500+ madde
- dok işçisideyimGemilerin yükleme ve boşaltılmasında çalışan işçi.
- donamkelimeis.eT.Bir evin kapı, pencere, tavan gibi süslemeye elverişli bölümleri.
- dosakelimeİskele tahtası.
- dörttekkelimeis.(Kürek yarışları için) dört kürekli yarış teknesi.
- döşeklikelimesf.Döşeği olan; döşeği bulunan.
- dragonkelimeis.Fr.Korkunç görünümlü, kanatlı, yılan kuyruklu bir efsanevi hayvan.
- dretnotkelimeis.İng.İngiliz deniz kuvvetlerinde 1906’da hizmete giren, o günün şartlarında pek çok üstünlüğü bulunan ancak İkinci Dünya Savaşı’nda uçakların devreye…
- duru kesimdeyimDenizlerde ışığın az çok sızabildiği dört yüz metreye kadar olan derinlik.
- dülekkelimeis.Eski gemilerde, direk tepesindeki gözetleme yeri.
- dülek yelkenideyimGabya yelkeni.
- dümen bedenideyimDümen boğazını oluşturmak üzere boydan boya konulan tek parça.
- dümen boğazıdeyimDümenin, dümen yelpazesinden yukarı doğru daralarak uzanan, üzerinde dümeni döndürme gücünün uygulandığı bölümü; dümen anası.
- dümen suyudeyimHareket hâlindeki bir geminin yolu üzerindeki suyu karıştırması sonucu geride bıraktığı köpüklü iz.
- dümen tutmakdeyimTeknenin gideceği yönü gözleyerek dümeni yönlendirmek; dümeni kullanmak.
- dümencikelimeis.Gemilerde dümeni kullanan, gemiyi yönlendiren kimse.
- dümencilikkelimeis.Gemilerde dümeni kullanma, gemiyi yönlendirme işi.
- düz teknedeyimSığ sularda kullanılan altı düz olarak yapılmış ve üstünde fazla yapı bulunmayan deniz taşıtı.
- eğekelimeis.eT.Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri; kaburga.
- elevatörkelimeis.Fr.Kaldırıcı.
- endaze-hānekelimeGemi yapımında kullanılan ölçü ve kalıpların çıkarıldığı yer.
- eskortkelimeis.İt.Beraber gittiği önemli kişileri korumakla görevli silahlı birlik; koruma; muhafız takımı.
- eyamolakelimeünl.Akdeniz’de çok eskiden beri kürekçilere tempo tutturmak için kullanılan ünlem; heyemola; elasa.
- eyyamkelimeis.Ar.Günler.
- eyyām havādeyimGüzel hava; hafif esen rüzgârlı hava.
- eyyam olmakdeyimHava ve deniz denizciler için uygun olmak.
- faça etmekdeyimSerenleri başa ve geriye doğru çevirerek yelkenleri sarmak.
- façunakelimeis.İt.Halatların sürtünen kısımlarını aşınmaya karşı güçlendirmek için tel veya başka bir ip ile sıkı bir şekilde sarma.
- farelikkelimeis.Rıhtıma bağlı bir tekneye farelerin girmemesi için palamarlara geçirilen yuvarlak saç.
- farilkelimeis.İng.Katlama; sarma.
- farşkelimeis.Ar.Yük gemisi ambarının dibinde safra sarnıçlarının tavanına tutturulmuş döşeme tahtaları.
- felukakelimeis.İsp.Kadırgaya benzer küçük bir yelkenli tekne.
- fırdöndükelimeis.Zincir ve halatların ucuna takılan ve biri döndüğü hâlde diğerinin dönmesine meydan vermeyen, biri oynar eksenli olup diğerinin bir kenarındaki…
- fırışkakelimeis.İt.Yelkenleri camadana vurmaksızın kullanmaya elverişli, hızı 5-12 m/sn olan hafif rüzgâr.
- fırkakelimeis.Ar.Bölüm; bölük.
- fırkatakelimeis.İt.On ila on beş çift kürekle yol alan hızlı bir savaş gemisi.
- fırkateynkelimeis.İt.bknz. firkateyn
- fıtakelimeis.İt.Dar uzun hafif yarış kayığı.
- fifti-fiftikelimesf.İng.Yarı yarıya.
- filetkelimeis.İt.Met cezir akıntıları olmakla birlikte derinliği değişmeyen sığ su; düz su.
- filikakelimeis.Yun.Gemilerde bulundurulan kürek veya yelkenle yürütülebilen sandal.
- filo etmekdeyim(Yelken için) sarmak; top etmek.
- filozkelimeis.Yun.Balıkçıların ağları su üstünde tutmak için kullandıkları mantar, kabak, su bidonu, şişe vb. gereçler.
- firkatakelimeis.İt.Eskiden deniz kuvvetlerinde kullanılmış kadırga türü hafif savaş gemisi.
- firkateynkelimeis.İt.Deniz kuvvetlerinde kullanılan korvet ile kruvazör arası, orta tonajlı savaş ve refakat gemisi.
- fisketkelimeis.İt.Gemilerde kullanılan komuta düdüğü.
- fondakelimeis.İt.Geminin demir attığı yer.
- fora basa etmekdeyimBir halat veya zincire bağlı basayı açarak halat veya zinciri serbest bırakmak.
- fora etmekdeyimBir halat veya zincirle bağlı şeyi çekip açmak; bir kapağı açmak.
- formakelimeis.Lat.Biçim; şekil.
- forozkelimeis.Yun.Ağla bir defada çekilen balık miktarı.