1. dok işçisideyimGemilerin yükleme ve boşaltılmasında çalışan işçi.
  2. donamkelimeis.eT.Bir evin kapı, pencere, tavan gibi süslemeye elverişli bölümleri.
  3. dosakelimeİskele tahtası.
  4. dörttekkelimeis.(Kürek yarışları için) dört kürekli yarış teknesi.
  5. döşeklikelimesf.Döşeği olan; döşeği bulunan.
  6. dragonkelimeis.Fr.Korkunç görünümlü, kanatlı, yılan kuyruklu bir efsanevi hayvan.
  7. dretnotkelimeis.İng.İngiliz deniz kuvvetlerinde 1906’da hizmete giren, o günün şartlarında pek çok üstünlüğü bulunan ancak İkinci Dünya Savaşı’nda uçakların devreye…
  8. duru kesimdeyimDenizlerde ışığın az çok sızabildiği dört yüz metreye kadar olan derinlik.
  9. dülekkelimeis.Eski gemilerde, direk tepesindeki gözetleme yeri.
  10. dülek yelkenideyimGabya yelkeni.
  11. dümen bedenideyimDümen boğazını oluşturmak üzere boydan boya konulan tek parça.
  12. dümen boğazıdeyimDümenin, dümen yelpazesinden yukarı doğru daralarak uzanan, üzerinde dümeni döndürme gücünün uygulandığı bölümü; dümen anası.
  13. dümen suyudeyimHareket hâlindeki bir geminin yolu üzerindeki suyu karıştırması sonucu geride bıraktığı köpüklü iz.
  14. dümen tutmakdeyimTeknenin gideceği yönü gözleyerek dümeni yönlendirmek; dümeni kullanmak.
  15. dümencikelimeis.Gemilerde dümeni kullanan, gemiyi yönlendiren kimse.
  16. dümencilikkelimeis.Gemilerde dümeni kullanma, gemiyi yönlendirme işi.
  17. düz teknedeyimSığ sularda kullanılan altı düz olarak yapılmış ve üstünde fazla yapı bulunmayan deniz taşıtı.
  18. eğekelimeis.eT.Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri; kaburga.
  19. elevatörkelimeis.Fr.Kaldırıcı.
  20. endaze-hānekelimeGemi yapımında kullanılan ölçü ve kalıpların çıkarıldığı yer.
  21. eskortkelimeis.İt.Beraber gittiği önemli kişileri korumakla görevli silahlı birlik; koruma; muhafız takımı.
  22. eyamolakelimeünl.Akdeniz’de çok eskiden beri kürekçilere tempo tutturmak için kullanılan ünlem; heyemola; elasa.
  23. eyyamkelimeis.Ar.Günler.
  24. eyyām havādeyimGüzel hava; hafif esen rüzgârlı hava.
  25. eyyam olmakdeyimHava ve deniz denizciler için uygun olmak.
  26. faça etmekdeyimSerenleri başa ve geriye doğru çevirerek yelkenleri sarmak.
  27. façunakelimeis.İt.Halatların sürtünen kısımlarını aşınmaya karşı güçlendirmek için tel veya başka bir ip ile sıkı bir şekilde sarma.
  28. farelikkelimeis.Rıhtıma bağlı bir tekneye farelerin girmemesi için palamarlara geçirilen yuvarlak saç.
  29. farilkelimeis.İng.Katlama; sarma.
  30. farşkelimeis.Ar.Yük gemisi ambarının dibinde safra sarnıçlarının tavanına tutturulmuş döşeme tahtaları.
  31. felukakelimeis.İsp.Kadırgaya benzer küçük bir yelkenli tekne.
  32. fırdöndükelimeis.Zincir ve halatların ucuna takılan ve biri döndüğü hâlde diğerinin dönmesine meydan vermeyen, biri oynar eksenli olup diğerinin bir kenarındaki…
  33. fırışkakelimeis.İt.Yelkenleri camadana vurmaksızın kullanmaya elverişli, hızı 5-12 m/sn olan hafif rüzgâr.
  34. fırkakelimeis.Ar.Bölüm; bölük.
  35. fırkatakelimeis.İt.On ila on beş çift kürekle yol alan hızlı bir savaş gemisi.
  36. fırkateynkelimeis.İt.bknz. firkateyn
  37. fıtakelimeis.İt.Dar uzun hafif yarış kayığı.
  38. fifti-fiftikelimesf.İng.Yarı yarıya.
  39. filetkelimeis.İt.Met cezir akıntıları olmakla birlikte derinliği değişmeyen sığ su; düz su.
  40. filikakelimeis.Yun.Gemilerde bulundurulan kürek veya yelkenle yürütülebilen sandal.
  41. filo etmekdeyim(Yelken için) sarmak; top etmek.
  42. filozkelimeis.Yun.Balıkçıların ağları su üstünde tutmak için kullandıkları mantar, kabak, su bidonu, şişe vb. gereçler.
  43. firkatakelimeis.İt.Eskiden deniz kuvvetlerinde kullanılmış kadırga türü hafif savaş gemisi.
  44. firkateynkelimeis.İt.Deniz kuvvetlerinde kullanılan korvet ile kruvazör arası, orta tonajlı savaş ve refakat gemisi.
  45. fisketkelimeis.İt.Gemilerde kullanılan komuta düdüğü.
  46. fondakelimeis.İt.Geminin demir attığı yer.
  47. fora basa etmekdeyimBir halat veya zincire bağlı basayı açarak halat veya zinciri serbest bırakmak.
  48. fora etmekdeyimBir halat veya zincirle bağlı şeyi çekip açmak; bir kapağı açmak.
  49. formakelimeis.Lat.Biçim; şekil.
  50. forozkelimeis.Yun.Ağla bir defada çekilen balık miktarı.