304 madde
- abandonekelimeis.Fr.Boksta taraflardan birinin dövüşemeyecek duruma gelip maçı terk etmesi.
- aerobikkelimeis.İng.Solunumu hızlandırarak dokulara daha çok oksijen gitmesini sağlamak amacıyla müzik eşliğinde hızlı bir ritimle yapılan jimnastik.
- ağkelimeis.eT.İp, tel vs.den düğümlemek suretiyle göz göz yapılmış örgü; ince iplik örgüsü; ablatya; çolun; ırıp; ığrıp.
- alantopukelimeis.Tenis.
- aparkatkelimeis.İng.Boks maçında dirsekleri bükerek aşağıdan yukarıya doğru vuruş.
- arakelimeis.eT.İki yeri veya nesneyi birbirinden ayıran uzaklık; açıklık; mesafe; boşluk; aralık. [Yüknekî]
- aşırmakelimeis. sf.Aşırmak suretiyle yapılan; aşırtma.
- atıcıkelimeis.İyi silah kullanan ve attığını vuran kişi; nişancı; vurucu; kemankeş.
- atıcılıkkelimeis.Atıcı olma durumu.
- atlamakelimeis.Atlamak işi.
- atlayıcıkelimeis.Atlamayı iş ve meslek edinmiş kişi.
- autkelimeis.İng.Dışarı.
- averajkelimeis.İng.Bir karşılaşmada takımların yaptıkları sayıların, karşı takımın sayısına bölünmesiyle elde edilen puan; puan hesabı.
- ayakkelimeis.eT.İnsan ve hayvanlarda yere basmaya ve yürümeye yarayan organ.
- badmintonkelimeis.İng.Tenise benzer bir oyun.
- baldırpatlatankelimeis.Yağlı güreşte rakibin bir ayağını diz çukuruna sıkıştırıp diğerini bunun üzerine doğru bükmek suretiyle yapılan tehlikeli bir oyun.
- barfikskelimeis.Fr.İki ayak üzerine tutturulmuş paralel çubuktan meydana gelen jimnastik aleti.
- basketkelimeis.İng.Sepet.
- basketbolkelimeis.İng.Sepet topu.
- başağırlıkkelimeis.Bazı spor dallarında sınırsız tutulan en ağır kilolu sporcuların katıldığı grup; ağır sıklet.
- başarımkelimeis.Başarı ile elde edilen sonuç.
- başhakemkelimeis.Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başyargıcı.
- başyargıcıkelimeis.Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başhakem.
- bazukakelimeis.İng.İki ucu soba borusu gibi açık, saç boru içinde kendi itmeli roket atan silah; roketatar.
- becerikelimeis.Elinden iş gelme; maharet; ustalık, (1935).
- bekkelimeis.İng.Arka; geri.
- beraberlikkelimeis.Birleşme durumu.
- beysbolkelimeis.İng.Dokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan, topu uzaklaştırma ve bu süre içinde belirli bir yolu aşabilmeye dayanan oyun.
- beyzbolkelimeis.İng.bknz. beysbol
- bilezikkelimeis.Süs için bileğe takılan değerli madenlerden yapılmış halka.
- bokskelimeis.İng.Özel eldiven takmış iki kişinin yumruk vurmak suretiyle yaptıkları karşılaşma.
- boksörkelimeis.Fr.Boks sporu yapan kimse.
- boyundurukkelimeis.Çift süren veya araba çeken öküzlerin, birlikte çekmelerini sağlamak amacıyla iki ucu öküzlerin boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan uzun…
- budamakelimeis.Budamak eylemi.
- burgukelimeis.Çevirerek delik açmaya yarar alet; matkap.
- çalençkelimeis.İng.Spor karşılaşmalarında birincinin, daha sonra rakibinin kendisini yeninceye kadar elinde bulundurduğu ödül ya da unvan.
- çalımkelimeis.Vuruş.
- çangalkelimeis.Dallı budaklı, eğri ağaç.
- çekiçkelimeis.eT.Çivi çakmak, maden dövmek gibi işlerde kullanılan saplı demir veya çelik araç.
- çekmekelimeis.Bir kuvvetin, bir cismi kuvvetin kaynağına doğru asılması eylemi.
- çelençkelimeis.Lat.Rekor kıranlara verilen ve elden ele geçen kupa.
- çengelkelimeis.Far.Üzerine bir şey asmaya veya bir şeyi bir yere tutturmaya yarayan ucu eğri kanca.
- çıkışkelimeis.Çıkma eylemi ve biçimi.
- çırpmakelimeis.Çırpmak, silkelemek eylemi.
- çipekelimeis.Güreşte bir eli ile rakibin bir kolunu ve diğer eli ile de ters yandaki koltuk altından kavramak suretiyle rakibini kendi sırtından aşırmak şeklinde…
- çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
- dalgalanmakelimeis.Dalgalı duruma gelme eylemi.
- dalmakelimeis.Dalmak işi ve eylemi.
- dankelimeis.Jap.Uzak Doğu sporlarında siyah kuşağın birden ona kadar olan dereceleri.
- degajkelimeis.Fr.Topu sert bir vuruşla uzağa fırlatma.