1. abosa etmekdeyimİşi bırakmak.
  2. ariyet direkdeyimYelkenlilerde kırılmış olan direk yerine geçici olarak yerleştirilen direk.
  3. arma brandadeyimEski gemilerde hamakların kurulması için verilen emir.
  4. arma budamakdeyimTop ateşi ile düşman gemisinin yelken ve direklerini tahrip etmek.
  5. arma budatmakdeyimFırtına sebebiyle geminin yelken takımları tahrip olmak.
  6. arma doldurmakdeyimYelkenlerin esnemesini önlemek için ana armanın boşlarını almak.
  7. arma soymakdeyimBir süre kullanılmayacak olan geminin yelken takımını indirmek.
  8. arma tentedeyimGemi limandayken kullanılan tentelerin açılması için verilen emir.
  9. Arma yelken!deyim“Yelken aç!” komutu.
  10. avara etmekdeyimYanaşılan yerden denize açılmak.
  11. avara ettirmekdeyimBir deniz aracını yanaştığı başka bir deniz aracının bordasına sürttürmemek için ittirmek.
  12. ayı bacağıdeyimÖndeki küçük yelken; folk.
  13. aykırı seyirdeyimBirbirine zıt yönlerde seyretmek.
  14. aynalık tahtasıdeyimBir filikanın veya sandalın kıç tarafında oturan dümencinin sırtını dayadığı ve yolcuları ayırmaya yarayan tahta.
  15. baderna etmekdeyimHalatların aşınmaması için sürtünme yerlerine bez ve halat dolamak.
  16. balast gemideyimYükü olmayan, ancak dengeyi sağlayabilmek için balast tanklarına safra almış olan gemi.
  17. balık adamdeyimDeniz altında bir müddet kalması için gerekli donanımlarla hareket eden yüzücü ve dalıcı; dalgıç, kurbağa adam.
  18. balta başlıdeyimBaş bodoslaması su yüzüne dik olan gemi.
  19. baştankara etmekdeyim(Batma tehlikesi geçiren gemi için) başını karaya vurup oturmak.
  20. baştankara yanaşmakdeyimGeminin baş tarafını sahile getirmek üzere iskeleye yanaştırmak.
  21. boca etmekdeyimSeren, yelken, fıçı gibi şeylerin altını üstüne getirmek.
  22. bu'd-i nîreyn usûlüdeyimDeniz haritalarında kullanılan bir ölçüm yolu
  23. can filikasıdeyimGemilerin batma tehlikesi anında yolcuların ve mürettebatın hayatını kurtarmak için donatılmış filika.
  24. can simidideyimDenize düşen kimseyi su üstünde tutmaya yarayan içi hava veya köpük dolu simit.
  25. cankurtaran düdüğüdeyimGörüş alanının kapalı olduğu havalarda gemilere yol göstermek amacıyla çalınan düdük.
  26. cankurtaran gemisideyimBatma tehlikesi geçiren veya karaya oturan gemileri kurtarmakta kullanılan gemi.
  27. cankurtaran simidideyimDenize düşen birisinin tutunarak su yüzünde kalmasını sağlayan batmaz simit.
  28. cankurtaran yeleğideyimDenize düşenlerin suya batmasını engellemek için şişirilebilen ve plastikten yapılmış bir tür yelek.
  29. çanaklık fenerideyimEskiden kumandan gemilerinde kumandan forsu anlamına geceleyin çanaklık arkasında yakılan fenere verilen ad.
  30. çarmık ayağıdeyimKüpeşteye bağlanan ipleri tutan halka.
  31. çarmık demirideyimKüpeşteden geminin teknesine çivilenen delikli demir.
  32. çarmuk ayağıdeyimKüpeşteye bağlanan ipleri tutan halka.
  33. çıma atmakdeyimGemi bağlama halatını uzatmak.
  34. çıma çımayadeyimÇıma uzatıldıktan sonra ancak bağlayacak kadar yeri kalmış bulunmak.
  35. çıma vermekdeyimGemiyi bağlamak için halatın ucunu uzatmak.
  36. çift başlıdeyimBaşı ve kıçı birbirine benzeyen gemi.
  37. çift dipdeyimBir geminin dış borda kaplaması ile iç borda kaplaması arasında kalan bölüm.
  38. çift direklideyimİki direkli yelkenli gemi.
  39. dalgayı başa almakdeyimGeminin yönünü dalgaların geldiği yöne doğru çevirmek.
  40. dalgıç elbisesideyimBir dalgıcın su altında kalmasını ve çalışmasını sağlayan giyecek ve donanım.
  41. dalgıç göğüs kurşunudeyimDalgıç elbisesi giyinmiş bir kimsenin ağırlığını artırmak için göğüs ve sırta taktıkları değişik kurşun levhalar.
  42. dar geçitdeyimİki kara parçası arasındaki su kanalı veya geçiş yolu.
  43. demir almakdeyimDemiri deniz dibinden kaldırıp geminin üzerine çekmek; denizde yol almaya hazırlanmak.
  44. demir atmakdeyimGemiyi istenilen yerde tutmak için çapayı denize salmak.
  45. demir bırakmakdeyimDemirin dibe takılması veya bir tehlike anında zincirini keserek demiri dipte bırakmak.
  46. demir hattıdeyimGemilerin bekleme durumunda demirleyebileceği yerleri harita üzerinde gösteren işaretler.
  47. demir kapıdeyimDemirden yapılmış kapı.
  48. demir kestirmekdeyimDemirin zinciri herhangi bir sebeple koparak dipte kalması olayı.
  49. demir taramakdeyimKuvvetli rüzgâr veya fırtına sebebiyle geminin demirli olduğu yerden sürüklenmesi.
  50. demir üzerinde yatmakdeyim(Gemi için) demirlemiş olarak durmak.