129 madde
- rolkelimeis.Fr.Tiyatroda, film vb. sahnesinde oynayan kişinin oyun gereği söylemesi gereken sözler ve yapması gereken davranışların tümü.
- senografikelimeis.Fr.Sahne tasarımı.
- senografyakelimeis.Fr.Tiyatro sahnesini, sahnenin düzenlenmesini ve sahnede kullanılan malzemeyi ele alan sanat ve bilim dalı.
- sessiz oyundeyimOyuncunun konuşmadan sadece el, yüz ve vücut hareketleri ile duygularını dile getirdiği oyun.
- son deyişdeyimBazı eserlerde yer alan son söz niteliğindeki bölüm
- son sahnedeyimGösteri yanı ağır basan bir oyunda bütün oyuncuların katıldığı son ve parlak bölüm.
- sözsüz oyundeyimAnlatımda söz yerine yalnızca hareketlerin kullanıldığı sahne oyunu; pantomim.
- spotkelimeis.İng.Belli bir yönü veya alanı aydınlatmayı sağlayan yönlendirilebilir güçlü aydınlatma aracı; ışıntı.
- spot lambasıdeyimSahneyi aydınlatma için görüşe engel olmayacak biçimde yüksek bir yere konulan lamba; ışıntı lambası.
- sufle etmekdeyimSöyleyeceklerini unutan oyuncuya hatırlatmada bulunmak
- şakşakçıkelimeis.Şakşak1,2,3 yapan.
- tablokelimeis.Fr.Üzerine resim yapılmış çerçeveli levha; bu şekilde yapılmış resim.
- tablo vivandeyimSahnede canlıların meydana getirdiği durgun manzara; canlı tablo.
- tipkelimeis.Yun.Aynı cinsten varlıkların veya nesnelerin tümünün temel özelliklerini büyük ölçüde kendinde toplayan kalıplaşmış ideal örnek.
- tirankelimeis.Yun.Eski Yunan’da mutlak yönetim gücünü elinde tutan kimse.
- tiryakikelimesf.Ar.Afyon, kahve, çay gibi keyif verici maddelere karşı alışkanlığı olan.
- trukakelimeis.İt.Sahnede değişiklik yapmayı sağlayan düzenek.
- trupkelimeis.Lat.Aynı tiyatroda çalışan oyuncu ve sanatçılar topluluğu; topluluk.
- trükkelimeis.Fr.Tiyatro ve sinemada büyük bir teknik ustalıkla yapılan gösteri.
- uygulamakelimeis.Uygulamak eylemi.
- üç birlik kuralıdeyimYer, zaman ve konu birliğini esas alan kural.
- vaz’-ı sahnedeyimOyunu sahneye koyma.
- vodvilkelimeis.Lat.Neşeli, alaycı ve taşlamalı meyhane havası.
- yeni dünyadeyimOrta oyununda çoğunlukla ev dekoru yerine kullanılan kafesli çerçeve.
- yorumlamakkelimef.Yorum yapmak; yorumda bulunmak.
- yürütmekelimeis.Yürütmek eylemi.
- zennekelimesf.Far.Kadın olmuş; kadınsı.
- zennelikkelimeis.Zenne rolü.
- zimmîkelimesf.Ar.Zimmetli olan; zimmet edilmiş.