500+ madde
- inkişafkelimeis.Ar.Bir şeyin eski durumuna göre ilerlemesi; gelişme; ilerleme.
- insān-ı kâmildeyimbknz. insanıkamil
- insanıkâmilkelimeis.Ar.Erdemli, üstün ahlakî nitelikleri olan kimse; olgun insan; mükemmel insan.
- inziackelimeis.Ar.Yerinden kopma.
- inzivakelimeis.Ar.Kendini toplum dışına iterek bir köşede yaşama.
- irfankelimeis.Ar.Bilme; anlama; anlayış; sezme; kavrayış.
- irşatkelimeis.Ar.Doğru yolu gösterme; uyarma; aydınlatma.
- istidrackelimeis.Ar.Derece derece artma; basamak basamak, yavaş yavaş ilerleme.
- istivakelimeis.Ar.Birden çok şeyin birbirine denk olması; eşitlik; denklik.
- işaretkelimeis.Ar.Bir düşünceyi, bir isteği veya bir tasarımı anlatmakta kullanılan kendine özgü anlam yüklenmiş vücut ve yüz hareketleri.
- işrakkelimeis.Ar.Işıklandırma; aydınlatma.
- iştiyakkelimeis.Ar.Göreceği gelme; özleme; özlem; hasret.
- izafatkelimeis.Ar.Bağlar; bağlılıklar.
- jendekelimeis. sf.Far.Yırtık, yamalı giysi.
- kāb-ı kavseyndeyimİki yay boyu.
- kabızkelimeis.Ar.Dışkıyı boşaltma güçlüğü; dışarı çıkma güçlüğü; peklik.
- kalemkelimeis.Yun.Yazı yazmak, resim çizmek, çizgi çekmek gibi işlerde kullanılan çok değişik biçim ve türleri bulunan gereç.
- kaşık çalımıdeyimYemek vakti.
- kavs-i nüzūldeyimİlahî ışığın, hava, su, toprak, ateş gibi dört unsura dönerken meydana getirdiği yay.
- kavs-i urūcdeyimVücud-i İlahîden ayrılan nurun dört unsurdan geçtikten sonra tekrar aslına dönmesi.
- kaylulekelimeis.Ar.Öğle uykusu.
- kazancı dededeyimMevlevi tekkelerinde mutfak görevlilerinden biri; aşçı dedenin yardımcısı.
- kazancı postudeyimMevlevi tekkelerinde kazancı dedenin oturduğu post.
- kemalkelimeis.Ar.Bilgi ve, erdem bakımından eksiksizlik; olgunluk; noksansızlık; erginlik; yetkinlik; eksiksizlik.
- kennaskelimeis.Ar.Çöp toplamayı ve süpürmeyi meslek edinmiş kimse; çöpçü.
- kenz-i mahfîdeyimGizli hazine.
- kesretkelimeis.Ar.Çok olma hâli; çokluk; bolluk.
- kesret âlemideyimMutasavvıflarca, tek ve bir olan Allah'ın, değişik ve sayısız biçimlerde görünüş alanına çıktığı bu âleme verilen ad; görünüş âlemi; fena âlemi.
- kesretgâhkelimeis.Ar.Dünya; kâinat; evren.
- keşifkelimeis.Ar.Ortaya çıkarma; meydana çıkarma; açma.
- keşif sahibideyimİnsan için gizli olan şeyleri, doğa üstü iletişimle algıladığını iddia eden veya öyle olduğuna inanılan kimse.
- keştî-i rızādeyimHoşnutluk gemisi.
- ketm-i ademdeyimAllah'ın ruh ve cisim âlemini yaratmak istediği zaman bütün yaratıkların ilki olan öz.
- kevnkelimeis.Ar.Sonradan meydana gelme; sonradan olma.
- kırklarkelimeis.Evreni yönettiğine inanılan, başlarında kutup veya kutuplar kutbu adı verilen bir zat bulunan kırk kişilik ermişler grubu; kırk kişilik evliyalar…
- kışrkelimeis.Ar.Bir şeyin dış yüzü veya kabuğu; kabuk.
- kıyām billāhdeyimManevi menzillerin hepsini geçtikten sonra oluşan beka bi'llah mertebesindeki istikamet.
- kıyām li'llāhdeyimGaflet uykusundan uyanık olma ve Allah yolunda gafletten uzak bulunma.
- kibritkelimeis.Ar.Kükürt.
- kibrit-i ahmerdeyimKırmızı kükürt.
- kiler evideyimHacı Bektaş-i Veli dergâhındaki meydan evlerinden birinin adı.
- köçekkelimeis.Kadın kılığına girerek eğlence yerlerinde zil, çalpara vb. çalıp oynayan erkek.
- kurbkelimeis.Ar.Yakın olma; yakın bulunma; yakınlık.
- kurtuluşkelimeis.Kurtulmak eylemi; kurtulma biçimi; halas; necat.
- kutbiyetkelimeis.Ar.Pusula ibresinin kutba dönme özelliği.
- kutupkelimeis.Ar.Yoğunluk merkezi; eksen; toplanma noktası.
- kuzulukkelimeis.Kuzu konulan yer; kuzu barınağı; kuzu ağılı.
- küpelikelimesf.Küpesi bulunan; kulağına küpe takmış olan.
- kürekelimeis.Ar.Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan kapalı yüzey; böyle yüzey tarafından sınırlanan kapalı cisim.
- küstahkelimesf.Far.Kendinden emin.