuşkusuzkelimesf.Kuşkusu olmayan; kuşku duymayan; işkilsiz; şüphesiz.
- kuvvetlicekelimesf.Biraz kuvvetli.
- kücakelimeis.Far.Yer.
- küçükkelimesf.Boyutları, hacmi normalden daha az olan; ufak.
- kümelemekelimeis.Kümelemek eylemi.
- kündinkelimeis.Güney; cenup.
- kündüzkelimeis.Gündüz; gün ışığı. [Yüknekî]
- küntüzkelimeis.Gündüz.
- küskünkelimesf.Küsmüş olan; gücenmiş kimse; dargın.
- kütürekelimeis.Saçma; boş söz.
- Laponcakelimeis.Lapon dili.
- laubalîkelimesf.Ar.Saygısızlık derecesinde teklifsiz, senli benli olan; bir çekinmesi veya utanması olmayan.
- layıkkelimesf.Ar.Nitelikleri, özü veya davranışları ile bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan.
- liklikkelimesf.Oynak.
- linkkelimeis.Atın koşma ile yürüme arasında bir yürüyüşü; atın eşkin yürüyüşü; tırıs; kurt lingi.
- lüzumlukelimesf.Bir işte, bir konuda, bir sonucun elde edilmesinde zorunlu olan; gerekli; lazım.