500+ madde
- kıvrılmakkelimef.Kıvırmak eylemi yapılmak; kıvrık hâle getirilmek.
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- kıyışmakkelimef.Bir konuda karşılıklı olarak anlaşıp uyuşmak; anlaşmak; uyuşmak; mutabık kalmak.
- kıymetlenmekkelimef.Değeri artmak; değer kazanmak; değerlenmek.
- kızganmakkelimef.Hasislik etmek; cimrilik etmek.
- kızışmakkelimef.Çok ısınmak; aşırı sıcaklığa ulaşmak.
- kilitlenmekkelimef.Kilit veya anahtarla kapanmak; kilitli hâle gelmek.
- klorlanmakkelimef.Klorlama işlemine tabi tutulmak.
- koçulmakkelimef.Kucaklanmak.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- kokmakkelimef.Fena kokmak; kokusu yükselmek.
- kokulanmakkelimef.Kokulu hâle getirilmek; kokar durum kazandırılmak.
- kokunmakkelimef.Koku sürünmek.
- kokuşmakkelimef.Çürüyüp bozularak kötü bir koku yaymak; kokmak; taaffün etmek.
- kolalanmakkelimef.(Gömlek yakası, örtü vb. için) daha düzgün ve sert bir durum alması için kolalı suya batırılarak ütülenmek.
- kollanmakkelimef.Korunmak; gözetilmek.
- kolonyalanmakkelimef.Kolonya ile işlemden geçirilmek; kolonyalı hâle getirilmek; üzerine veya içine kolonya dökülmüş olmak.
- koltuklanmakkelimef.Koltuk altına alınarak taşınmak; koltuğa alınmak.
- kolulamakkelimef.Düşünmek; açıklamak.
- komışmakkelimef.(İşe) birlikte koyulmak.
- konaklamakkelimef.Yolculuk sırasında bir yerde durup geceyi geçirmek.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- konuklamakkelimef.Birini misafir olarak alıkoymak; yemeğe çağırmak; misafir etmek; konuk etmek; ağırlamak.
- konuşmakkelimef.Bir dilde bulunan kelimeleri söylemek, bu kelimelerle düşüncelerini ifade etmek; meramını sözle anlatmak.
- kopuşmakkelimef.Kalkışmak; birlikte kalkmak.
- koralmakkelimef.Bir şeye fazla düşkünlük göstermek; alışkanlık kazanmak.
- korkulmakkelimef.Korku duyulmak.
- korunmakkelimef.Kendini zarar gelecek bir şeyden, durumdan veya tehlikeden korumak; sığınmak; sakınmak; kendini korumak.
- korutmakkelimef.Korumak; muhafaza etmek.
- koşmakkelimef.Ayak ve adımlarını birbirini izleyen hızlı hamlelerle öne doğru atarak hızla gitmek.
- koşturmakkelimef.Koşmasını sağlamak; koşmasına neden olmak.
- kovalamakkelimef.Bir kimseyi sert veya küçük düşürücü söz ve hareketlerle gitmeye zorlamak; kovmak.
- koyulmakkelimef.Koyma eylemi yapılmak; konmak; konulmak.
- köklenmekkelimef.(Bitki için) kök salmak; kök çıkarmak; kök atmak; kök tutmak.
- köprülenmekkelimef.Köprü durumuna gelmek; köprü hâlini almak.
- körüklenmekkelimef.Körükle hava verilmek; körük ile canlandırılmak.
- körükmekkelimef.Güçten düşmek; gücünü kuvvetini yitirmek.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- köseltmekkelimeis.[-ir] Ağacın tepesini ya da ucunu kesip kısaltmak.
- köslemekkelimef.Öfkeli bir kimseyi yatıştırarak kavga çıkmasını önlemek.
- kösmekkelimef.eT.Uzamak.
- kösteklenmekkelimef.(Hayvan için) ayağına köstek takılmak.
- kösülmekkelimef.Geçimini bir yerden, birinin sırtından kolayca sağlamak.
- kötüleşmekkelimef.Kötü bir durum almak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- kundaklanmakkelimef.(Çocuk için) kundak içine konularak sarılmak.
- kurşunlanmakkelimef.Kurşun ile kaplanmak.
- kurtlanmakkelimef.İçinde kurt üremek.
- kurulanmakkelimef.Kendi kendini kurulamak.
- kurulmakkelimef.Üzerinde kurmak eylemi yapılmak; kurmak eylemine uğramak.