500+ madde
- kuvve-i zihniyedeyimZihin gücü.
- labirentkelimeis.Yun.İçine girenin kolay kolay çıkamayacağı biçimde, birbiri içine geçmiş ve karmaşık olarak düzenlenmiş geçitlerden meydana gelmiş yapı.
- Lat. meditatio > Fr méditationdeyimis.Derin düşünce; tefekkür.
- libidokelimeis.Lat.Arzu; istek.
- mā-ba'de'r-rūhîkelimeRuh ötesi.
- mā-ba'de'r-rūhiyātkelimeRuh ötesi.
- mā-dūne'ş-şuūrkelimeAlt bilinç; bilinç altı.
- makropsikelimeis.Fr.Cisimleri olduklarından büyük görme şeklinde beliren nevroz veya psikoz hâli.
- maniyerizmkelimeis.Fr.Kişinin anlatımında çoğu zaman doğal ve sade olması gereken bir jestin karmaşık, yersiz ve çoğu zaman da duruma aykırı bir hâle gelmesine yol açan…
- manyakkelimeis. sf.Yun.Maniye tutulmuş hasta.
- maraz-ı asabîdeyimSinir bozukluğu; nevroz.
- maraz-ı rūhîdeyimRuh hastalığı; psikopatlık.
- maskekelimeis.İt.Boyalı karton, kumaş veya plastikten yapılmış olan ve başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan yapma yüz.
- mekanizmakelimeis.Lat.Tahrik, frenleme, kilitleme, zil çalma gibi belli bir sonuç elde edecek biçimde düzenlenmiş organlar ve parçalar bütünü; düzenek.
- melekekelimeis.Ar.İnsanın tekrarlamalar sonucunda edindiği alışkanlık; yatkınlık.
- merkezleştirmekelimeis.Merkezleştirmek eylemi.
- mikyās-ı hissîdeyimDuyumölçer.
- mitomankelimeis. sf.Fr.Mitomanyak davranışlar gösteren kimse; yalan söylemeyi hastalık haline getirmiş olan.
- mitomanikelimeis.Fr.Yalan ve gerçek dışı hikâyeler uydurmaya yol açan yapısal eğilim; hastalık derecesinde yalan söyleme eğilimi.
- mitomanyakkelimesf.Fr.Mitomaniye ilişkin.
- mizogamikelimeis.Yun.Genellikle donjuanlıkla beraber görülen ve oedipus kompleksine bağlı olarak olgunlaşmamış duygusal bozukluğu yansıtan evliliğe karşı duyulan nefret.
- motivasyonkelimeis.Fr.İnsanda öğrenme veya bir şey yapma gibi istekler uyandıran iç ve dış dürtü; güdülenme; saik; isteklendirme.
- mukavemetkelimeis.Ar.Bir karşı gücün etkilerine karşı koyma; direnme; dayanma.
- mukāyese-i rūhiyedeyimRuhsal ölçüm; psikometri.
- musallat fikirdeyimBir türlü uzaklaştırılamayan ve insanı huzursuz eden düşünce; sabit fikir; saplantı; takınak.
- müdrikâtkelimeis.Ar.Anlayış güçleri; zihinler; bilinçler.
- müdrikekelimeis.Ar.Müdrikin dişili.
- müte'essirkelimesf.Ar.Bir olay veya durumun etkisi altında kalmış olan; etkilenen.
- müteharrişkelimesf.Ar.Tırmalanmış; tahriş edilmiş.
- mütemelmilkelimesf.Ar.Taşkın.
- müterakkıb dikkatdeyimKollayıcı dikkat.
- narkoanalizkelimeis.Ar.Hastanın, bilinçli olarak kendini denetleme yeteneğini zayıflatan uyuşturucu madde zerk ederek bilinç altını araştırma tekniği.
- nedenkelimezf.Bir olayı doğuran veya gerektiren başka bir olayı sormak için kullanılan soru sözü; hangi sebepten; hangi sebeple; hangi amaçla; niçin.
- nefret-i teceddüddeyimYenilik korkusu.
- nehiykelimeis.Ar.Bir işin yapılmasını yasak etme; yasaklama; men etme; engelleme.
- neng-sārkelimeRuh göçü.
- nengsarkelimeis.Far.Ruh göçü.
- nesnekelimeis.Duyu organları yardımıyla varlığı algılanabilen her türlü somut varlık; ağırlığı ve hacmi bulunan varlık; karşımızda duran şey.
- niktalofobikelimeis.Fr.Karanlıktan korkma; karanlık korkusu.
- niktofonikelimeis.Yun.Histeriden doğan ve gündüzün konuşamama hâlinde beliren hastalık.
- niyetkelimeis.Ar.Kişinin bir amaca yönelmesine neden olan düşünce; tasarı; maksat; gaye.
- niyetlilikkelimeis.Niyet taşıma; niyetli olma durumu.
- normkelimeis.Lat.Her türlü yargının dayanağı olan şey; ilke; ölçü; kriter; model.
- nostomanikelimeis.Yun.Bir kimsenin çocukluğunu geçirmiş olduğu yere dönmek için duyduğu aşırı özlem dolayısıyla, ortaya çıkan psikolojik rahatsızlık.
- notkelimeis.Fr.Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı; bildirmeye, hatırlatmaya yarayan kısa bilgi.
- nozofobikelimeis.Fr.Kişiyi hastalık bulaşmasına karşı çeşitli önlemler almaya iten hastalığa yakalanma saplantısı.
- obsesyonkelimeis.Fr.Saplantı.
- oligofrenikelimeis.Fr.Bunama ve zekâ geriliğinde görülen aşırı akıl zayıflığı.
- olumsuzculukkelimeis.Şizofrenide, başkaları ile ilişki kopukluğunu ortaya koyan ret ve karşı çıkma davranışlarının tümü.
- oluşçulukkelimeis.Yer kavramının, doğrudan duyumlar kanalıyla değil, deneyle edinildiğini ileri süren görüş; genetizm.