500+ madde
- cayma tazminatıdeyimYapılan sözleşmeden veya varılan karardan sonra taraflardan biri vazgeçtiği takdirde karşı tarafın uğradığı zararı karşılamak üzere ödediği para.
- celpkelimeis.Ar.Kendi üzerine çekme.
- celp müzekkeresideyimBir mahkemede davalı, davacı, tanık ya da bilirkişi olarak bulunması gerekenlere hazır bulunmaları için gönderilen yazılı çağrı.
- celpnamekelimeis.Ar.Çağrı kâğıdı.
- cerāim-i cināiyedeyimCinayet suçları.
- cerhkelimeis.Ar.Yaralama.
- cerh etmekdeyimYaralamak.
- cerh fî-hükmi'l-hatādeyimBaşka eylem seçeneği olmaksızın oluşan yaralama.
- cerh-i amddeyimHerhangi bir araçla bir kimseyi kasten yaralama.
- cerh-i hatādeyimKasıtsız olarak ya da bir yanlışlık sonucu yaralama.
- cerh-i mushindeyimBir kimsenin bir gün ya da daha az yaşamasının mümkün görülmediği yaralama.
- cerh-i mühlikdeyimYaralının ölümüne neden olan yaralama.
- cezakelimeis.Ar.İyi veya kötü karşılık.
- ceza hukukudeyimSuç sayılan eylemleri ve bunlara uygulanacak cezaları inceleyen hukuk dalı.
- ceza mahkemelerideyimCeza yargılamasında görevli ağır ceza, sulh ceza ve asliye ceza mahkemeleri gibi mahkemeler.
- ceza reisideyimAğır ceza mahkemesi başkanı.
- cezaların birleştirilmesideyimBirden fazla suçtan hüküm giyen kimsenin cezalarının bir araya toplanması.
- cezaların kanunîliği ilkesideyimSuç sayılan eylemlerin ve bunlara uygulanacak cezaların kanunla tespit edilmesi ilkesi.
- cezaya çarptırılmakdeyimMahkemece suç sayılan davranış karşılığı olarak hüküm giymek; cezalandırılmak.
- cihadikelimesf.Ar.Savaş işleri ile ilgili; cihada ait.
- cihāt-ı aslîyedeyimAna yönler.
- cihāt-ı fer'iyedeyimVakfın ikinci dereceden sayılan hizmetleri.
- cihāt-ı gayr-ı zarūriyedeyimBir vakfın hizmet için zorunlu olan işlerinin dışında kalanlar.
- cihāt-ı zarūriyedeyimBir vakfın, gayesini sağlamak için yerine getirilmesi gereken hizmetler; başlıca çalışma alanı ve hizmetleri.
- cihetkelimeis.Ar.Yön; taraf.
- cinaiyetkelimeis.Ar.Adam öldürme işi ve durumu.
- cümle-i hukuk-i müktesebedeyimKazanılmış hakların benzerlerinden biri.
- cürhakelimeis.Ar.Bir tek yara.
- cürmümeşhutkelimeis.Ar.Suçüstü; göz önünde işlenen suç.
- cüz'-i ceddeyimYakın ve uzak amca ve amca oğulları.
- cüz'-i ebdeyimÖlen kimsenin ana baba bir kardeşleri ve onların oğulları.
- çeyizkelimeis.Ar.Evlenecek kız için gerekli olan her türlü ev eşyası; gelinin sandık eşyası.
- çıplak mülkiyetdeyimYararlanma hakkı başkasına ait bir mal üzerindeki malikin mülkiyeti.
- çocuk mahkemelerideyimSuç işleyen küçüklerin yargılandığı özel mahkemeler.
- dami'akelimeis.Ar.Baş ve yüzde az miktarda kan sızdıran küçük yara.
- damiyekelimeis.Ar.Baş ve yüzde açılan ve çok az kan akan yara.
- dava (açmak) etmekdeyimHukukî korunmanın bir hüküm ile sağlanmasını temin için yargı organlarına başvurmak.
- dava dilekçesideyimDava açmak üzere yapılan yazılı istem.
- dava görmekdeyimAçılan davalara ait karara varmak üzere inceleme ve araştırma yapmak.
- dava temelideyimSonuç istemin dayandığı ve bunu haklı gösterecek şekilde ortaya serilen olay ve olgular bütünü.
- dava vekilideyimEskiden avukat olmadığı durumlarda savunma yetkisi taşıyan meslek adamı.
- davacıkelimeis.Mahkemeye başvurarak biri aleyhine bir hüküm ile hakkının korunması için karar talebinde bulunan kimse; şikâyetçi; müştekî; yakınıcı.
- davacı olmakdeyimBirinden mahkeme nezdinde şikâyetçi olmak.
- davalaşmakelimeis.Karşılıklı olarak birbiri aleyhine mahkemeye başvurma eylemi.
- davalıkelimesf.Kendisi aleyhinde yargı organına başvurularak dava açılan kimse; yakınılan.
- davanın taraflarıdeyimGörülen bir davada davacı ve davalı olan kişi veya kişiler.
- davetiyekelimeis.Ar.Bir toplantıya, bir yere çağrılan kişilere gönderilen, yer ve zaman bildirir özel mektup; çağrılık; okuntu.
- dayakkelimeis.eT.Bir şeyin yıkılmaması, devrilmemesi için altına veya yanına konulan destek; destek olabilecek şey; payanda; mesnet; dayanılacak şey; destek.
- defkelimeis.Ar.Bir şeyi veya kimseyi yanından uzaklaştırma; savma; savuşturma; kovma.
- definekelimeis.Ar.Tesadüfen veya aramak suretiyle bulunan eski ve değerli eşyalar topluluğu.