500+ madde
- hüsn-i inşāddeyimGüzel okuma.
- hüsn-i makta'deyimBir gazelde son beyitten önceki beyit.
- hüsn-i matla'deyimBir gazelde ikinci beyte verilen ad.
- hüsn-i tahallusdeyimOlağan bir şeyin oluşunu hayalden güzel bir sebebe bağlama; hüsn-i talil.
- hüsn-i tālildeyimBir şiirde iki ayrı kavram ve olay arasında en güzel bağlantıyı kurma sanatı.
- ırmak romandeyimBir olayın geçtiği çok uzun bir zaman dilimi veya toplumun büyük bir kesimini içine alacak biçimde yazılmış uzun roman; nehir roman.
- ıtnabkelimeis.Ar.Bir şeyi gereksiz yere çok uzun bir şekilde anlatma; sözü uzatma.
- ıtnāb-ı makbūldeyimGerekli ve geçerli bir nedenle sözü uzatma.
- ıtnāb-ı muhildeyimFazlalıklar yüzünden istenilen anlamı veremeyen söz.
- ıtnāb-ı mü'mildeyimSözü usanç verecek biçimde uzatma.
- ızmar kable'z-zikrdeyimBir kelimenin söylenmesinden önce ona ait bir zamir kullanma.
- i'cazkelimeis.Ar.Âciz bırakma.
- i'natkelimeis.Ar.Önceden kırılmış ve kaynamış kemiği tekrar kırmak.
- iadekelimeis.Ar.Alınan bir şeyi geri verme.
- iadelikelimesf.Kendisine ulaştırılan bir gönderinin alındığını ispat için alıcıdan imza alarak göndericiye bildirme işi.
- ibdakelimeis.Ar.Meydana getirme; sebep olma; sahneye koyma.
- ibdalkelimeis.Ar.Bir kimsenin ya da bir nesnenin yerine başkasını getirme; değiştirme; tebdil.
- ibhamkelimeis.Ar.Açıklamama; kapalı bırakma.
- ibtizalkelimeis.Ar.Hor kullanım.
- icadkelimeis.Ar.Vücuda getirme.
- icatkelimeis.Ar.Yeni bir şey yaratma, bulma işi.
- îcāz-ı harfdeyimAnlamı bozulmamak şartıyla cümleden bir kelime veya kelime grubunun çıkarılması.
- îcāz-ı hasrdeyimAz sözle çok şey anlatma.
- îcāz-ı kasrdeyimSözde bir değişiklik olmadığı hâlde anlamın geniş ve zengin olması.
- îcāz-ı makbūldeyimBaşka bir açıklamayı gerektirmeyecek biçimde.
- îcāz-ı muhildeyimSözün, anlamı bildirmeye yeterli uzunlukta olmaması; anlaşılmaz kısa ifade.
- îcāz-ı takdirdeyimSözden, düşünüldükçe yeni anlamlar çıkarılması.
- îcāz-ı tazammumdeyimSözde hiçbir değişiklik yapılamayacak kadar mükemmellik.
- iç kafiyedeyimMısra ortasındaki bir kelime ile mısra sonundaki kelime arasındaki kafiye; iç uyak.
- iç konuşmadeyimRoman ve hikâye kahramanlarının kendi dünyalarını ortaya koydukları konuşma.
- iç uyakdeyimMısra ortasındaki bir kelime ile mısra sonundaki kelime arasındaki kafiye.
- idilkelimeis.Fr.Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir.
- idiyekelimeis.Ar.Bayramlık.
- iğlakkelimeis.Ar.Karışık ve anlaşılması zor duruma getirme.
- iğrakkelimeis.Ar.Gark etme; suya batırma.
- iğretilemekelimeis.Bir varlığa, bir kavrama asıl adını değil de, benzediği bir başka varlığın adının söylenmesi ile yapılan edebî sanat; istiare; metafor.
- ihamkelimeis.Ar.Kuruntuya düşürme.
- ihsān-nāmekelimeİltifatlı ve güzel sözlerle yazılmış mektup.
- ihtirakelimeis.Ar.O güne kadar benzeri görülmedik yeni bir şey bulma; türetme.
- ihtisār-ı muhildeyimBozucu kısaltma.
- ikmalkelimeis.Ar.İstenilen düzeye getirme; kemale erdirme; olgunlaştırma.
- iksār-ı kelāmdeyimSözü gereksiz yere uzatma.
- iktibaskelimeis.Ar.Ödünç alma.
- iktibas etmekdeyimÖdünç almak.
- iktitafkelimeis.Ar.Olgunlaşmış meyveleri toplama, devşirme.
- ikvakelimeis.Ar.Ünsüzü aynı olmakla birlikte ünlüsü değişen (uāı; üāi) ve eski edebiyatta hatalı olarak değerlendirilen kafiye; kafiye hatası.
- ilahikelimeis.Ar.Allah’ın varlığı, birliği konularını işleyen şiir veya Allah’tan yardım dileme niteliği taşıyan manzum dua.
- ilahiyatkelimeis.Ar.Allah’ın varlığını, evren ile, yaratılış ile, yaratılmış olan bütün varlıklarla ve insan davranışlarıyla ilgili bağlantılarını belli bir düzen içinde…
- ilgikelimeis.eT.Engel; mania.
- ilm-i arūzdeyimNazım ölçüleriyle ilgili bilgiler; vezin tekniği.