156 madde
- adcıkelimesf.Adcılık öğretisine bağlı olan; nominalist; ismiye.
- agnostikkelimesf.Fr.İnsan zekâsının mutlak’a erişemeyeceğini, dolayısıyla bilinmezlik içinde bulunduğumuzu savunan; Tanrı konusunda bir şey bilmenin olanaksızlığına…
- akılcıkelimesf.Akıl ve mantık verilerine dayanan.
- ampirikkelimesf.Fr.Deneye ve gözleme dayalı.
- aşkınkelimesf.Aşmış olan; geçmiş bulunan.
- bağıntılıkelimesf.Başka bir şey ile ilgisi olan, ona bağlı olan; bağlı.
- batınikelimesf.Ar.İçe ait.
- belirlenimcikelimesf.Her olayın başka olayların zorunlu sonucu olduğu görüşünde olan; gerekirci, determinist.
- belirtikkelimesf.Açık; sarih; belli.
- belkilikelimesf.Çözümü şüpheli olan.
- bencilkelimesf.Yalnız kendini düşünerek, kendi çıkarlarını başkasından üstün tutan; hodbin; hodkâm, (1935).
- bilinemezkelimesf.Bilinmesi mümkün olmayan.
- bilinemezcikelimesf.Bilginin bağıntılı olduğuna, bundan dolayı bilginin salt olmadığına inanan (kimse)
- cüz'îkelimesf.Ar.Çok az; azıcık.
- cüz'iyekelimesf.Ar.Çok az; azıcık.
- deterministkelimesf.Fr.Her olayın başka olayların zorunlu sonucu olduğu görüşünde olan; gerekirci, belirlenimci.
- devimselkelimesf.Hareket hâlinde olan; harekî.
- dışınlıkelimesf.Öze bağlı olmayan, bir düşüncenin aslında ve kendinde olmayan fakat ona bağlı kalan; arızî olan; öz dışı; gayr-ı zâtî, haricî.
- dışrakkelimesf.Gizli olmayan; açıkta, meydanda olan.
- dıştankelimesf.(Düşünce için) aslında ve özünde bulunmayan ancak sonradan ve dış etkilerle ortaya çıkan; duyumlar ve dış nesnelerle elde edilen.
- diyalektikkelimesf.Yun.Karşılıklı konuşma ile ilgili olan.
- dogmatikkelimesf.Fr.(Düşünce biçimi için) deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak, savlarını inanç öğretilerinden çıkaran.
- doğuştancıkelimesf.Zaman, mekân ve Allah kavramlarının doğuştan olduğunu ileri süren; nativist; fıtriyeci.
- dolayımlıkelimesf.Akıl yürütme sonucu elde edilen.
- dolayımsızkelimesf.Sezgi yoluyla elde edilen.
- dolaysızkelimesf.Araya herhangi bir aracı girmeden, doğrudan doğruya olan; vasıtasız; bilavasıta, (1955).
- duyusalkelimesf.Duyu ile ilgili olan.
- duyuüstükelimesf.Duyularla verilemeyen.
- düalistkelimesf.Fr.(Kişi için) birbirinden ayrı, birbirinden bağımsız, birbirine geri götürülemeyen, birbirinin yanında veya karşısında bulunan iki ilkenin varlığını…
- düşünümlükelimesf.(Bilinç için) kendini nesne olarak ele alan.
- düzenleşikkelimesf.Düzenleri birbirine uygun olan.
- düzgüselkelimesf.Düzgü ile ilgili; yasa veya kural olan; normatif.
- düzgüsüzkelimesf.Düzgüye uygun olmayan; anormal.
- edimselkelimesf.Edim niteliğinde olan.
- eleştirimcikelimesf.Bilginin eleştirilmesi görüşü ile ilgili olan veya bu görüşü destekleyen.
- entelektkelimesf.Fr.Duygu ve irade dışında kalan, akılla ölçme ve muhakeme etmeye dayanan bilme gücü; müdrike; anlık.
- erekçikelimesf.Erekçilik yanlısı olan.
- erekselkelimesf.Erek niteliği taşıyan; erekle ilgili.
- estetikkelimesf.Fr.Güzellik duygusu ile ilgili olan.
- etkincikelimesf.Tüm varlığın etkinlik olduğunu, bu etkinliğin bir taşıyıcı gerektirmediğini ileri süren öğreti yanlısı; aktivist.
- evrimcikelimesf.Evrimcilikle ilgili.
- ga'iyekelimesf.Ar.Amaçla ilgili; sonuca dair.
- gerçekkelimesf.eT.Bir nesne, bir nitelik veya bir durum olarak var olan; varlığı inkâr edilemeyen; olgu durumunda mevcut olan; hakiki.
- gerekircikelimeis. sf.Her olayın başka olayların zorunlu sonucu olduğu görüşünde olan; belirlenimci; determinist.
- görececikelimesf.Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bütün bilgilerin kişiden kişiye değiştiğini, bilgilerimizi göreli olarak edinebileceğimizi savunan;…
- görüngücükelimesf.İnsanın yalnızca görüngüler hakkında bilgi edinebileceğinin savunan; olaycı; fenomenist.
- hayevikelimesf.Ar.Canlı; dirimsel.
- içkinkelimesf.Varlığın içinde, kendinde var olan; varlığın yapısına karışmış bulunan; mündemiç.
- içrekkelimesf.(Bilgi, öğreti için) yalnızca bir toplumun üyeleri tarafından bilinen, diğer kişilere öğretilmeyen, sınırlı, dar çevrede kalan; Batınî.
- idealkelimesf.Fr.Düşünsel.