500+ madde
- küçük köprüdeyimEl ve dizler üzerinde arka yere dönük şekilde kurulan köprü; el diz köprüsü.
- kültürfizikkelimeis.Fr.Vücudu geliştirmek, gücünü ve dayanıklılığını artırmak, kasları çalıştırmak veya bazı beden kusurlarını gidermek amacıyla yapılan özel hareketlerin…
- kümeden düşmedeyimAldığı puanlar sebebiyle en alt sırada bulunduğu için, bir takımın bir alt kümeye düşmesi.
- kündekelimeis.Far.Kalın ağaç gövdesi; kütük.
- kündelemekkelimef.Güreşte rakibi altına alıp bir elini önünden diğerini arkadan geçirerek kilitlemek suretiyle tuşa getirmek.
- kündeye gelmekdeyimRakibi tarafından künde uygulanmak.
- kündeye getirmekdeyimRakibine künde uygulamak.
- küntekelimeis.Avcıların av astıkları ip.
- kürekkelimeis.eT.Uzun bir sapla yayvan ve çukurca metal veya ahşap levhadan meydana gelmiş, toprak, kömür, kum, harç gibi şeyleri aktarmakta kullanılan el aleti.
- küşatkelimeis.Far.Açma; açılış.
- kyukelimeis.Jap.Uzakdoğu sporlarından judo ve kar,atede beyaz, sarı, turuncu, yeşil, mavi ve kahverengi ile derecelendirilen çıraklık aşaması.
- ligkelimeis.Lat.Bir ülkedeki spor kulüplerine bağlı takımların karşılıklı ve deplasmanlı olarak karşılaşmalarını sağlayan yarışma grubu; küme.
- lisanskelimeis.Lat.Herhangi bir konuda verilen izin, yetki belgesi.
- makaslamakelimeis.Makaslamak eylemi.
- maratonkelimeis.Yun.Perslerle yapılan savaşta (MÖ. 490) galip gelen Atinalı general Miltiades’in zaferini bildirmek için Marathon’dan Atina’ya kadar koşan ve…
- maratoncukelimeis.Maraton koşusuna katılan yarışçı; uzun koşucu.
- markajkelimeis.Fr.İşaretleme; damgalama; marka koyma.
- markajcıkelimeis.Bazı takım oyunlarında rakip oyuncuyu izleyerek, yapacağı hareketlere engel olan oyuncu; gölgeleyici.
- markekelimesf.Fr.İşaretlenmiş; kaydedilmiş; damgalanmış.
- masakelimeLat.Ayak denilen destekler üzerine oturtulmuş bir tabladan meydana gelen ve değişik amaçlarla kullanılan pek çok çeşidi bulunan bir mobilya.
- masa hakemideyimBazı karşılaşmalarda, kenardaki masada oturarak gerekli kayıtları tutan, puan veren, oyun süresini belirleyen, kronometre tutan hakemlerden her biri.
- merdivenkelimeis.Far.Yüksekte bulunan bir yere çıkmaya veya aşağıya inmeye yarayan basamaklar dizisi.
- meydankelimeis.Ar.Geniş, düz ve açıklık yer; alan; saha.
- meydan okumakdeyimKendisinin üstünlüğünü öne sürerek dileyeni karşılaşmaya çağırmak.
- mızrakkelimeis.Ar.Eskiden kullanılan uzun saplı ve sivri uçlu silah; kargı.
- millî formadeyimUluslar arası karşılaşmalarda giyilen, ülke bayrağının renk ve amblemini içeren forma.
- millî karşılaşmadeyimMillî takımlar arasında yapılan karşılaşma; millî müsabaka.
- millî takımdeyimUluslar arası karşılaşmalarda ülkesini temsil eden takım.
- minderkelimeis.İçi pamuk, keten, elyaf vb. yumuşak bir madde ile doldurularak yapılmış ve üzerine oturmaya, yaslanmaya yarayan çeşitli boyutlarda yapılmış şilte.
- mini basketdeyimSaha, pota ve süresi farklı, 12 yaşından küçükler için düzenlenmiş basket karşılaşması.
- minikkelimesf.(Kişi veya nesne için) küçük ve sevimli olan.
- miniklerkelimeis.On iki yaşından küçüklerin oluşturduğu yarışma kategorisi.
- molakelimeis.İt.Bir yolculuk, yürüyüş veya taşıma işinde dinlenmek üzere verilen ara; yorgunluğu gidermek için duraklama.
- motorbotkelimeis.İng.Güçlü motorla donatılmış, çoğunluk hafif malzemeden üretilmiş çok hızlı yarış teknesi; racer; motor.
- motorkroskelimeis.İng.Özel olarak hazırlanmış, küçük tepecikli, dik inişli. engebeli arazi veya pistte yapılan motosiklet yarışı.
- motosiklet yarışıdeyimMotosikletle pist veya kara yolunda yapılan hız, dayanıklılık ve kurallara uyma gibi kriterlere göre değerlendirilen etkinliklerin tümü.
- muhacimkelimesf.Ar.Hücum eden; saldıran.
- muhtelitkelimesf.Ar.Çeşitli şeylerden oluşan; karışık; karma.
- mukavemet koşusudeyimÜç bin metreden daha uzun mesafelerde yapılan koşu.
- mukavemet yarışıdeyimAtletizmde üç bin metreden, kayakta on beş kilometreden, yüzmede dört yüz metreden daha uzun mesafelerde yapılan yarışlara denir.
- mukavemetçikelimeis.Her türlü araç gereçle düşmana karşı koyan yurtsever.
- muletakelimeis.İsp.Boğa güreşçisinin boğayı şaşırtmak ve yormak için kullandığı kırmızı kumaş parçası.
- mücadelekelimeis.Ar.İki ve daha çok kişi veya grup arasında tarafların karşısındakine kendi isteklerini, davasının üstünlüğünü vb. kabul ettirmek için yaptıkları ve…
- müdafaakelimeis.Ar.Kendisine yönelen bir saldırıya karşı koyma, direnme; korunma; savunma.
- müdafaada oynamakdeyimÖzellikle savunmaya önem veren bir taktikle maçı sürdürmek.
- müdafikelimesf.Ar.Savunan; savunma yapan; müdafaa eden; savunucu.
- nakavtkelimeis.İng.Boks maçında yumruk yedikten sonra yere düşerek on saniye içinde kalkamayan dövüşçünün yenilme durumu.
- netkelimeis.İng.Ağ; file.
- obstrüksiyonkelimeis.Fr.Engelleme.
- ofsaytkelimeis.İng.Futbolda, hücuma geçen takımın en az bir oyuncusunun topla oynadığı anda, rakip takımın kale çizgisine, o takımın en yakın oyuncusundan daha yakın…