- mürgânekelimezf.Far.Kuş gibi; kuşa benzer şekilde; kuşa yakışır biçimde.
- nedenkelimezf.Bir olayı doğuran veya gerektiren başka bir olayı sormak için kullanılan soru sözü; hangi sebepten; hangi sebeple; hangi amaçla; niçin.
- nelikkelimezf.Ne diye; niçin?
- niçinkelimezf.Bir olayın veya davranışın sebebini öğrenmek için kurulan soru cümlesinde kullanılan zarf; hangi sebeple; neden; hangi amaçla.
- opunatkelimezf.İyice.
- osuglugkelimezf.Gibi; benzer; surette; tarzda; .... mahiyetinde.
- ödünkelimezf.(Bahsedilen) zamanda.
- öncekelimezf.İlk olarak; başlangıçta; evvela.
- öngdinkelimezf.Önce; önen; önceden.
- öngdünkelimezf.Önce.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- perentikelimezf.Far.Azar azar; perakende; tek tük.
- prestokelimezf.Lat.Hızlı ve canlı tempoda.
- savsakelimezf.Yavaş; ağır; aheste.
- sayışmacakelimezf.Sayışma işine dayanan; sayışmaya göre; sayışma yoluyla; takasla.
- sevserikelimezf.Boş yere; boşuna.
- sırtüstükelimezf.Sırtı yere gelecek biçimde; sırtının üzerinde olarak.
- singecekelimezf.Sinerek.
- sonrakelimezf.(Oluş, eylem vb. için) daha ileri bir zamanda; müteakiben.
- suçüstükelimezf.Suçu işlerken.
- şehvarkelimezf.Far.Hükümdara yakışan.
- şorolopkelimezf.(Yutmak için) birdenbire ve ansızın.
- taşkarukelimezf.Dışarıya; dışa doğru.
- taşrakelimezf.Dışarıya; dışarı; dışarıda; dışına; dıştan.
- tecahülüarifanekelimezf.Ar.Bilmezlikten gelircesine; bilmez gibi.
- tegirmikelimezf.Etrafında; çevirerek.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tuzlucakelimezf.Tuzu biraz fazla olan; biraz çok tuzlu.
- üçürdümkelimezf.Ürünü eşit olarak üçe bölüşülmek üzere; üç kişi ortaklaşa.
- üstünkelimezf.Yukarı; üstte; yukarıda.
- üzerikelimezf.eT.Üstü.
- üzerindekelimezf.Üstünde.
- yalıncakelimezf.Yalın olarak.
- yumuşakçakelimezf.Yumuşak bir biçimde.
- zırzırkelimezf.Sürekli ve bıktırıcı.