500+ madde
- avizginkelimesf.Far.Israrcı; ısrar eden.
- avukkelimesf.Avare.
- avurtlakkelimesf.(Kişi için) yanakları büyük olan.
- ayaklıkelimesf.Ayağı olan.
- aydaşkelimesf.eT.Zayıf; cılız.
- aydınlukelimesf.Işıklı; aydınlık.
- ayguçıkelimesf.Söyleyen; hatip;
- ayıboğankelimesf.Dev gibi iri yarı.
- aynacıklıkelimesf.Yakışıklı.
- aynalıkelimesf.Aynası olan.
- ayrıkkelimesf.eT.Birbirinden ayrı duran.
- azkelimesf.eT.Ölçü ve derece bakımından yetersiz; çok olmayan; biraz. [Yüknekî]
- azadlukelimesf.Serbest bırakılmış; azat edilmiş.
- azankelimeis.Sansk.Sedir.
- azatkelimesf.Far.Kölelikten ve esaretten kurtulmuş; hür; özgür; serbest.
- azatlıkelimesf.Azat edilmiş, eline azat belgesi verilmiş.
- azilkelimesf.Ar.Azarlayan; çıkışan; paylayan.
- azinkelimesf.Ar.İzin veren.
- azirkelimesf.Ar.Özür dileyen.
- azizkelimesf.Ar.Sevgi ve saygıda üstün tutulan; değerli; sayın; saygın; muazzez.
- azmankelimesf.Moğ.Alışılmışın üstünde büyüyüp gelişen; iri yarı.
- azukelimebağ.İki şeyden biri; veya; ya da; yahut; şayet.
- badakelimesf.Beceriksiz; iş bilmez; tertipsiz.
- badaverkelimesf.Far.Rüzgâr tarafından getirilmiş.
- badıkelimesf.(Kişi için) şişman, ablak yüzlü, kısa boylu.
- badihkelimesf.Ar.(Olay için) birdenbire olan; beklenmedik.
- badukkelimesf.Kısa boylu ve şişman; tıknaz.
- baglıgkelimesf.Bağlı; tutuklu.
- bağılkelimeis.(Su için) şarıltı, çağlama bildiren gövde.
- bağımlıkelimesf.Başka bir şeye bağlı olan; tâbi, (1944).
- bağırtkankelimesf.Bağırıp çağırmayı alışkanlık edinmiş olan.
- bağırtlakkelimesf.Geveze; yaygaracı; çok bağıran; gürültücü.
- bağışıkkelimesf.Bağışlanmış.
- bağlaşıkkelimesf.Aralarında sözleşme yaparak birbirine bağlanmış olan; müttefik.
- bağlıkelimesf.eT.Bağlanmış olan.
- bağlıkkelimesf.Bağ olarak kullanılabilecek nitelikte olan.
- bahrikelimesf.Ar.Denizle ilgili.
- bahriyelikelimesf.Bahriyeye bağlı; denizci.
- bahskelimesf.Ar.Eksik.
- bahurkelimesf.Ar.Çok sıcak.
- bakankelimesf.Bakmak işini yapan (kimse).
- bakarkelimesf.Bakma işini ve eylemini yapan.
- bakırkelimesf.Ar.Delen, yırtan.
- bakirekelimesf.Ar.(Kadın için) hiç cinsel ilişkide bulunmamış; kız; kız oğlan kız.
- balçakkelimeis.Moğ.Kılıç kabzası; kılıç sapı.
- baldırkelimesf.eT.Çağı başında yapılan; dönem başında olan.
- balıkçılkelimesf.eT.Balıkla beslenen.
- balıklıkelimesf.Balığı olan.
- baliğkelimesf.Ar.Çocuğu olabilecek yaşa gelmiş olan; ergin hale gelen; ergen.
- ballıkelimesf.İçinde bal bulunan.