500+ madde
- göz odasıdeyimGözün irisle kornea arasında kalan ve içinde saydam bir sıvı bulunan ön boşluğu; ön oda.
- göz yuvarıdeyimKafatasının ön bölümünde bir oyuk içine yerleşmiş bulunan gözün yuvarlak bölümü.
- göz yuvasıdeyimGöz yuvarlarının içinde bulundukları kemik oyuklarından her biri; göz evi.
- gözenekkelimeis.Bir arada bulunan birçok delikten her biri. [Kamus]
- gözyaşı (etçiği) memesideyimGözün iç açısındaki kırmızı çıkıntı.
- gözyaşı aygıtıdeyimGözyaşı kanalcıkları, gözyaşı kesesi ve gözyaşı bezlerinin tümüne verilen ad.
- gözyaşı bezlerideyimGöz çukurunun üst dış yanında yer alan, salgıladığı sıvıyı göz kapaklarının altındaki kanallardan göze akıtarak göz yuvarının sürekli ıslak kalmasını…
- guddekelimeis.Ar.Bez; beze; salgı bezi.
- gudde-i dakıyedeyimKalkan bezi.
- gudde-i dühniyedeyimYağ bezi.
- gudde-i em'a-i rakîkadeyimBağırsak bezleri.
- gudde-i fer'iyedeyimYardımcı bezler.
- gudde-i fevk'al-kilyedeyimBöbrek üstü bezi.
- gudde-i luābiyedeyimTükrük bezi.
- gudde-i mi'deviyedeyimMide salgı bezleri.
- gudde-i teht'el-fekkiyedeyimÇene altı bezi.
- gudedkelimeis.Ar.Bezler.
- guded-i beşere-i muhātîdeyimBez epiteli.
- gudrufkelimeis.Ar.Kemiklerin uç kısmında bulunan beyaz, sert ve esnek doku; kıkırdak.
- gudrūf-ı darakîdeyimKalkansı kıkırdak.
- gudrūf-ı halkavîdeyimKıkırdak halka.
- gudrūf-ı tercihālîdeyimİbriksi kıkırdak.
- gudrūf-ı türsūdeyimKalkansı kıkırdak.
- gudrūf-ı vustānîdeyimBurun deliklerini ayıran kıkırdak perde.
- gudrufinkelimeis.Ar.Kabuklaşma.
- gurvekelimeis.Ar.Burnun ucundaki kıkırdak.
- gusnkelimeis.Ar.Dal; budak.
- güldürücü kasdeyimDudakların kenarlarında yer alan, gülmeyi sağlayan, değişken bir yüz kası.
- günkelimeis.Far.Erbezi; haya; husye.
- habl-i savtîdeyimSes telleri.
- habl-i sürrevîdeyimGöbek bağı.
- habl-i zahrîdeyimSırt ipliği.
- hablü'l-verîdkelimeŞah damarı.
- hacebkelimeis.Ar.Gırtlak.
- hāfe-i halfiyedeyimBir organ ya da kemiğin normal duruşu sırasında iken arka kıyısı.
- hāfe-i kuddāmiyedeyimDoğal durumunda bulunan bir organ ya da kemiğin ön kenarı.
- hāfe-i süflādeyimDoğal durumundaki bir kemik ya da organın alt kenarı.
- hāfe-i ulyādeyimDoğal durumunda bulunan bir kemik ya da organın üst kenarı.
- hāfe-i ünsiyedeyimDoğal durumda bulunan kemik ya da organın insan bedenini yukarıdan aşağı doğru bölen eksene yakın olan kenarı.
- hāfe-i vahşiyedeyimDoğal durumda bulunan organ ya da kemiğin insan bedeninin yukarıdan aşağı doğru bölen hayalî orta çizgiden uzakta olan kenarı.
- halemîkelimesf.Ar.Meme ucu ile ilgili.
- halka-i gudrūfiyedeyimKıkırdak halka.
- halka-i havlü'l-merîdeyimYemek borusu.
- hareket-i anîfedeyimDış etkenlere karşı direnme ya da içindeki yabancı maddeleri gidermek için bazı organizmaların yaptığı aşırı çaba; takallüs.
- harkafakelimeis.Ar.Uyluk kemiğinin başı.
- hasātü'l-üznkelimeİşitme taşı.
- hasırakelimeis.Ar.Böğür; boşböğür.
- hasrkelimeis.Ar.Bel.
- haşakelimeis.Ar.Bütün karın içi; karın.
- haşefekelimeis.Ar.Erkek cinsiyet organının şişkin baş kısmı.